Lars von Trier Yeni Filmi The House That Jack Built İçin Donald Trump’tan Esinlenmiş!
Danimarkalı yönetmen Lars von Trier, çekimlerine başlayacağı yeni filmi The House That Jack Built’te Amerika’nın yeni başkanı Donald Trump’tan esinlendiğini açıkladı.
En son olay yaratan iki bölümlük Nymphomaniac serisi ile beyazperdede gönlümüzü fetheden Danimarkalı yönetmen Lars von Trier, şimdilerde The House That Jack Built isimli projenin çekimlerine başlamak üzere. İlk olarak 8 bölümlük bir mini dizi olarak tasarlanan yapımın, hatırlarsanız daha sonra film olarak çekileceği duyurulmuştu. Bir seri katili konu alacak The House That Jack Built’in en dikkat çekici tarafı olayları katilin gözünden izleyecek olmamız.
E tabi mevzu bahis Lars von Trier olduğunda, kendisinden sıradan bir şey beklememiz oldukça acayip kaçacaktır! Böyle iddialı bir yapımın başrollerinde de iddialı isimler var: Matt Dillon, en son American Honey’de izleme fırsatı bulduğumuz Riley Keough‘yla birlikte Sofie Gråbøl, Bruno Ganz.

Lars von Trier Yeni Filmi The House That Jack Built İçin Donald Trump’tan Esinlendiğini Açıkladı
Filmi heyecanla beklemek şöyle bir kenarda dursun, film ile ilgili gelen haberler de bir o kadar heyecan uyandırıcı! Zira Lars von Trier yaptığı son açıklamada; filmin başrolünü yazarken ve aynı zamanda yönetirken Amerika’nın yeni başkanı Donald Trump’tan esinlendiğini anlattı. Bir seri katili konu edinen The House That Jack Built görünüşe göre Trump’tan fazlaca izler taşıyacak. Başroldeki katilin hayatın ne kadar şeytani ve ruhsuzluklarla dolu olduğunu göstereceğini söyleyen yönetmen, şu anda karşısında Trump gibi iyi bir örnek olduğunu ve onun kendisine ilham verdiğini de sözlerine ekledi.
Lars von Trier yeni filmi The House That Jack Built’in çekimlerine Mart ayında İsveç’te başlayacak ve çekimlerin devamı Kopenhag’ta gerçekleşecek. Film, 2018 yılında gösterime girmeye hazırlanıyor.
Ekin Limoncu
206 yazı · 1990 yılının nisan ayında Malatya'da dünyaya geldi. Babasıyla ritüel haline getirdikleri haftasonu film izleme kaçamakları sayesinde ´sinema´ ile tanıştı. Sinemanın büyülü atmosferine kendini küçük yaşta kaptıran Ekin sinemadan bir daha asla kopamadı. Eğitimini Marmara Üniversitesi Sinema Televizyon bölümünde tamamladı. Ilk izledigi filmi hala hatırlıyor, 26 yıllık hayatında hiçbir şey onu sinema kadar heyecanlandıramıyor. Fotoğraf gerçektir, sinema ise saniyede 24 kere gerçektir diye bir tanımda bulunmuştur Jean-Luc Godard, haklıdır.
Yazarın diğer yazılarını gör →