Kördüğüm – Maggie’s Plan
35. İstanbul Film Festivali’nin Akbank Galaları bölümünde gösterilecek olan Maggie’s Plan / Kördüğüm, The Private Lives of Pippa Lee ve The Ballad of Jack and Rose gibi filmlerin Amerikalı kadın yönetmen Rebecca Miller’ın son alamet-i farikası. Filmin senaryosuna da imza atan Miller aynı zamanda oyun yazarı Arthur Miller’ın kızı ve çok sevdiğimiz aktör Daniel Day Lewis’in eşi olarak da kalplerimizde müstesna bir yere sahip.
“Tanrıyı güldürmek istersen ona planlarından bahset.” çok bilinen, şimdiye kadar birçok kitapta ve filmde karşımıza çıkmış bir Yahudi atasözü. Biz ne yaparsak yapalım hayat bildiğini okuyor, verdiğimiz kararları etraflıca düşünüp işlerin istediğimiz gibi yürüyeceğini hayal etsek de bazen evren bize oyun oynuyor. Kördüğüm de işte tam olarak bunu anlatıyor. Ne aşka ne de ayrılığa, ne hüzne ne de mutluluğa düşündüğümüz kadar dahlimiz yok aslında. Belki de her şeyi olduğu gibi kucaklamak lazımdır kimbilir….
Maggie, New York’da yaşayan, yüksek lisans öğrencilerine danışmanlık yapan, modern, entelektüel bir şehirli kadın. Aşktan yana pek umudu kalmamış; kendi tabirine göre erkeklerle yaşadığı en ciddi ilişki bile 6 aydan fazla sürmüyor. Ancak Maggie anne olmak istiyor. Sahip olacağı çocuk için bir baba ve mutlu bir aile hayalinden vazgeçmiş artık. Onun için de bir plan yapıyor: Yakışıklı, sağlıklı, zeki bir adam bulmak ve ondan spermlerini istemek. Buna gayet uygun bir aday da buluyor ve planı işlemeye başlıyor. Lakin dedik ya planlar hiç yapıldıkları andaki gibi mükemmel durmuyorlar kâğıt üstünde. Maggie de bunu kanıtlarcasına çalıştığı okulda hocalık yapmaya başlayan evli ve iki çocuklu bir hocaya âşık oluyor. Aşkına karşılık bulunca sahip olabileceğini hiç düşünmediği aile kapısında beliriveriyor: Adam karısından boşanıyor ve bir kızları oluyor. Önceki evlilikten kalan iki çocuk da bu resme eklenince kocaman bir aile çıkıyor ortaya.
Kördüğüm: Planlar Yoldan Çıkarsa
Her şeyin tozpembe göründüğü bu modern zamanlar ailesi zaman içinde çatırdamaya başlıyor. Çünkü Rebbeca Miller’ın son derece zekice ve eğlenceli bir biçimde yazdığı senaryo giderek kadın-erkek ilişkilerinin açmazlarına, beklentilerimizl
Greta Gerwig, Frances Ha’da izlediğimizden beri hayran olduğumuz bir oyuncu. Kördüğüm’de güçlü ama kafası karışmış, kendi ayakları üzerinde durabilen ama yılgın kadın rolünde harika bir performans sergiliyor. Yıllardır ne yapsa bir türlü yaşlanamayan Ethan Hawke, yaşını başını almış ama içindeki muhtaç çocuğu büyütememiş aile babası rolüne çok yaraşmış. Danimarka’nın buz gibi ikliminden gelen, mesafeli ve entelektüel görünümlü ama içinde yanan ateşi söndüremeyen eski eş rolünde Julianne Moore’a da dikkat. Görüntüsü, vücut dili ve aksanıyla neredeyse oyunculuk dersi veriyor denebilir.
Kördüğüm, gala filmleri arasında öne çıkmasa da bu yılki festivalin en hoş sürprizlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Kaçırmayın deriz.
Şimdiden iyi seyirler.
Gözde Hatunoglu
48 yazı · 38 yaşında, 2 çocuk, 2 kedi ve 1 köpek annesi, İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu, eski hoca, eski çevirmen, eski editör. Bir sürü şeyi eskise de sinema ve müziğe ve elbette edebiyata olan aşkı hep yeni. 100 yaşına da gelse sinemaya gidecek. Bir de mümkün olursa uzaya.
Yazarın diğer yazılarını gör →