John Malkovich Supercon’un Oyuncu Kadrosunda Yer Alacak!
Being John Malkovich, RED ve Empire of the Sun filmlerinde rol alan usta oyuncu John Malkovich Supercon filmiyle izleyiciyle buluşacak. Malkovich’i oyuncu kadrosunda göreceğimiz Supercon, sinema sektörünün içinde bulunduğu durumu eleştirel bir bakış açısıyla ele alacak.
Eski zamanlarda formunda olmayan aktörler yada aktrisler düşük bütçeli süper kahraman filmlerinde veya dizilerinde oynarlardı ve bu onlar için kariyerlerinin bitiş düdüğünü çalmış olduğunu gösterirdi. Fakat günümüze süper kahraman türündeki filmler oldukça popüler ve büyük bir bütçeye sahipler, bunun yanında sinema sektörüne yeni giren oyuncuların yanında filmi popülerleştirmek için ünlü isimlerin kullanılması durumu ne yazık ki devam ediyor.
Malkovich’in rol alacağı Supercon filmi ise tam bu noktada sinema sektörünün içinde bulundu durumu alaycı bir şekilde eleştiriyor. Yetenekli oyuncuların bütün zamanlarını imza günlerinde ve fotoğraf çekimlerinde geçirmesini eleştiren filmin konusu ise oldukça eğlenceli. Variety’in haberine göre film; bir türlü istedikleri başarıyı elde edemeyen oyuncuların ve komedi türünde kitaplar yazan yazarların kendilerine statü elde edebilmek için gösterdikleri çabaları konu alıyor. Aynı durumdan şikayetçi olan topluluk kendileri bir statü oluştururlar ve kedilerinde düşman olarak gördükleri insanları yok etmek için büyük bütçeli bir projeyi çalarlar.
John Malkovich’li Supercon’un Yönetmen Koltuğunda Zak Knutson Oturuyor

Comic-Con kültürüne göndermeler yapan ve bir oyuncunun ünlü olmak için mutlaka bir kez süper kahraman tarzında filmlerde oynaması gerekir kuralını eleştiren filmin oyuncu kadrosunda oynadığı her filmde harikalar yaratan muhteşem oyuncu John Malkovich, 96 Saat, Taken 3 filmlerinde rol alan Maggie Grace ve komedyen Mike Epps rol alıyor. Filmin yönetmen koltuğunda ise Fanboys filmiyle tanıdığımız Zak Knutson oturuyor.
Beste Altun
101 yazı · 14 Şubat yani namı değer Sevgililer Günü’nde dünyaya geldi. İzmir’in havasını ve rahatlığını gittiği her yere taşıdı. Pocahontas izlemesiyle sinemaya olan aşkı başladı ve evde sürekli ‘bi kedi gördüm sanki’ diyen bir çizgi film fanatiğine dönüştü. Lise yıllarında yeni türler, yeni yönetmenler keşfetmeye başladıkça sinemaya olan tutkusu da arttı. İletişim Fakültesin de okumaya başladı ve yaptığı hemen hemen çoğu işte sinemayı da işin içine kattı. Şimdiyse sevdiği işin sinemanın peşinden koşuyor.
Yazarın diğer yazılarını gör →