Jean-Luc Godard’ın Yönettiği Image Et Parole’nin Çekimleri Devam Ediyor
Fransız sinemasından dünyaya açılan duayen yönetmen Jean-Luc Godard’ın yönettiği Image Et Parole, hala devam eden çekim süreciyle önümüzdeki Cannes Film Festivali’ne yetişemeyecek gibi görünüyor.
Fransız sinemasındaki Yeni Dalga akımının öncülerinden olarak 1960 ve 70’lerin sinemadaki asi çocuğu olan, kendi zamanına kadar süregelen alışılmış sinema yaklaşımlarına ve tarzlarına karşı yenilikçi ve deneysel yaklaşarak ezberbozan olan Jean-Luc Godard; kendisi gibi düşünen çağdaşlarıyla Fransız sinemasında bir nev’i devrim başlattı ve birçok tartışma doğuran unutulmaz yapımlara imza attı. Geniş ve özgün filmografisinde Passion, In Praise of Love, New Wave ve Wind from the East gibi yapımlar bulunan ve ürettikleriyle Martin Scorsese, Brian De Palma, Quentin Tarantino ve Wong Kar-wai gibi sinemanın demirbaşlarına ilham veren Godard; 60 yıldan fazladır içinde bulunduğu dünyaya var gücüyle hizmet etmeye devam ediyor.
Godard’ın Yönettiği Image Et Parole’nin Vizyon Hazırlığı Sürüyor
2014 yılında son filmi Goodbye to Language ile Cannes’da yer alan yönetmen, çok önceden çekimlere başlandığı haberini verdiği Image Et Parole filmini önümüzdeki Cannes Film Festivali’ne yetiştiremiyor. 2 yıl kadar önce çekimlerine başlanan Image Et Parole ile ilgili filmin dağıtımcısı olan Wild Bunch şirketinin yetkilisi Vincent Maraval tarafından yapılan açıklama; gösterime girmek için filmin önünde daha çok yolun olduğu yönünde. Başka konuların yanında Arap dünyasına da bir bakış niteliğinde olduğu ve kurguyla gerçeği harmanladığı söylenen filmin çekimlerinin tamamlanma tarihi ile ilgili verilen net bir bilgi de bulunmamaktadır. Bu belirsizlik, önümüzdeki Cannes’a yetişemeyeceğini açıkça gösterirken; bir sonrakine yetişme ihtimali ile ilgili de şüphe uyandırmaktadır.
Kaynak: The Playlist
Zeynep Şentürk
179 yazı · 1987 yılında, en sevdiği mevsim olan sonbaharda doğdu. Üç kardeşin en büyüğü. Sokakta oynadı, deli gibi çizgifilm izledi, ilk olarak annesinin hediye ettiği masal kitaplarıyla okuma tutkusu başladı. Hayal kurar, resim yapar, psikolojiden anlar, modayı takip eder, Paulo Coelho ne yazsa okur, Jane Austen’ı takdir eder, sevdiği şiirleri ezberler. Yüksekte başı döner, derinlikten ürker, izlediği her korku filmi rüyasına girer. Boğaziçi Üniversitesi Mütercim-Tercümanlık mezunu, bol kahve tüketen bir beyaz yakalı olarak hayatına devam eder. Kitaplardan biraz başını kaldırınca devreye girer filmler. Önce uyarlamaların peşinden gider, sonra tavsiyelerden beslenir, en sonunda kıyıda köşede kalmışları ararken bulur kendini. Baktı yetmedi, bir de üretmek ister. “Belki bir gün kendi kısa filmimi çekerim.” diye geçirir içinden.
Yazarın diğer yazılarını gör →