Isabelle Huppert’lı The False Secrets’tan Fragman Yayınlandı!
Haneke’nin soğuk Fransızı, ”8 Femmes”, ”The Piano Teacher” ve ”Amour”daki performanslarıyla adını tarihe kazımış başarılı oyuncu Isabelle Huppert çok farklı bir projeyle karşımızda; The False Secrets. Oyuncunun başrolünü üstlendiği entrika dolu The False Secrets’tan fragman ve ilk yayınlandı.
Şu sıralar tüm sinema severler dikkatlerini Venice, Toronto, New York gibi büyük film festivallerine vermiş durumda. Fakat yine de Locarno Uluslararası Film Festivali’ne de bir göz atmakta fayda var. Keza bu sene sinefillerin hoşuna gidebilecek birçok alternatif sundular. Her ne kadar büyük festivallerin yanında ortalığı kasıp kavuracak örnekler sunmasa da, izleme listenize girmeye hak kazanabilecek bir film vardı. Luc Bondy‘nin yönetmen koltuğuna oturduğu fransız yapımı Les Fausses Confidences veya The False Secrets.
Entrikanın kol gezdiği yapımda klasik bir alt-üst sınıf aşkı yenilikçi bir bakışla yorumlanıyor. Isabelle Huppert‘in başrollerini The Dreamers‘ta Theo karakteriyle tanıdığımız Louis Garrel paylaşırken, Bulle Ogier, Yves Jacques, Manon Combes, Bernard Verley, Jean-Pierre Malo ve Fred Ulysse‘nin de bulunacağı film; bol entrikalı ve hikayeyi destekleyen bol karakterli bir komedi filmi.
Entrika Dolu Bir Aşk Hikayesi The False Secrets’Tan Fragman Yayınlandı!
Filmin ana temasını oluşturan aşk Dorante (Louis Garrel) ve Araminte (Isabelle Huppert) arasında geçiyor. Dorante hırslı genç bir sekreter. Araminte de patronu ve ona gizliden gizliye aşık dul bir kadın. Tabi bir de bu tarz filmlerin olmazsa olmaz karakteri çöpçatan da unutulmamış. Dubois elinden geleni ardına koymayarak ikili arasındaki aşkın başlamasına yardımcı oluyor.
Televizyon filmi olarak çekilen film, ilk gösterimini Locarno Uluslararası Film Festivali’nde yaptı. Şu ana dek ne ülkemizde ne de Amerika da vizyon tarihi verilmedi. Yani ne yazık ki şimdilik filmden görebileceğimiz tek şey bu fragman ve aşağıda bulabileceğiniz görseller.
Kaynak: The Playlist
Damla Deniz Cengiz
44 yazı · Damla Deniz Cengiz İstanbul'da 92 yılında, annesiyle babasının tanıştığı yerde, Çapa'da dünyaya geldi. Ailesinin götürdüğü ilk sinemada huzuru bulup uykuya dalan küçük çocuk hayatını devamında artık uyuya kalmadan sinemanın büyüleyen dünyasının bağımlısı buldu kendini. Malum hayat gercegi artık kendine meslek seçmesi gereken zaman geldiğinde de sadakatini korudu. Sinemanın büyülü dünyasının sadece izleyicisi değil sihirbazı da olmayı tercih etti. Lisede tiyatro çabalarından sonra gözünü sahnenin arkasına dikti ve Galatasaray Üniversitesine gitti. Sinemayla etkileşimi boyunca (gerek eğitimi, gerekse üretimleri sırasında) hep daha fazlasının olabileceğini düşündü. Ferzan Özpetek'in dostluğu, Wes Anderson'ın renkleri, Haneke'nin analizi, Méliès'nin kurnazlığı ve daha nice ustaların zekaları, bakışları hep onu büyüledi. Gözlerini kapamadan önce her gece Sandman çapaklarını bırakmadan hemen önce, iyi ki sinema var diyen bu sinema aşığı damla oldugunun farkında olarak gözü denizden ayrılmadan, geleceğin daha ne sahneler sunacağını bilmeden, yuvarlanıp gitmeye devam ediyor.
Yazarın diğer yazılarını gör →




