Inception Hakkında Mutlaka Bilinmesi Gereken 15 Detay!
Usta yönetmen Christopher Nolan’ın seyircisini rüyalar alemine götürdüğü 2010 yapımı filmi Inception, dünya çapında büyük başarı elde ederek bir başyapıt olarak anılmaya başlanmıştı. Sekiz dalda Oscar’a aday gösterilen film dört dalda ödülü kucaklamış ve Nolan’ın en iyi eserlerinden biri olarak atfedilip sinema tarihindeki yerini almıştı. Biz de metaforlar ve inanılmaz göndermelerle dolu bu muazzam film hakkında bilinmesi gereken detayları sizler için listeledik.
Inception Hakkında Mutlaka Bilinmesi Gereken 15 Detay!
1- Nolan’ın Metaforları

Christopher Nolan Entertainment Weekly’ye verdiği bir söyleşide Inception ekibindeki rolleri film yapımı sürecine dahil olan rollere benzetmesiyle ortaya çıkardığını açıkladı. Cobb’u yönetmen, Arthur’u yapımcı, Ariadne’yi prodüksiyon tasarımcısı, Easmes’i oyuncu, Saito’yu stüdyo ve Fischer’ı da seyirci olarak düşünerek yazdığını ifade eden Nolan bunu “İşimde kendimi çok çabuk kaybedebilirim. Bir filmin içinde kendinizi o kadar da kolay ifade edebilmeniz kolay değildir. Bu film benim için çok kolaydı. Bir takım yaratmaya çalışırken bildiğim bir şeyi baz alarak yaptım.” demiştir.
2- Tema Müziği

Filmin tema müziğindeki yavaş, kasvetli ve tiz trombonlar aslında filmde kullanılmış da olan Édith Piaf’ın “Non, je ne Regrette Rien” şarkısının başlangıcındaki hızlı ve yüksek tempolu trampetlerin yavaşlatılmış versiyonudur. Dahası rüyanın içinde olan birisi tarafından duyulduğunda ise müzik yavaşlatılmış olarak algılanıyor. Bu nedenle filmin tema müziği Non, Je ne Regrette Rien’in başında rüyayı gören kişinin duyduğuyla hemen hemen aynıdır. Bu tematik kullanım da şöyle makul bir sonuca ulaştırıyor bizleri: Filmin bitip şarkının bitiş jeneriğinde çalmasıyla seyircinin artık “filmden uyanması” gerektiğinin sinyalleri veriliyor.
Aynı zamanda filmin 2 saat 28 dakika olması da Piaf’ın bu eşsiz eserinin orijinal uzunluğu olan (kaydın ilk baskısında) 2 dakika 28 saniyeye atıftır.
3- Başkarakterlerin İsimlerinden Oluşan Akronim

Filmin başkarakterleri olan Dom, Robert, Eames, Arthur, Mal ve Saito’nun ilk harflerinden Dreams (Rüyalar) kelimesi oluşmaktadır. Eğer Peter, Ariadne ve Yusuf’u da eklerseniz Dreams Pay oluşur. Bu da onların bir zihin hırsızı için yaptıkları şey için kullanılan bir ifadedir.
4- Görsel Efektler

Filmin derin sürreal efektli sekanslarına rağmen Penrose merdivenleri, dönen geçit, çığ dağı ve sıfır yer çekimi sahneleri gibi pek çok özel efekt, bilgisayar tekniğiyle değil pratik yöntemlerle oluşturuldu. Filmin sadece 500 civarı görsel efekt çekimi vardı.
5- Karakterlerin İsimlerinin Anlamları

Dom Cobb’un hikâyedeki asıl meselesi eve dönmekti. Dom, Slav dillerinin çoğunda da ev anlamına gelmektedir. Latince’deki Domus’tan türemiştir. Domesticated (evcilleştirilmiş) ve domicile (mesken) gibi kelimelerin kökü de bu kelimeye dayanmaktadır.
Cobb ise fonetik olarak (khwab) Urduca, Sanskritçe, Hintçe gibi dillerde rüya anlamına gelmektedir.
Yusuf, İncil’in Genesis bölümünde 37 ile 50’inci ayetlerinde bahsedilen ve rüya yorumlama yeteneğine sahip dini bir figür olan Joseph’in Arapça’daki biçimidir. Yusuf kardeşleri tarafından köle olarak satılmıştır. Rüyaları yorumlama yeteneği vasıtasıyla da Firavun’a yedi yıl sürecek kıtlık felaketine hazırlanmasında yardım etmiştir. Sonucunda da ödüllendirilmiştir. Yusuf miti, İslam’da da Musevilik’te de büyük benzerlikler gösterir; Eski Ahit’in Yaradılış bölümünde anlatılan hikâye Kuran’da Yusuf Sûresi’nde geçmektedir.
Marion Cotillard’ın karakterinin ismi olan Mal, Malorie’nin kısa kullanımıdır aslında. Fransızca bir kelime olan “malheur” yani talihsizlik ya da mutsuzluk anlamlarına gelen kelimeden türemiştir. Kısa hali olan “mal” ise Fransızca’da yanlış/kötü ya da şeytani anlamlarına gelir ki diğer Latince temelli dillerde de bu şekildedir.
6- Filleri Düşünme!

Saito, bir fikri yerleştirmenin neden imkânsız olduğunu düşündüğünü açıklarken; Arthur, ona “filleri düşünme” diyerek onun gerçekten de filleri düşünmesini sağlıyor ve böylece zihnine bir fikri yerleştirmiş oluyor. Bu kısım George Lakoff’un “Bir Fili Düşünme” adlı ünlü kavramsal anlambilim kitabına göndermedir. Kitap, gizli şekillerde dinleyicinin zihnine bir konu hakkındaki belli fikirleri tam olarak yerleştirmek için bazı kelimelerin kullanımını, kavramsal yapısını anlatır. Örnek verecek olursak şu şekilde açıklayabiliriz: Vergilerin kötü bir şey olduğunu düşündürtmek için “vergi iskontosu” öbeğini kullanmak.
7- Alternatif Eyalet

Fischer’lı rüyanın ilk seviyesindeki şehir sahnesinde arabaların plakasındaki eyalet mottosu kısmında “Alternatif Eyalet” yazdığı görülüyor.
8- Tekrar Eden Sayı

528491 sayısını filmde pek çok kez görüyoruz. Fischer’ın Cobb’a verdiği sayıda, 528 ve 491 olmak üzere otel odalarının numaralarında, Eames’ın Fischer’a 528-491 olarak verdiği sayıda, güç odasında 52 ile başlayan kombinasyonda ve 528-491 olarak belirlenen güvenlik kombinasyonunda gördüğümüz bu sayı film boyunca karşımıza çıkıyor.
9- Mitolojik Temeller

Yunan mitolojisinde Ariadne, Girit Kralı Minos ile Kraliçe Pasiphaë’nin kızıdır. Ariadne Theseus’a geri dönmesi karşılığında labirentten çıkış yolunu bulabilsin diye bir yumak kırmızı ip vererek Minotaur’un üstesinden gelmesine yardım eder. Bu mit, Richard Strauss ve Hugo von Hofmannsthal’ın oyun içinde oyun olan “Ariadne auf Naxos” adlı operasının temelini oluşturmuştur. Bu da rüya içinde rüya hakkında olan Inception’a etki etmiştir.
10- Penrose Merdivenleri

Arthur’un Ariadne’ye gösterdiği Penrose merdivenleri ile Hollandalı karikatürist M.C. Escher tarafından yapılan bir litografiye atıfta bulunulur. Baslı genellikle “Yükselen ve Alçalan” ya da “Sonsuz Merdiven” olarak adlandırılmaktadır ve ilk kez 1960 yılının Mart ayında basılmıştır. Escher, optikal illüzyonları işlediği çizimleri ve fantastik biçimlerde yeniden yorumladığı mimari, matematiksel ve felsefik ilkelerle bilinir.
11- Catch Me If You Can Göndermesi

Cobb ve Miles’ın ilk sahnesinde Cobb “Fransa ve Amerika arasında suçluların iadesinin bürokratik bir kâbus olduğundan” bahsediyor. 2002 yapımı Sıkıysa Yakala (Catch Me If You Can) filminde Leonardo DiCaprio’nun karakteri Fransa’da tutuklanmış, sonrasında ise Amerika’ya gönderilmiştir.
12- Topaç Totemi

Mal’ın totemi olan topaç ile muhtemelen Clifford D. Simak’ın bir paralel evrenden diğerine geçme yöntemi olarak topacın kullanıldığı hikâyesi Ring Around the Sun’a gönderme yapılmıştır.
13- Francis Bacon’a Hürmeten

Filmin başında Saito’nun evindeki bir odada Mal ve Cobb konuşurken, Mal arkadaki bir tabloya yorum yapıyor. Cobb, Saito’nun savaş sonrası İngiliz ressamlarını sevdiğini söyleyerek cevap veriyor. Bu ifadeyle Francis Bacon’a gönderme yapılıyor. “Study for Head of George Dyer” adlı tablosu, Bacon’ın son aşkı olan George Dyer’ın anısını ölümsüzleştirmek için ölümünden uzun zaman sonra çizdiği tablosudur.
14- DiCaprio Senaryoda Değişiklikler Yaptı

Christopher Nolan, Leonardo DiCaprio’nun ekibe dahil olduğu süreçten itibaren kendisiyle çok fazla zaman geçirdiğini ve birlikte senaryoyu tartıştıklarını ifade etmiştir. “Leo’nun senaryoya inanılmaz derecede büyük ve sıradışı katkıları oldu ve gerçekten senaryoyu biraz daha açık yazmam gerektiğine dair bana meydan okudu. Aynı zamanda da inşa ettiğimiz kurallara ve karakterlerin özüne gerçekçi olmak ve filmin bütünlüğündeki mantığı yakalamak konusunda çokça parlak fikirleri vardı.” diye ifade eden Nolan’ın filmi daha az karmaşık hale çevirmesindeki en büyük etken de yine Leonardo DiCaprio imiş!
15- Film Beş Farklı Ülkede Çekildi

Filmin İngiltere’nin Bedfordshire bölgesinde başlayan çekimleri, epik dağ sahneleri için muazzam bir yer olan Kanada’nın Alberta bölgesinde devam etti. Sonraki çekimler de Fas, Tokyo, Londra ve Los Angeles gibi bölgeler olmak üzere beş farklı ülkede yapıldı.
Melike Ölker
219 yazı · 1993 İstanbul doğumlu. İstanbul Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı’nda ise lisans öğrencisi.
Yazarın diğer yazılarını gör →