· 8 dk okuma

IMDb Top 250’de Yer Alıp Eleştirmenlerin Burun Kıvırdığı 14 Film

IMDb Top 250’de Yer Alıp Eleştirmenlerin Burun Kıvırdığı 14 Film

Eleştirmenlerin sinema seyircisi üzerindeki etkisi uzun yıllardır tartışılıyor. Kimilerine göre eleştirmenler filmlerin popülaritesine direkt etki ederken, kimilerine göre ise eleştirmenlerin yorumları sadece içinde bulundukları camia ve dağıtım firmaları tarafından kaale alınıyor. Son yıllarda sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla, sinema seyircisiyle eleştirmenlerin beğeni kriterleri arasındaki farklılıklar da gün yüzüne çıkmaya başladı. Biz de bu bilgiler ışığında dünyanın dört bir tarafından sinemaseverlerin oylarıyla oluşan IMDB top 250 listesinde yer alıp eleştirmenlerin burun kıvırdığı filmleri derledik. 

IMDb Top 250’de Yer Alıp Eleştirmenlerin Burun Kıvırdığı 14 Film

American History X (1998)

american-history-filmloverss

90’ların sonunda vizyona giren, Fight Club ile birlikte Edward Norton’a ün kazandıran film American History X, izleyiciler tarafından son yirmi yılın en iyi filmlerinden biri olarak gösteriliyor. Fakat genel olarak eleştirmenlerin, hatta filmin yönetmeni Tony Gaye’in buna katıldığını söylemek zor. Gaye, yıllar sonra filmin genel hatları ile iyi olduğunu söylese de, zamanında kurgu odasına girişi yasaklandığı için sonunu kendi hazırlamadığı filmi reddetmişti. American History X’in vizyona girdiği dönemde, filmi en çarpıcı ırkçılık karşıtı filmlerden biri olarak gören eleştirmenler bulunurken, önemli sayıda eleştirmen de filmin sadece oyuncu performanslarından ibaret, senaryo anlamında ağır zaaflar taşıyan bir yapım olduğunu belirtmişti.

IMDb Puanı: 8.6
Metascore: 62

The Green Mile (1999)

the-green-mile_fl

IMDb Top 250 listesinin tepesinde bulunan The Shawshank Redemption’ın yönetmeni Frank Darabont ikinci uzun metrajlı filmi The Green Mile’ı da aynı The Shawshank Redemption gibi ünlü yazar Stephen King’in bir romanından sinemaya uyarladı. Tom Hanks, Michael Clarke Duncan, David Morse’lu kadrosu ile vizyona girdiği gibi izleyici akınına uğramış, üç saati aşan uzun süresine rağmen seyircileri gözyaşlarına boğmayı başarmıştı. Fakat eleştirmenlerin hepsi filmi genel anlamı ile başarılı bulmamıştı. Eleştirmenlerin bir kısmı filmi abartılı bir seviyede duygusal ve maksatlı bir biçimde izleyiciyi manipüle eden bir yapım olarak nitelemişti.

IMDb Puanı: 8.5
Metascore: 61

Fight Club (1999)

fight club son sahne-filmloverss

Sürpriz son denilince akla gelen ilk yapımlardan biri Fight Club oluyor. Kariyerinin zirvesinde iki başrole, artık kimsenin yeteneğininden şüphe duymadığı bir yönetmene ve son derece ilgi çekmiş bir romandan uyarlanan senaryoya sahip bir filmin bu derece ünlü olması şaşırtıcı değil haliyle. Belki de çoğu kişiye şaşırtıcı gelebilecek olan, özellikle vizyona girdiği dönemde filmin eleştirmenlerden karışık eleştiriler almasıydı. Filmi inanılmaz cesur ve şok edici bulan eleştirmenlerin yanında, Fight Club’ı ağlayan bir bebeğinin mızmızlanmasına benzeten, filmin adeta bir şaka olduğunu söyleyen eleştirmenler de azımsanmayacak bir sayıdaydı.

IMDb Puanı: 8.9
Metascore: 66

The Prestige (2006)

Prestij

Christopher Nolan’ın, Kara Şövalye Üçlemesi’nin ilk filmi Batman Başlıyor’dan hemen sonra çektiği The Prestige; Hugh Jackman, Christian Bale, Scarlett Johansson, Michael Caine gibi oyunculardan oluşan dev kadrosu, seyirciyi koltuğuna kitleyen sürpriz sonu ve ilüzyon dünyasının sihirli atmosferi ile pek çok izleyici tarafından son yılların en iyi filmlerinden biri olarak gösterilmişti. Fakat birçok eleştirmene göre bu algı sadece bir “ilüzyon”dan ibaretti. Filmle ilgili en çok eleştirilen konu; rekabet içerisindeki iki ana karakterin motivasyonlarının, son derece bencil birer kişiliğin yaklaşımı olması ve bu durumun filmin bütün senaryosunu sekteye uğratmasıydı. Sürpriz sona doğru evrilen filmin senaryosunun bundan ötürü çok hesaplı olduğunu söyleyen eleştirmenler de bulunmaktaydı.

IMDb Puanı: 8.5
Metascore: 66

Intouchables (2011)

The-Intouchables

Intouchables, eğlenceli ve moral veren bir film olmasının yanı sıra gerçek bir hikayeden uyarlandığı için de sinemaseverlerin gözünde farklı bir yere sahip. Dahası başından sonuna kadar sizi içine çeken samimiyetin ve dostluğun etkisiyle ikinci plana atamayacağınız filmler arasına girmeyi başarıyor. Ancak pek çok eleştirmen, filmin hem senaristliğini hem de yönetmenliğini üstlenen Olivier Nakache ve Eric Toledano ikilisinin daha nahoş bir film yapamayacağı kanaatinde. Özellikle Omar Sy’ın filmde “magical negro” olarak simgelenmesi Amerikan eleştirmenlerin gözünden kaçmıyor ve filmin “ırkçı” damgası yemesine sebep oluyor. Dolayısıyla Intouchables, Earth Wind & Fire gibi yürekleri ısıtan retro müziklerin yanında sinemaseverlerin zaaflarını ve dostluklarını kullandığı gerekçesiyle ağır eleştirilerin hedefi haline gelmekten kurtulamıyor. Ancak Fransa’da ırkçılığın aksine toplumsal çatışmanın ve modernliğin izlerini taşıdığına inanılan filmin, ülke tarihinin en çok gişe yapan ikinci filmi olduğunu da hatırlatalım.

IMDb Puanı: 8.6
Metascore: 57

Se7en (1995)

seven-freeman-pitt-filmloverss

David Fincher imzalı Se7en, Hollywood’un en karanlık ve acımasız filmlerinden biri olarak düşünülebilir. Yedi büyük günahı işaret eden ve peş peşe gelen ölümlerin, mitoloji ve sembolizm kokan çağrışımları her ne kadar rahatsız edici boyutlara ulaşsa da sinemaseverlerde merak uyandırmayı başarıyor. Bu övgülere karşın pek çok eleştirmen filmin ve Fincher’ın önermesini ilgi çekici bulurken, ortaya çıkan işin aynı seviyeye çıkamadığını düşünüyor. Hatta eleştirilerin bir kısmı, sırf ilgi çekebilmek için yazılan bir senaryo eşliğinde izleyenlerin dikkatini istedikleri anda istedikleri yöne çevirebilecek şekilde planlanmış bir proje olduğuna işaret ediyor. Elbette ki, filmi haddinden fazla ele geçiren ve hunharca işkence edilen cansız bedenleri bunun en büyük göstergesi olarak sunmak şartıyla.

IMDb Puanı: 8.6
Metascore: 65

The Sixth Sense (1999)

the-sixth-sense-filmloverss

M. Night Shyamalan’ın sinemaseverler tarafından en beğenilen filmleri arasında ilk sıralara yerleşen The Sixth Sense, yıllar sonra bile her daim sürprizlere gebe konusunun yanı sıra 11 yaşındaki Haley Joel Osment’in büyüleyici performansı ile hatırlanıyor. Gelgelelim, gösterişli bir yapımın arkasına sığınan korku unsurlarının, ufak dokunuşlarla aşırı duygusallığa sebep olduğunu düşünen eleştirmenleri de hatırlatalım. Film hakkında yapılan en ağır eleştiriler ise Shyamalan’ın bir filmi daha ne kadar dramatize edebileceğiyle ilgili. Hal böyle olunca The Sixth Sense, başından sonuna kadar ilgiyle ve merakla izleten bir film olmasına karşın finaliyle izleyiciden bir nevi intikam aldığına dair eleştirilere de maruz kalıyor.

IMDb Puanı: 8.2
Metascore: 64

Shutter Island (2010)

shutter-island-filmloverss

Shutter Island, sinema camiasını ikiye ayırmayı başaran bir film. Martin Scorsese’nin yönetmenliğin üstlendiği Shutter Island, izleyicileri bir nevi “kandıran” olay örgüsü ile bugün sinema tarihinin en nefes kesici gerilim filmlerinden biri kabul edildiği kadar bazı kesimler tarafından gereğinden fazla abartılan bir yapım olarak değerlendiriliyor. Filmin abartıldığını düşünen kesim; Shutter Island’ın CGI anlamında başarısız, filmin süresinin gereğinden fazla uzun ve bazı sahnelerin tamamen zorlama olduğunu öne sürüyor. Özellikle filmin sonuna doğru karakterlerin sorgulamalarında görülen artış, çoğu eleştirmene göre finalin ipuçlarını veriyor. Shutter Island gerçekten de seyirciyi kandırmayı amaçlayan bir film, dolayısıyla kandırılmaktan hoşlanmamak bile sinema eleştirmenlerine Shutter Island’ı yermek için bir sebep oluveriyor. Tüm olumsuz eleştiriler bir yana Shutter Island, Kubrick ve Hitchcock’dan taşıdığı izler, Leonardo DiCaprio başta olmak üzere zengin oyuncu kadrosunun muhteşem performansı, hikayede ustaca yerleştirilmiş detaylar ve şok edici finali ile izleyenlerin hafızasına kazınmayı başaran bir film.

IMDb Puanı: 8.1
Metascore: 63

Gladiator (2000)

Gladiator

Roma dönemini anlatan en iyi filmlerden biri olarak gösterilen Riddley Scott imzalı Gladiator, bugün bile ihtişamından hiçbir şey kaybetmiş değil. Öyle ki, Scott’ın yer yer gaddar ama gösterişli tarzını, izleyenlerin heyecanını her daim taze tutan bu filmde de hissetmek mümkün. Ancak şiddete ve kana susamış toplulukları eleştirmek adına beyazperdedeki yerini alan filmin kendi içindeki vahşetle boğuşması eleştirmenlerin gözünden kaçmıyor. Dahası Russell Crowe’un etkileyici performansına rağmen filmin yeterince abartıldığını düşünen pek çok eleştirmen, karakterler ne kadar depresif ve karanlık olursa filmin eksik yönlerinin de o ölçüde kapatabileceğini ve bu anlamda başarılı bir yapım olduğunu ileri sürmekten de geri durmuyor.

IMDb Puanı: 8.5
Metascore: 64

V for Vendetta (2005)

v-for-vendetta-filmloverss

Yönetmen koltuğunda V for Vendetta ile ilk uzun metraj filmine imza atan James McTeigue’nin yer aldığı ve senaryosu Matrix üçlemesi ile büyük bir başarı elde eden Wachowski Kardeşlerin imzasını taşıyan V for Vendetta, bugün popüler kültürde ne kadar büyük bir yere sahip olsa da filmin yalnızca başarısızlıkla sonuçlanan bir başka çizgi roman uyarlaması olduğunu düşünen bir kesim de mevcut.

Hugo Weaving’in Guy Fawkes maskesinin ardında sesi ve hareketleri ile hayat verdiği V’nin bir terorist mi yoksa bir özgürlük savaşçısı mı olduğu ikileminin yanı sıra, filmin Phantom of the Opera ile olan benzerlikleri ve olay örgüsünün ana fikri vermekteki yetersizliği V for Vendetta’yı eleştirmenlerin hedefi haline getirmişti. V for Vendetta’nın uyarlandığı aynı isimli çizgi romanın yazarı Alan Moore’un da filmi orijinalinden uzak bulduğunu ifade ederek adının filmden çıkartılmasını talep etmesi V for Vendetta’nın aldığı en büyük yara kabul edilebilir.

Ancak tüm negatif eleştiriler, filmin sonunda seyirci ve film arasında oluşan bağa dokunamamış ve V for Vendetta akıcı hikayesi, unutulmaz karakter ve mesajları ile kısa sürede sinema tarihine altın harflerle kazınmıştı.

“Remember, remember the 5th of November.”

IMDb Puanı: 8.2

Metascore: 62

Star Wars VI: Return of the Jedi (1983)

star-wars-return-of-the-jedi-filmloverss

Klasik üçlemenin bu son filmi her şeyin açıklığa kavuşup sonlanmasıyla ve görkemli sahneleriyle aslında hepimizin gönlünde taht kuran Star Wars bölümlerinden biriydi. Fakat film, ne yazık ki bazı eleştirmenler tarafından serinin ününü ve etkisini mahvettiği yönünde eleştirilere maruz kaldı. Kimi eleştirmenler tarafından Empire Strikes Back’e nispeten daha iyi olduğunu vurgulasalar da bu eleştirmenler arasındaki ortak kanı Return of the Jedi’ın klasik üçlemenin en zayıf halkası olduğu yönündeydi.

IMDb Puanı: 8.4
Metascore: 54

Léon (1994)

Leon--The-Professional-luc-besson-77130_1024_768

Fransız yönetmen Luc Besson’ın 1994 yapımı kült filmi Léon, bunca yıl sonra bile seyircinin izlemekten vazgeçemediği filmlerden biri olarak anılmaya devam ediyor. Yüreğimizi burkan sempatikliğiyle 12 yaşındaki Mathilda’nın profesyonel tetikçi Léon ile kurduğu bağ, cesareti ve hayat dolu kişiliği filmin hâlâ aynı tatla izlenmesine büyük etken olmasına rağmen bazı eleştirmenler tarafından diyalogların yetersizliği, Léon ve Mathilda çiftinin yanlış bir eşleşme olması ve Mathilda’nın yüzeysel bir karakter olarak resmedilmesi gibi gerekçelerle beğenilmedi.

IMDb Puanı: 8.6
Metascore: 64

The Shining (1980)

the-shining-film-analiz-atolyesi-filmloverss

Stanley Kubrick’in 1980 yılında Stephen King’in korku romanı The Shining’inden beyazperdeye uyarladığı film Jack Nicholson ve Shelley Duvall’ın muazzam oyunculuklarıyla son derece başarılı yapımlardan biri olmuş, seneler içerisinde ise kült film olarak anılmaya başlanmıştır. Ancak film, orijinal metnin yazarı olan King başta olmak üzere Time ve Variety gibi saygın mecralardan da olumsuz eleştiriler aldı. Öncelikle ise King’in yarattığı dünyanın yüzde 90’ını kesip kendi tahayyül ettiği gibi tasarlayan Kubrick eleştirilerin odak noktası oldu.

IMDb Puanı: 8.4
Metascore: 61

Scarface (1983)

scarface - filmloverss
Brian De Palma’nın 1983 yapımı klasik filmi Scarface, başlangıçta pek çok olumsuz eleştiriyle karşılaştı. The New York Magazine’e göre film tam bir fiyaskoydu ve zorbalıklarla dolu abartılmış bir filmden ötesi değildi. Leonard Maltin filme dört puan üzerinden 1,5 vererek yaklaşık üç saatlik memnuniyetsizlik diye tanımladı Scarface’i. Filmi izlemeye giden Dustin Hoffman’ın filmde uyuyakaldığı, yazar Kurt Vonnegut ve John Irving’in ise ünlü testere sahnesinden sonra sinemadan çıktıkları söylendi.

IMDb Puanı: 8.3
Metascore: 65


FilmLoverss

FilmLoverss

7890 yazı · Filmloverss.com Editör Hesabı

Yazarın diğer yazılarını gör →