Haziran Ayında Vizyona Girecek Filmler
Haziran ayında yaklaşık 37 tane film vizyona girmeye hazırlanıyor. Bu 37 film arasında vizyonda film izlemek isteyen bütün izleyicilerin zevklerine ve film tercihlerine hitap edecek seçenekler mevcut! Korku, macera, fantastik ve dram türünde izleyicileri karşılayacak olan filmler bu ay sizlerle beyazperdede buluşacak.
Haziran ayının gelmesiyle beraber şehirlerin üzerine düşen sıcak hava ve tatilin vücut tarafından arzulanmasıyla her gün iş yerine sürüklenen beden arasındaki hırs kapışması insanın zihnini bulandırmaya yeter de artar dedirtecek bir zamansallık serüvenidir. Bu serüven içerisinde beden kendini başka diyarlarda görmenin hasreti ve arzusu içerisindedir ve bu istek ile insan kendini beyazperdenin uçsuz bucaksız sayısız olasılıklı dünyasında kendini bulur. Eğer siz de bu haziran ayında bedeniniz ile bir kapışmaya girdiyseniz ve bu kapışmayla beraber kendinizi başka evrenlerde, diyarlarda ve serüvenlerde kaybetmek istiyorsanız kesinlikle sinema salonlarına akın etmelisiniz çünkü bu ay da sizi derinden etkileyecek, başka evrenlere taşıyacak ve başka duyguların içerisinde sizi yoğuracak filmler sinema salonlarında sizleri bekliyor olacak. Özellikle Warcraft, A Bigger Splash, Evolution, Belgica, Now You See Me 2, Teenage Mutant Ninja Turtles: Out of the Shadows, L’attesa ve çok daha fazlası sizin bu ayki yolculuğunuzda size rehberlik etmek için karşılaşmanızı bekliyor olacak!
Haziran Ayında Başka Sinema Yine Dopdolu!
35. İstanbul Film Festivali’nde Uluslararası Yarışma’da en iyi film Altın Lale Ödülü’ne layık görülen A Monster with a Thousand Heads ve vizyonda izleyici ile buluşmanın yanında Başka Sinema salonlarında da izleyici ile buluşacak olan Evolution ve Belgica filmleri Başka Sinema’nın haziran ayı programında yer alıyor.
Temmuz ayında tekrar görüşmek dileğiyle!
3 Haziran
A Bigger Splash / Sen Benimsin

İlk gösterimini geçtiğimiz yıl düzenlenen Venedik Film Festivali’nde gerçekleştirdikten sonra aralarında Antalya Film Festivali ve !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin bulunduğu birçok festivale konuk olan A Bigger Splash, oldukça olumlu geri dönüşler almış hatta Venedik Film Festivali’nden iki ödülle dönmüştü.Kadrosunda Tilda Swinton ve Ralph Fiennes gibi usta isimlerin yanı sıra yeni jenerasyonun yetenekli oyuncularından Matthias Schoenaerts ve Dakota Johnson‘ın yer aldığı A Bigger Splash; Alain Page‘in La Piscine adlı romanından uyarlanıp Romy Schneider, Alain Delon, Murice Ronet ve Jane Birkin‘i bir araya getiren 1969 yapımı filmin orijinaline sadık kalmayan yeniden çevrimi. Kendisini 2005 yapımı Melissa P. ve 2009 yapımı I Am Love filmleriyle tanıdığımız Luca Guadagnino’nun İngilizce çektiği ilk film olan A Bigger Splash‘in konusu şu şekilde:
Rock müzik efsanesi Marianne Lane, sevgilisi Paul ile birlikte bir volkanik ada olan Pantelleria’da tatildedir. Geçirdiği ameliyat sonrası ses tellerini dinlendirmelidir. Müzik yapımcısı ve Marianne’in eski sevgilisi Harry, kızı Penelope ile birlikte adaya gelir ve yanında Marianne için kaçınılmaz olan bir nostalji de getirir. A Bigger Splash, eğlence, tutku ve rock and rollun acımasız Akdeniz güneşi altında geçen hikayesi.
Evolution / Evrim

Lucile Hadzihalilovic tarafından yönetmenliği yapılan Evolution bu yıl yapılan ‘izlemem gereken filmler’ listesinde genel geçer bir düşünce olarak hep yer aldı. Başrollerinde Max Brebant, Roxane Duran ve Julie-Marie Parmentier‘in yer aldığı Evolution, beden üzerinden gelişen fantastik ve korku ögelerinin anne ve oğul ilişkisi üzerinden harmanlandığı şiirsel bir dile sahip olan bir film. Hem kutsayan o dingin hem de içine alıp yutan, kaosu içinde barındıran suyun çok büyük bir önem taşıdığı film; hem kutsallık hem de canilik ile harmanlanmış bir anne-oğul ilişkisini odak noktasına alıyor. Filmin konusu ise şu şekilde:
On yaşındaki Nicolas, yalnızca kadınların ve erkek çocuklarının barındığı bir adada annesiyle birlikte yaşamaktadır. Okyanusun kenarındaki bir hastanede tüm erkek çocuklara gizemli bir tedavi uygulanmaktadır. Bu tedaviyi ve etraflarında olanları sorgulamaya başlayan Nicolas, annesinin kendisine yalan söylediğini fark eder. Bir gece annesini sahile kadar takip eder ve gördükleri karşısında büyük bir şok yaşar. Ancak gördükleri, kabusun sadece başlangıcıdır. Çaresizce çırpındığı bu kabusun içinde ona uzanan el, hastanenin genç hemşirelerinden Stella olur.
Warcraft

Yönetmenliğini Duncan Jones’un (Moon, Source Code) yaptığı, Charles Leavitt ve Duncan Jones tarafından yazılan, Travis Fimmel, Paula Patton, Ben Foster, Dominic Cooper, Toby Kebbell, Ben Schnetzer, Rob Kazinsky ve Daniel W’nun rol aldığı Warcraft: İki Dünyanın İlk Karşılaşması, dünyaların çatıştığı destansı bir macera.Blizzard‘ın ilk olarak 1994 yılında strateji oyunu olarak piyasaya sürdüğü Warcraft: Orcs & Humans, hepimizin Warcraft evrenine giriş bileti olmuştu. Warcraft: Orcs & Humans’ın ardından Warcraft II: Tides of Darkness, Warcraft III: Reign of Chaos gelmiş ve serinin başlamasının onuncu yılı olan 2004’te piyasaya sürülen MMORPG oyunu World of Warcraft ile Warcraft evreni milyonlara ulaşmayı başarmıştı. Filmin konusu ise şu şekilde:
Azeroth’un barış dolu krallığı ölmekte olan bir dünyadan açılan portalla Azeroth’a ulaşarak buraya yerleşmeye başlayan Orklar’ın gelmesiyle bozulurken bir taraf yıkımla diğer taraf ise yok olmakla yüzleşecektir. Çıkacak savaşı engelleyip ailelerini ve evlerini korumak ise iki taraftan bir araya gelecek olan iki kahramana bağlıdır.
The Trust
Precious Cargo
Summer Camp / Yaz Kampı
My Big Fat Greek Wedding 2 / Benim Çılgın Düğünüm 2
Arama Moturu
Şeytanın Çocukları-El Ebyaz
10 Haziran
Belgica

Yönettiği De Helaasheid der Dingen (Çölde Kutup Ayısı) filmiyle 2010 yılında İstanbul Film Festivali’nde Altın Lale Ödülünü kazanan ardından 2014 yılında The Broken Circle Breakdown filmiyle “En İyi Yabancı Film” dalında Oscar adayı olan yönetmen Felix van Groeningen‘in yeni filmi Belgica‘nın senaryosunu Felix van Groeningen ve Arne Sierens ikilisi beraber kaleme aldı. Filmin başrollerini Belçika Sinemasının önemli oyuncuları Tom Vermeir, Stef Aerts, Stefaan De Winter, Charlotte Vandermeersch paylaşıyor. “Kırık Çember” ile En İyi Yabancı Film dalında Oscar adayı olan Groeningen, “Belgica” ile sinemaseverleri müziğe ve eğlenceye doyurmaya geliyor. Filmin konusu ise şu şekilde:
Yirmilerinin sonlarındaki Jo, bir zamanlar sanatla uğraşmış ama başarılı olamamıştır. Tutkusunu, yeni açtığı ve diğer tüm barlardan farklı olmasını istediği Belgica’ya taşır. Öte yandan ağabeyi Frank, şehre uzak bir yerde aldığı çiftliğiyle uğraşırken ikinci çocuğunun dünyaya gelmesini bekler. Ancak Frank, ne yöne evrildiğinden emin olmadığı hayatından mutsuzdur. Jo’nun barına yaptığı küçük bir ziyaret sonrasında iki kardeş Belgica’yı daha büyük, daha modern ve daha eğlenceli bir yer haline getirmeye karar verir. Birkaç hafta içinde şehrin eğlence merkezine dönüşen Belgica’nın ünü, iki kardeşin hayalini kurdukları her şeyin kapılarını açar… Fakat gece hayatının hızı, ikilinin parçalanan hayatlarına bile yetişemeyecek kadar yavaştır…
Now You See Me 2 / Sihirbazlar Çetesi 2
Başarılı oyuncularıyla dikkat çeken film kadrosu, Daniel Radcliffe, Lizzy Caplan, Mark Ruffalo, Woody Harrelson, Jesse Eisenberg, Dave Franco, Morgan Freeman ve Michael Caine‘den oluşurken filmin yapımcılığını ise Roberto Orci, Bobby Cohen ve Alex Kurtzman üstleniyor. Senaryosunu Ed Solomon ve Pete Chiarelli tarafından kaleme alınan Now You See Me 2’nun resmi konusu ise:
FBI’yı yenip, halkın saygısını kazanmalarından bir sene sonra Dört Atlı yeni bir şovla sahalara dönmeyi planlamaktadır. Bu plana dahil olan Walter Mabry, teknoloji dehası, bugüne kadar görülmemiş bir soygun gerçekleştirmeleri için illüzyonistleri tehdit eder ve onlara meydan okur. Geriye yapılacak tek bir şey kalmıştır. Dört Atlı kendi isimlerini son bir performans ile temizlemeli ve her şeyin arkasındaki adamı ortaya çıkarmalıdır.
Genius

Thomas Wolfe, Ernest Hemingway ve F. Scott Fitzgerald gibi edebiyat tarihine damga vuran yazarların hikayesinin konu edinildiği, kadrosunda Colin Firth, Jude Law, Nicole Kidman ve Guy Pearce gibi isimlerin yer aldığı Genius’un yönetmen koltuğunda 90’lı yıllarda yer aldığı The Green Man, Anna Lee, Bugs dizileriyle tanınan oyuncu Michael Grandage yer alıyor. Genius, A. Scott Berg’in aynı adlı kitabından uyarlandı. Filmin senaryosu Gladiator, Hugo, Skyfall filmlerine imza atan John Logan tarafından kaleme alınırken; drama geçimini editörlük yaparak sağlayan Maxwell Perkins ve onun yazar Thomas Wolfe ile olan ilişkisine odaklanıyor.
Zootopia / Zootropolis: Hayvanlar Şehri

Başarılı Disney filmlerine imza atan Byron Howard, Rich Moore ve Jared Bush üçlüsünü bir araya getiren Zootopia çaylak bir polis olan tavşan Judy Hopps’un büyük bir davayı çözmek adına tilki Nick Wilde ile çalışmasını konu alıyor. Filmde Hopps’a Ginnifer Goodwin, Wilde’a Jason Bateman sesleriyle hayat veriyor. Kadro J.K Simmons, Octavia Spencer ve Idris Elba gibi önemli isimleri de içinde barındırıyor. Filmin konusu ise kısaca şöyle :
Zootopia sahip olduğu modern koşullar sayesinde hiçbir şehre benzememektedir. Özellikle zenginliğiyle hava atan Sahara Square ve soğuk Tundratown gibi hiç değildir. Aksine farklı hayvanların bir arada, barış içinde yaşadığı bir yer olmasıyla dikkat çeker. Dünya’nın en büyük fili ya da en küçük faresi olsan dahi, şehrin kapıları daima yabancıya açıktır. Acemi çaylak polis Judy Hopps da bu şehre atanmış, ancak inanılmaz büyük hayvanları içinde barındıran polis merkezinde çalışmanın o kadar da kolay olmadığını görmüştür. Kendini kanıtlamak için, önemli bir davayı üstlenen Hopps Nick Wilde ile çalışmak zorundadır.
Maggie’s Plan / Kördüğüm
The Conjuring 2 / Korku Seansı 2
Ve Panayır Köyden Gider
Sekerat Son
17 Haziran
A Monster With a Thousand Heads / Bin Başlı Canavar

Kanser olan kocasının tedavi masraflarını karşılamayı reddeden sigorta şirketi karışışında çaresiz kalan Sonia, eline bir silah alarak ödemeyi onaylaması gereken yetkilileri tek tek ziyaret etmeye başlar. Tek amacı ölümle boğuşan eşine ilaçları yetiştirmek olan kadının ikna etmesi gereken bencil yetkililerin her biri, bin başlı bir canavarın sadece görünen parçalarıdır.
İlk gösterimini Venedik Film Festivali’nde yapan ve İstanbul Film Festivali’nde en iyi filme verilen Altın Lale Ödülü’nün sahibi olan Bin Başlı Canavar, işlemeyen bir sağlık sistemi ve hantal bir bürokrasinin, masum insanların hayatlarını nasıl alt üst edebileceğini son derece evrensel bir hikaye üzerinden anlatıyor. Filmin yönetmeni ise ilk uzun metrajı “Yasak Bölge” ile tüm dünyada ilgi çekerek festivallerden ödülle dönen Rodrigo Plá.
Elvis & Nixon

70’lerde Rock’n Roll’un Kralı olarak bilinen Elvis Presley, dönemin sansasyonel Amerika Birleşik Devletler başkanı Nixon’a bir mektup yazıyor ve acilen Beyaz Saray’a bir görüşmeye gelmek istediğini belirtiyor. Nixon ise bu görüşmeyi kabul etmek zorunda kalıyor. Görüşmede Elvis Presley, narkotik ile birlikte çalışarak uyuşturucuya karşı savaşmak istediğini belirtiyor. Liza Johnson’ın Elvis & Nixon’ı bize 21 Aralık 1970 yılında gerçekleşen o görüşmenin şu ana kadar hiç anlatılmamış hikayesini anlatacak. Biyografik bir komedi filmi olan Elvis & Nixon’ın galası ise geçtiğimiz günlerde New York, Tribeca Film Festivali’nde gerçekleşti. Festival’de seyircilerden geçer not almayı başardı.
Projenin yapımcılığını 2013’ün öne çıkan filmlerinden Dallas Buyers Club‘da birlikte çalışma olanağı yakalayan Brandon Park, Cassian Elwes ve Holly Wiersma üstleniyor. Filmde Presley olarak karşımıza çıkmaya hazırlanan Shannon, ”Başlarda çok endişeliydim, iyi bir fikir gibi gelmedi. Ancak yapımcılar hayır cevabını kabul etmedi. Bir zaman sonra tuhaf olmaktan öteye geçip eğlenceli bir olaya dönüştü.” şeklinde konuştu. Nixon ve Presley arasında geçen söz konusu görüşmenin daha önce pek çok kez beyazperdeye uyarlandığını hatırlatalım. 1997 yapımı Elvis Meets Nixon bunlardan yalnızca biri.
Rams / İnatçılar

Kuzey’in nefes kesen manzarası, sevimli sıcacık mizahı ve iki kardeşin duygusal hikayesi ile İzlanda’nın Oscar adayı filmi. 2015 Cannes Film Festivali – Belirli Bir Bakış kategorisinde En İyi Film Ödülü’nü kazanan Grimur Hakonarson tarafından yönetilmiş olan film Rams karın nefes kesen korkutucu dinginliğinde sıcak bir hikaye ile kendini oluşturuyor. Karın soğukluğu ve beyazının parlaklığı içerisinde film sıcacık bir hakiye anlatarak zıtlık içerisinde ortaya büyük bir başarı çıkarıyor. Filmin konusu ise:
Gummi ve Kiddo, şehrin dışında geniş bir vadide yan yana evlerde yaşayan yaşlı iki kardeştir. Babadan kalma meslekleri olan koç yetiştiriciliğine devam etmekte ve ülkenin en iyi koçlarını yetiştirmektedirler. Her sene kasabada düzenlenen ya Gummi’nin ya da Kiddo’nun kazandığı en iyi koç yarışmasında büyük ödülü almak için mücadele eden ve tek hayatları koçları olan bu iki kardeş, birbirleri ile 40 yıldır konuşmamaktadırlar. Birgün Kiddo’nun koçu bulaşıcı ve ölümcül bir hastalığa yakalanır. Yetkililer tüm kasabayı boşaltıp, tüm hayvanların da itlaf edilmesinin en uygun çözüm olduğunda ısrarcıdır. Ancak 40 yıldır birbirleri ile konuşmayacak kadar inatçı olan bu ikili iş koçlarına gelince de bu kadar çabuk pes etmeyecektir.
Me Before You / Senden Önce Ben

“Jojo Moyes’ın kalplerimize dokunan bu aşk hikayesini beyazperdede canlandıracak olmak bizim için gerçekten heyecan verici.” diyerek duygularını dile getiren Game of Thrones efsanesinin Khaleesi’si Emilia Clarke, bu projenin kendileri için büyük bir anlam ifade ettiğini merakla bekleyen izleyiciye aktarıyor adeta. The Hunger Games’in Finnick Odair’i olarak yıldızı parlayan Sam Claflin ise, Will ve Louisa’ya hayat vermekten müthiş bir tatmin duyduklarını, izleyicinin de aynı mutluluk ve tatmini beyazperde önünde hissedeceğini umduklarını dile getirdi.
Romantik dram türünde olan Me Before You, iş arayan Lou Clark’ın, geçirdiği kaza sonucunda tekerlekli sandalyeye mahkum olan Will Treynor ile yolunun kesişmesini anlatıyor. Will’in bakımını üstlenen Lou, Will ile zaman geçirdikçe hayatın yeni yönlerini keşfeder ve ikilinin bir araya gelişi hayatlarında farklı bir kapının aralanmasına neden olur. 2012 yılında İngiliz yazar Jojo Moyes’in usta kaleminden çıkan, yazarına ödül kazandırıp yakın takipçi bir hayran kitlesi yaratan romanın beyazpedeye uyarlaması olacak filmin kadrosunda Jenna Coleman, Matthew Lewis, Brendan Coyle, Charles Dance, Janet McTeer ve Joanna Lumley de yer alıyor. Filmin yönetmenliğini ise Thea Sharrock üstleniyor.
The Boy / Lanetli Çocuk

Vizyona girdiğinde ağır eleştirilere maruz kalan 2012 yapımı The Devil Inside‘ın yönetmeni William Brent Bell’in yönetmen koltuğunda oturacağı The Boy, sinemaseverlerin karşısına çıkıyor. Hellboy’dan aşina olduğumuz Rupert Evans, Harry Potter and the Chamber of Secrets’ın Mr. Mason’ı Jim Norton ve Forever dizisindeki rolüyle İngiltere’de adını duyurmayı başarmış James Russell da filmin oyuncu kadrosunda yer alan isimlerden. Senaryosunu Stacey Menear‘ın kaleme aldığı filmin konusu ise şöyle:
Cohan’in hayat verdiği Greta karakteri, sorunlu geçmişinin izlerinden kaçmaya çalışan genç bir kadındır. Bu zorlu süreci atlatmak için küçük bir İngiliz kasabasında yaşamını sürdüren zengin bir ailenin 8 yaşındaki çocuğuna bakıcılık yapmak üzere işe girer. Ne var ki yanlış giden birtakım durumlar olduğunu anlaması uzun sürmeyecektir. Bay ve Bayan Heelshire’ın, oğulları Brahms’ın bakımı hususunda oldukça katı kuralları vardır. Greta’yı bu kurallara eksiksiz bir şekilde uymadığı takdirde dehşet verici olayların meydana gelebileceğine dair esrarengiz bir şekilde uyarırlar. Fakat yaşananlardan en rahatsız edici olanı Greta’nın Brahms’ın “gerçek” bir çocuk olmadığını fark etmesidir. Brahms, ebeveynlerinin derin bir sevgiyle bağlı olduğu gerçek boyutlu porselenden yapılma bir bebektir. Kendini kapana kıstırılmış hisseden Greta, ne zaman bir kuralı çiğnese evde tuhaf olayların meydana geldiğini, bebeğin Greta’nın bıraktığı yerden farklı yerlerde ve pozisyonlarda tekrar ortaya çıktığını fark eder. Brahms’ın ardındaki gizemi açıklığa kavuşturmaya kararlı olan Greta, Rupert Evans’ın hayat verdiği Malcolm karakterinden yardım ister. Malcolm, Heelshire ailesinin geçmişiyle ilgili son derece tedirgin edici detayları paylaştıkça, Greta bunun bir rastlantıdan ibaret olmadığının; yani “seçildiğinin” farkına varır.
Robinson Crusoe
Fifty Shades of Black / Siyahın Elli Tonu
Central Intelligence / Merkezi İstihbarat
23 Haziran
Teenage Mutant Ninja Turtles: Out of the Shadows / Ninja Kaplumbağalar: Gölgelerin İçinde

1984 yılında yayınlanan çizgi romanıyla ilk kez karşımıza çıkan fantastik çizgi seri Teenage Mutant Ninja Turtles, 1986-1996 yıllarda televizyonda yayınlanan animasyon dizisiyle efsaneleşmiş; 1990 yılında ise ilk olarak beyazperdede karşımıza çıkmıştı. İlk filmin ardından 1991 ve 1993 yılında devam filmleriyle izleyiciyle buluşmuştu. Özellikle çocukluğu 80’li ve 90’lı yıllarda geçen nesil için unutulmaz bir seri olan Ninja Kaplumbağalar, jeneriğinden karakterlerine kadar her ayrıntısını bu neslin hafızasına kazımıştır.2014 yılında izleyiciyle buluşan, Jonathan Liebesman tarafından yönetilen, ve senaryosunda yapılan değişiklikler nedeniyle eleştirilerin odağı olan Teenage Mutant Ninja Turtles’ın devam filmi Haziran ayında sinemaseverlerle buluşacak. Filmin konusu:
Michelangelo, Donatello, Leonardo ve Raphael bu yaz April O’Neil (Megan Fox), Vern Fenwick (Will Arnett) ve hokey maskeli yeni kahraman Casey Jones (Stephen Amell) ile birlikte daha kötü ve çok daha güçlü düşmanlarla savaşmak üzere sinemalara geri dönüyor. Süper kötü Shredder hapishaneden kaçar ve dünyayı ele geçirmek için şeytani bir plan üzerinde çalışan çılgın bilimadamı Baxter Stockman (Tyler Perry) ve iki ahmak fedai Bebop (Gary Anthony Williams) ve Rocksteady (WWE Superstar Stephen “Sheamus” Farrelly) ile güçlerini birleştirir. Kaplumbağalar, Shredder ve yeni ekibiyle başa çıkmaya hazırlanırken kendilerini Shredder ile benzer amaçları güden, daha da büyük bir düşmanla -kötülüğüyle nam salmış Krang’le- karşı karşıya bulurlar.
24 Haziran
L’attesa / Bekleyiş

Venedik Film Festivali’nde genel anlamda iyi yorumlar alan filmin başrolünde oynadığı her filmde harikalar yaratan Juliette Binoche yer alırken; ona Mélanie Laurent’in yönettiği Respire filmiyle tanınan Lou de Laâge, Giorgio Colangeli, Domenico Diele, Giovanni Anzaldo gibi isimler eşlik ediyor. Yönetmen Piero Messina’nın bir arkadaşından duyduğu hikayeden yola çıkılarak yapılan film, genel hatlarıyla İtalyan oyun yazarı Luigi Pirandello’nun La vita che ti diedi ve La camera in Attesa eserlerinden uyarlanarak senaryolaştırıldı.
İlginç konusuyla dikkat çeken L’Attesa, Sicilya’daki villasında oğlunun geleceği günü bekleyen Anna’nın hiç beklemediği bir zamanda oğlunun nişanlısının kapıda belirmesiyle yaşanan olaylar mercek altına alınıyor. Oğlu Giuseppe’nin yokluğunda günler ilerledikçe birbirini daha yakından tanıyan bu iki kadına filmde oyunculuğuyla adından söz ettiren Juliette Binoche ve Fransız sinemasının yeni yüzlerinden Lou de Laâge ikilisi hayat veriyor.
Independence Day: Resurgence / Kurtuluş Günü: Yeni Tehdit

Uzaylıların dünyamızı yok etmek için gezegenimizin işgal etmelerini anlatan ilk filmin ardından devam filmi Independence Day: Resurgence, uzaylıların geri dönüşüyle yaşanan olayları konu alıyor. İlk filmde önemli bir rolü canlandıran Will Smith’in devam filminde yer alamayacağı kesinleşirken; Independence Day: Resurgence’ta ilk filmde gördüğümüz Jeff Goldblum, Vivica A. Fox ve Bill Pullman gibi isimler kadrodaki yerini koruyor. Bunun yanında It Follows filmiyle adını duyuran Maika Monroe, Hunger Games serisiyle tanınan Liam Hemsworth ve oynadığı her filmle kendisinden söz ettiren başarılı oyuncu Charlotte Gainsbourg filmin oyuncu kadrosuna katılan yeni isimler olarak göze çarpıyor. Filmin resmi sinopsisi şöyle:
Geri döneceklerini her zaman biliyorduk. Dünya milletleri 1996’daki savaştan kalan uzaylı teknolojilerinin kurtarılan kısmıyla gezegenimizi koruyacak bir savunma programı üretmişlerdir. Ancak geliştirilmiş teknolojileriyle ve eşi benzeri görülmeyen kuvvetleriyle geri dönen uzaylılara karşı hiçbir savunma sistemi etkili olamayacaktır. Dünya’nın bir kez daha yok olmanın eşiğinden kurtulma ihtimali yalnızca bir avuç cesur erkek ve kadına bağlıdır.
Kümes
Muna
El Americano: The Movie / Süper Papağan
FilmLoverss
7890 yazı · Filmloverss.com Editör Hesabı
Yazarın diğer yazılarını gör →
