Gizemli Hikayeleriyle Dikkat Çeken 13 Başarılı Dizi!
Sırlarla örülü bir cinayet, çözüme ulaşması için toplanan deliller bulunan ipuçları ve kafamızı bulandıran ‘peki o zaman katil kim?’ sorusu… Suç- gerilim temalı yapımların olmazsa olmazı. Katilin bir puzzle gibi döşediği ve yolunu sadece kendi bildiği suç ağını çözen kahramanlarımızla birlikte; biz ekran başındakileri de bu arayışa teşvik eden bu diziler, filmlerden farklı olarak daha uzun soluklu bir maceraya imza atarlar. Bu dizilere her bölümde farklı bir konu işleyen yapımlardan bölümlere hatta sezonlara yayılan çözüme ulaşmamış dosyalarıyla bizleri heyecanlandırmayı başaran yapımlara birçok örnek sunabiliriz. 2000’li yılların televizyon ekranlarına doğru bir bakış atalım; olay örgüsüyle ve gizemli hikayeleriyle meraklandırmayı başaran dizileri hatırlayalım. Uzun zamandır izleyiciyle buluşan Criminal Minds’tan bu yıl ekranlara damgasını vuran mini seri The Night Of’a 13 başarılı diziyi sıraladık.
Gizemli Hikayesiyle Dikkat Çeken 13 Başarılı Dizi
Criminal Minds, 2005 –

‘Bir suçluyu yakalayabilmek için, onun gibi düşünmek zorundasınız…’ Mesleğinde bu düşünceyi uygulayan uzman bir grubun maceralarını anlatan Criminal Minds; Virginia Quantico’daki Davranış Analizi Ünitesi’nde çalışan, ‘suçlu beyin’leri analiz eden özel bir ekibin ekseninde gelişen olayları anlatır. Laboratuvarda delilleri araştırmak yerine, suçluların hem suç mahallindeki hem de yaşadıkları ve çalıştıkları yerlerdeki davranışlarını inceleyerek nasıl düşündüklerini görmeye çalışan ekip, suçlunun profilini çıkararak bir sonraki adımlarını tahmin ederek çözülememiş davaları çözme ulaştırıyorlar. Amerika’nın en çok izlenen polisiye dizilerinden biri olan Criminal Minds’in yaratıcısı ise Jeff Davis.
Dexter, 2006 – 2013

Dexter Morgan Miami Polis Departmanı’nda çalışan bir adli tıp görevlisidir. Onun işi olay mahallini analiz ederek, kurban ve katil hakkında ipuçları tespit etmek. Ama, bu işi öyle bir titizlikle yapıyor, en ufak bir empati belirtisi göstermeden kurbanları öyle bir inceliyor ki, bir şeylerin Dexter için farklı olduğunu ve onun sıradan bir adli tıp görevlisi olmadığını anlamak kaçınılmaz. Dexter başka insanlardan çok farklı, çünkü o aynı zamanda bir seri katil. Öldürmek onda başka hiçbir şeyin vermediği bir haz sağlıyor. Onun öldürmeden yaşaması mümkün değil. Ama önüne çıkan her insanı öldürmüyor. Babasının ona öğrettiği bazı kodları ve birtakım etik kuralları olan Dexter sadece başkalarına zarar verdiği için ölmeyi hak etmiş insanları öldürüyor. Michael C. Hall’ün başrolünde olduğu dizi modern ve alternatif bir süperkahraman hikayesi.
Sherlock, 2010 –

Mark Gatiss tarafından televizyon için geliştirilen Sir Arthur Conan Doyle’ın aynı adı taşıyan romanlarına dayalı Britanya televizyon dizisi Sherlock, mini dizi olarak yayınlanmaya başlasa da kısa sürede yoğun bir ilginin odağı olunca devam etme kararı aldı. Modern bir Sherlock Holmes uyarlaması olan seri, günümüz Londrası’nda geçiyor. Yanında yine Doktor Watson, en büyük düşmanı ise yine Moriarty olan Sherlock’un adresi de değişmiyor, Baker Street. Ama değişen şu ki; günümüzde geçen yeni Sherlock, değişen yeni teknolojiye rağmen kendi tarzında ilerlemekten vazgeçmiyor. Ayrıca; Benedict Cumberbatch’ın en iyi Sherlock tasviri olarak karşımıza çıktığını söylemek de yanlış olmaz sanırım.
The Killing, 2011 – 2014

İlk sahnesiyle dinginlik, sessizlik ve doğanın seslerine karışan ayak sesleriyle başlayan The Killing; muazzam bir pilot bölümle izleyiciyle buluşur. Danimarka’nın televizyon ekranlarında son derece başarılı olan Forbrydelsen’in bir uyarlaması olarak karşımıza çıkan seri, cinayete kurban giden bir genç kızın soruşturması ekseninde gelişen konusuyla dikkat çekiyor. Seattle’da gerçekleşen bu cinayet soruşturması ayrıca üç farklı hikayeyi de barındırıyor. Karamsar atmosferi ve müzikleriyle kendi türündeki yapımlardan bir adım öne geçen The Killing, ağır ama etkileyici şekilde işlenen olay örgüsüyle izleyiciyi derinden etkilemeyi başarıyor. Veena Sud’un yaratıcılığını üstlendiği yapımda cinayeti araştıran iki dedektif, Sarah Linden ve Stephen Holder olarak iki başarılı oyuncu Mireille Enos ile Joel Kinnaman yer alıyor.
The Following, 2013 – 2015

Çok ünlü bir seri katil olan Joe Carrol, hücresinden kaçarak diğer seri katillerle iletişime geçebileceği bir ağ kurar. FBI, eski ajan Ryan Hardy’yi davaya danışmanlık yapması için göreve çağırır. 9 yıl önce Carrol’u yakalayan, onun içini dışını bilen Ajan Hardy, artık dokuz yıl önceki çevikliğine sahip değildir. Hardy’nin davası onu hem fiziksel hem de zihinsel olarak yaralanmıştır. Bir ekiple beaber çalışmak zorunda kalan Hardy, uzun süre önce mesleği bırakması sebebiyle ekip tarafından çok saygı görmez. Ancak katil Carrol’ın kurduğu ağı ortaya çıkardıktan sonra, ekibe kendini kanıtlayan Hardy, Carrol’ın kaçışının gayet planlı olduğu gerçeği ile yüzleşir. Artık tek bir kişinin değil, adeta bir tarikatın peşindedir. Carrol ise onu yeniden yakalamaya çalışan Hardy hakkında kitap yazmaya çalışmaktadır. Kevin Williamson tarafından yaratılan The Following’in başrollerinde ise Kevin Bacon ile James Purefoy yer alıyor.
Hannibal, 2013 – 2015

En etkileyici edebi karakterlerden biri olarak yıllardır karşımıza birçok uyarlamayla çıkan seri katil Dr. Hannibal Lecter, Bryan Fuller’in yarattığı seri Hannibal ile yeniden izleyiciyle buluştu. Thomas Harris’in klasik romanlarından uyarlanan ve Pushing Daisies, Heroes gibi yapımlardan tanıdığımız Fuller tarafından yaratılan bu yeni dizide, inanılmaz hikayenin nerede ve nasıl başladığını görüyoruz. Will Graham FBI ile birlikte bir seri katilin peşinde olan yetenekli bir suçlu profili çıkarma uzmanıdır. Graham’in kendine özgü düşünme tarzı ona herkesle -psikopatlarla bile- empati kurma yeteneği vermiştir. Onları farklı kılanın ne olduğunu her zaman bilir. Ancak yakalamaya çalıştığı son katilin zihni Will için bile oldukça karmaşık bir yapıya sahiptir. Bu nedenle ülkenin ileri gelen psikiyatrlarından biri olan Dr. Lecter’dan yardım ister. Dahi doktorun uzmanlığıyla silahlanan Will ve Hannibal (katil olduğunu sadece izleyici bilmektedir) mükemmel bir ortaklık oluştururlar. Dizi, Hannibal olarak izleyici karşısına geçen başarılı oyuncu Mads Mikkelsen ile dikkat çekiyor!
Top of the Lake, 2013 –

12 yaşındaki Tui Mitcham 5 aylık hamiledir ve buz gibi bir göle dalar… Dedektif Robin Griffin, bu davayı araştırmaya girişir; ancak bu, sıradan bir “kayıp” davasından fazlasıdır. Nefes kesici güzellikte ve ücra olan bu dağ kasabasında etkili, kötü güçler vardır. Mutluluğun ve dürüst çalışmanın imkansızlaştığı bu yerde, Griffin’in hem kayıp kızı bulması, hem de gizemli geçmişiyle yüzleşmesi gerekmektedir. Üstelik, bir zamanlar geride bıraktığı bir adam, şimdi yoluna çıkmıştır ve davayı çözmeye yaklaştığı her adım, Griffin’in kendisi ile ilgili bir gerçeği daha su yüzüne çıkartmaktadır. Karanlık atmosferiyle dikkat çeken Top of the Lake, keskin gerçekliği ve yalın anlatımıyla ekranların ilgi çekici bir yapım oldu. Elisabeth Moss, Peter Mullan ve Thomas M. Wright’ın oyuncu kadrosunda yer aldığı ilk sezonuyla uzun zamandır kendinden bahsettiren mini dizinin yaratıcılığını ise Jane Campion ile Gerard Lee üstleniyor.
Bates Motel, 2013 –

Alfred Hitchcock’un klasikleşen filmi Psycho’dan ilham alarak yaratılan Bates Motel; Norman Bates’in annesi Norma ile olan ilişkisinin kurulma yıllarını ve paylaştıkları dünyayı anlatıyor. Bates Motel’de kocasının trajik ölümünden sonra yeni bir başlangıç yapmak isteyen Norma Bates, White Pine Bay’de bir motel satın alır. Norma ve Norman yeni evlerine yerleştikten sonra, kasabanın hiç de göründüğü gibi olmadığını fark ederler. Kasabalılar da onlarla sırlarını paylaşmamaya kararlıdır. Ama Bates’ler hayatta kalmak ve kendi sırlarını korumak için her şeyi yapacaktır. Carlton Cuse, Kerry Ehrin ve Anthony Cipriano’nun yaratıcısı olduğu Bates Motel’in oyuncu kadrosunda ise Vera Farmiga ile Freddie Highmore yer alıyor.
Fargo, 2014 –

Coen’lerin 1996 yapımı aynı adlı filminden televizyona uyarlanan Fargo, Minnesota’da gizemli bir hikayenin ekseninde geçer. 2006 Ocak ayında Bemidji, Minnesota yolundan geçen dizinin kötü, karanlık ve esrarengiz kiralık katili Lorne Malvo, yine iş üzerindeyken yol üzerinde bir geyiğe çarparak kaza yapar ve ardından hastanede karşılaştığı Lester Nygaard ile konuşarak onu kötü yönde etkiler. Hayatı başarısızlıklarla dolu, sıradan bir insan olan Lester, ailesi ve çevresi tarafından sürekli küçümsenmiş, pısırık bir sigorta satıcısıdır. Malvo‘nun söyledikleri ile etkilenmiş olan Lester eşini bir anlık öfke ile öldürür. O günden sonra bu alışık olmadığı dünyada farklı bir kişilik olarak ortaya çıkan Lester’ı artık farklı bir hayat beklemektedir. Bu sırada Bemidji Polis Departmanı‘nın hırslı ve acemi polisi Molly Solverson ile Duluth Polis Departmanı’nda görevli, ailesinin güvenliği ile polislik haysiyeti arasında kalmış polis Gus Grimly iyi bir takım olup bu cinayetleri çözmeye, Malvo ve Lester‘ın suçlu olduklarını ispatlamaya çalışır.
True Detective, 2014 – 2015

17 yıla yayılan cinayetler, katilleri bulmaya hayatlarını adayan iki dedektif. True Detective, Nic Pizzolatto’nın yarattığı gelecek yıllarda da adından bolca söz ettirecek bir polisiye dizi. Başrollerinde Matthew McConaughey, Woody Harrelson ve Michelle Monaghan gibi önemli oyunculara sahip olan True Detective, Rust ve Martin isimli iki dedektifin bir kadın cinayetiyle başlayıp, kült mezhepleri de içine alan suç örgüsünü bulma çabaları sinemasal bir kaliteyle anlatılıyor. Dizinin hiç bir karesinin önemsiz olmadığı, her sahnesinde birçok detayın bulunduğu True Detective son yılların en iyi yapımlarından biri. İlk sezondaki başarısını yakalayamasa da ikinci sezonunda dizin kadrosuna dahil olan Colin Farrell ile Rachel McAdams True Detective’i sevenler için merak uyandırıyor.
How to Get Away With Murder, 2014 –

Michaela, Wes, Laurel ve Patrick prestijli ve kıyasıya mücadeleci Hukuk öğrencileridir. Bu dört öğrenci zeki, karizmatik ve çekici Profesör Annalise Keating’in gözüne girmek için “Cinayet Nasıl Yanına Kâr Kalır?” diğer adıyla Ceza Kanunu 101 dersinde birbirleriyle kıyasıya yarışırlar. Bu çekici ve belirsizliklerle dolu dizi How to Get Away With Murder’da öğrencilerin bilmedikleri şey ise öğrendiklerini gerçek hayata uygulamak zorunda kalacaklarıdır. Dizide Annalise Keating rolünde Viola Davis’i görürken, onun öğrencileri rolünde Alfred Enoch, Jack Falahee, Aja Naomi King, Matt McGorry ve Karla Souza; asistanları rolünde ise Charlie Weber ile Liza Weil yer almaktadır.
Scream, 2015 –

Baş yapımcı koltuğunda Scream serisinin yönetmeni, korku filmi ustası Wes Craven’ın oturduğu Scream dizisi, klasikleşmiş korku filmi serisinin devamı olarak karşımıza çıkıyor. Lakewood’daki bir siber alem zorbalığı, geçmişe dair ürpertici izler taşıyan bir cinayetle sonuçlanır. Emma ve arkadaşlarını geçmişin korku dolu sırları, ardı arkası kesilmeyen cinayetler beklemektedir. Bu cinayetin ardında kimin olduğunu araştıran Emma, Audrey, Noah, ve Brooke’u tabii ki beyazperdede izlediğimiz Scream serisinden hatırladığımız gibi telefon aramaları takip etmektedir. Korku filmlerine yapılan ufak göndermelerle korku film severleri keyiflendirecek detaylara sahip olan, özellikle de Scream serisini sevenlerin hasretini bir nebze olsun dindirebilen Scream, 2017’de yayınlanacak 3.sezon bölümleri için geri sayıyor.
The Night Of, 2016

HBO’nun bu yıl ekranlara damgasını vuran mini dizisi The Night Of, son gelen haberlere göre Altın Küre Ödül Töreni’nin de gözdesi olacak gibi. New York’ta işlenen bir cinayetin ardından yakalanan ve bir genç kadını öldürmekle suçlanan Nasir Khan’ın davasına odaklanan sekiz bölümlük dizi, 2008 yılında İngiltere televizyonlarında izleyiciyle buluşan Criminal Justice isimli serinin bir uyarlaması. Pakistanlı bir Amerikan vatandaşı olan Nasir Khan’ın soruşturulmasını ve dava sürecisini izlediğimiz dizi; hem yarattığı karanlık atmosferiyle hem de Khan’a hayat veren Riz Ahmed’in ve onu savunan avukat John Stone’u canlandıran John Turturro’nun muazzam performanslarıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Etkili bir ilk bölümden final bölümündeki Turturro performansına varıncaya kadar son zamanların başarılı yapımlarına örnek olan The Night Of’un yaratıcıları ise Richard Price ile Steven Zaillian.
Elif Barış
586 yazı · 1991 yılının ilk saatlerinde İstanbul’da dünyaya geldi. Akademide siyaset bilimi, reelde sinema meraklısı. Dünyanın sadece sinemayla çok daha güzel olacağına inanıyor.
Yazarın diğer yazılarını gör →