Gerçek Olaylara Dayanan 8 Etkileyici Korku & Gerilim Filmi!
Korku ve gerilim türleri artırdığı adrenalinle izleyene korkmaya ve gerilmeye dayalı tuhaf hazlar vermeyi başarabiliyor. Bu noktada bir film ne kadar gerçekçiyse etkisini de o kadar katlayabiliyor. Bu gerçekçilik senaryo ve çekim teknikleriyle verilebilirken bazen de konusunu yaşanmış bir olaydan almasıyla birlikte hele ki korku türünde işler iyice ilginçleşiyor. Bir korku filmi karşısında izleyici olarak tek savunmamızın “bu bir kurmaca” olduğunu düşünürsek gerçekten yaşanmış olaylar karşısında bu duvarımızı da kaybedebiliyoruz. Bu sebeple hikayesini gerçek olaylardan alarak etkisini katlayan filmleri sizler için derledik.
Gerçek Olaylara Dayanan 8 Etkileyici Korku & Gerilim Filmi!
The Amityville Horror (1979)

2005 yılında Andrew Douglas tarafından yeniden çevrimi yapılan The Amityville Horror, yeniden çevrimi klişelerle dolu gibi görünse de Stuart Rosenberg’in döneminde 1979 yılının şartları altında klişe olarak değerlendiremeyeceğimiz detaylara sahip. 1970lerin ortalarında yaşanan gerçek bir olaya dayanan film, çok tanıdık olduğumuz şekilde yeni bir eve taşınan ve mutlu bir hayata başlayan ev sahiplerinin başlarına gelen korku ve gerilim dolu olayları konu alıyor.
The Haunting in Connecticut (2009)

Yine benzer bir şekilde lanetli bir evin hikayesini konu alan The Hauntingin Connecticut’ın Türkçe ismi de nitekim Lanetli Ev. 2009 yılında Peter Cornwell tarafından yönetilen film, eleştirmenler tarafından pek fazla beğenilmese de gerçek bir olaya dayanması sebebiyle daha da ürkütücü bir yana sahip.
The Exorcism of Emily Rose (2005)

Şeytan çıkarma konusunun ağır ağır işlendiği aslında korku filmi yapısına daha sanatsal bir bakış açısı katmayı başaran The Exorcism of Emily Rose, Scott Derrickson tarafından yönetildi ve Anneliese Michel’ın hikayesini en net şekilde anlatmayı başaran film olarak değerlendiriliyor. Anneliese Michel, başına gelen korkunç olaylar ve aile baskısının sonucunda şeytan çıkarma ayininin ardından zatürreye yakalanarak hayatını kaybetti.
The Texas Chain Saw Massacre (1974)

Tobe Hooper’ın yönettiği The Texas Chain Saw Massacre’ın 1973’te yaşanan bir olaya dayandığı söyleniyor. Yanı sıra Ed Gein adlı seri katilin hikayesinden esinlenildiği de belirtiliyor. The Texas Chain Saw Massacre’ın ardından 3 devam filmi daha gerçekleştirildi. Sinemanın en sert sahnelerini içerdiğini söyleyebileceğimiz filmde kurbanların testereyle parçalanmasının yanı sıra yamyamlık da içeriyor.
Open Water (2003)

Chris Kentis tarafından yönetilen ve 2. filmi de çekilen Open Water’da iki dalgıcın su altında unutulmasından sonra ikilinin açık denizin ortasında yalnız başına kalmalarını konu edilir. Gerilimi yüksek Open Water’da karakterlerin içine düştüğü durumu izleyici olarak dahi deneyimlemek mümkün.
The Girl Next Door (2007)

Jack Ketchum’un Sylvia Likens’in gerçek yaşam hikayesine dayanan öyküsünden esinlenilen filmin yaşananları daha hafif bir biçimde yansıttığını söylemek bile mümkün. İşkenceye maruz kalan 16 yaşındaki Sylvia’nın hikayesi sinemaya Meg ismiyle uyarlanmış. Gregory Wilson’ın yönettiği filmde işkenceye maruz kalan Meg karakterini Blythe Auffarth canlandırıyor.
Psycho (1960)

Psycho, Bates Motel, Silence of the Lambs ve Texas Chainsaw Massacre’ın özünde Ed Gein adlı seri katilin hikayesine dayandığı biliniyor. Alfred Hitchcock’un adeta sinemanın seyrini değiştiren büyük eseri Psycho da bu bağlamda gerçek hayattan esinlenen filmler listesinde yerini alıyor. Gerilimin en başarılı biçimde kullanıldığı filmlerden biri olan Psycho Ed Gein’in anne problemini odağına alıyor.
Child’s Play (1988)

Tom Holland’ın yönettiği 1988 tarihli film Chucky serisinin ilk filmi olma özelliği taşıyor. Bir döneme damgasını vuran ve hayal gücü gelişmiş çocukların oyuncaklarından korkmasına ya da oyuncaklarına farklı gözle bakmasına sebep olan film daha sonradan Chucky’nin Gelini gibi biraz daha absürd yerlere gitse de aslında hikaye Gene adlı bir çocuğun 1906 yılında sahip olduğu Robert adlı oyuncağına dayanıyor. Gene’nin ailesi için çalışan ve vodoo büyüleriyle ilgilenen bir kadının Gene’nin kendi saçlarıyla Robert bebeği yapması ve sonrasında yaşanan tuhaf olaylar gibi bir arka planı var.
Ecem Şen
675 yazı
Yazarın diğer yazılarını gör →