Eylül Ayında Vizyona Girecek Filmler
Sonbahar dönemine hızlı bir giriş yaparken, Eylül ayı sinemaseverleri oldukça zengin bir vizyon takvimi ile karşılıyor. Eylül ayında toplam 38 filmin vizyona girmesi bekleniyor.
Yaz sezonunun bunaltıcı havasından kurtulup ödül sezonuna adım adım yaklaştığımız şu günlerde pek çok başarılı yapım sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. 72. Venedik Film Festivali’nin açılış filmi seçilen ve ödül sezonunun en büyük adaylarından biri olan Jake Gyllenhaal’un başrolde yer aldığı Everest, Denis Villeneuve‘ün merakla beklenen yeni filmi Sicario, son dönemde çektiği her film ile eleştiri yağmuruna tutulan M. Night Shyamalan’ın beklentileri bir hayli yükselttiği korku türündeki yeni filmi The Visit, Sherlock Holmes’ün maceralarını başka bir pencereden sunan Mr. Holmes, dev oyuncu kadrosuyla Yok Artık, Eylül ayı vizyon takviminin en dikkat çeken filmleri olarak öne çıkıyor.
Eylül Ayında Başka Sinema Yine Dopdolu!
Çöküş ve Deney filmleriyle hafızalarda yer edinen yönetmen Oliver Hirschbiegel‘in gerçek bir hikayeden uyarladığı Hitler’e Suikast, tartışmlara gebe olan Amy Winehouse belgeseli Amy, 34. İstanbul Film Festivali kapsamında sinemaseverlerle buluşan Wim Wenders imzalı Every Thing Will Be Fine ve daha nice başarılı film Eylül ayında Başka Sinema vasıtasıyla beyazperdedeki yerini alıyor.
Ekim ayında tekrar görüşmek dileğiyle!
4 Eylül
Minions / Minyonlar

Dünya çapında yakaladığı büyük başarının ardından herkesin gönlünü kazanan minik sarı kahramanlarımızın yer aldığı The Despicable Me serisinin spin-off’u Minions, Gru ile nasıl tanıştıklarına ve dahası neden Gru’ya itaat ettiklerine odaklanarak sinemaseverleri hikayenin başlangıcına götürüyor. Brian Lynch‘in senaryosunu kaleme aldığı filmin yönetmen koltuğuna oturan isimler ise Pierre Coffin ve Kyle Balda.
Filmin konusu ise şöyle:
Minyonlar (The Minions) filminin hikayesi zamanın başlangıcıyla başlıyor. Tek hücreli sarı organizmalar olarak doğan Minyonlar, zaman içinde gelişir ve her zaman efendilerin en çılgınına hizmet ederler. T-reks’ten Napolyon’a kadar bu efendileri elde tutma konusunda sürekli başarısız olan Minyonlar hizmet edecekleri kimseleri kalmayınca büyük bir depresyona girerler. Ama Kevin adlı minyonun bir planı vardır. Genç asi Stuart ve sevimli minik Bob ile birlikte kardeşlerinin izinden gideceği kötü bir patron bulmak üzere işe koyulacaklardır. Üçlü, sonunda kendilerini yeni potansiyel efendileri, dünyanın ilk dişi süper kötüsü olan Scarlet Overkill’e götürecek olan heyecan dolu bir yolculuğa çıkarlar. Soğuk Antarktika’dan 1960’ların New York’una seyahat eden Minyonlar, tüm Minyonları yok olmaktan kurtarmak olan o güne kadarki en büyük sınavlarnı vermek için modern Londra’ya varırlar.
Who am I? / Ben Kimim?

Bol sürprizli hikayesi, aksiyon ve şaşırtmacalarla dolu hızlı kurgusuyla beyazperde ile buluşan Ben Kimim?’in başrollerinde Tom Schillingina, Elyas M’Barek, Wotan Wilke Möhring yer alırken, yönetmen koltuğunda ise Baran bo Odar bulunuyor.
Almanya’da stüdyo filmlerini geride bırakarak gişede rekorlar kıran Who Am I?, dünyanın en çok aranan hacker’ı haline gelen bir bilgisayar dehasının macerasını anlatıyor. 25 yaşında asosyal bir bilgisayar korsanı olan Benjamin, çevrimiçi aktiviteleriyle karizmatik hacker Max’in dikkatini çeker ve onun CLAY adlı hacker grubuna katılır. Gizli tuttukları kimlikleriyle CLAY öyle iyi işler ki, Alman Gizli Servisi ve Europol peşlerine düşer. Bunlar yetmiyormuş gibi karanlık bir hacker grubu da onları tehlikeli bir rakip olarak görecek ve peşlerine düşecektir.
Robinson Crusoe ve Cuma

Çizgi roman okurlarının 17 yıldır mizah dergilerinden takip ettiği, serinin yazar ve çizeri Gürcan Yurt’un senarist ve yönetmenliğini üstlendiği Robinson Crusoe ve Cuma filminde Robinson Crusoe karakterini Serhat Kılıç, Cuma’yı ise John Nyambi canlandırıyor. Issız adadaki serüvene dahil olan Viktor ve kızları rollerine ise Beyti Engin, Damla Debre ve Ebru Yücel hayat veriyorlar. Çekimleri Küba’da gerçekleştirilen filmde ayrıca Robinson’un İngiltere’deki gençlik anılarının anlatıldığı sahnelerde sürpriz isimler de seyirciyle buluşacak.
Filmin konusu ise şöyle:
Issız adaya düşüşünün 15. yılını kutlayan Robinson Crusoe ve Cuma, yaşadıkları yalnızlığa dair sıkıntıları ayyuka çıkmışken ada sahiline yanaşan bir gemi görürler. Bu yelkensiz ve direksiz gemiden Viktor isminde maceracı bir adam iner. Gemisine doldurduğu hayvanlarıyla yozlaşan dünyanın kötülüklerinden kaçmış ve yaşayabileceği yeni bir dünyanın arayışına girmiştir. Üstelik bu adaya yalnız da gelmemiştir. Biri öz, biri evlatlık iki güzel kızı da onunla birlikte bu seyahate çıkmışlardır. Viktor’un kızları Donelya ve Yanarin manastır terbiyesiyle yetişmiş, genç ve güzel iki kızdır. Robinson ve Cuma bu konuklarını memnuniyetle adalarına kabul ederler ve yalnızlık içinde geçen o sıradan yaşamları böylelikle birden renklenmeye başlar. Kısa sürede Viktor’un kızlarına hayranlık derecesinde aşık olan ikili vuslata erebilmek için türlü yollar denemeye başlarlar. Ancak kıskanç bir kız babası olan Viktor, muhafazakar tavırlarıyla onlar için önemli bir engel olur. Robinson ve Cuma ise aşkları uğruna azimle mücadele etmeye devam ederler…
Eylül ayının ilk haftasında vizyona girecek diğer filmler ise şöyle:
Exeter / Şeytanın Gecesi
Tu Veux Ou Tu Veux Pas? / Aşk ve Terapi
The Transporter Refueled / Taşıyıcı: Son Hız
Piyasadan Büyük Alacağımız Var
Karayel Poyraz
Genç ve amatör oyuncu kadrosu ile dikkat çeken ve bir gençlik hikayesi olan Karayel Poyraz, İstanbul’dan Karadeniz Bölgesi’ne gelen farklı düşüncedeki üniversiteli gençlerin bir nevi mutluluk arayışı anlatılır.
11 Eylül
The Look of Silence / Sessizliğin Bakışı

2012’de Oscar’a aday olan belgeseli The Act of Killing (Öldürme Eylemi)’de 1960’larda Endonezya’da yüzbinlerce insanı öldüren katillerle bizi çok yakından tanıştıran Joshua Oppenheimer, Sessizliğin Bakışı’nda ise bizi o günlerde abisini kaybetmiş Adi ile tanıştırıyor. Başrolünde Adi Rukun‘un yer aldığı ve 2015 !f İstanbul Film Festivali’nde sinemaseverlerle buluşan filmin filmin konusu ise şöyle:
Ağabeyinin ölümünün detaylarını Öldürme Eylemi’nin çekimleri sırasında öğrenen Adi, bugün hâlâ iktidarda olan katillerle yüzleşmeye karar veriyor. Kuşkusuz çok cesur bir karar bu. Bazı sorular nasıl sorulur ki? Ama bir o kadar da sessiz bir onur var Adi’nin yüzleşmelerinde. Amacı suçlamak değil, anlamak. Adi, söze gelmeyecek kadar korkunç bir travmaya bir kapanış cümlesi arayan, kolektif bir kabusun özrünün ve dolayısıyla şifasının peşine düşmüş bir savaşçı.
Filmin eleştirisini okumak için tıklayın.
Mr. Holmes / Mr. Holmes ve Müthiş Sırrı

Şubat ayında prömiyerini gerçekleştirdiği 65. Berlin Film Festivali‘nden olumlu eleştirilerle dönen Mr. Holmes‘un yönetmen koltuğunda, son olarak Wikileaks: Beşinci Kuvvet filmini yöneten Bill Condon‘ı görüyoruz. Sherlock Holmes’un 93 yaşındaki halini canlandıran Ian McKellen‘ın başrolde yer aldığı filmde aynı zamanda Laura Linney, Milo Parker, Hiroyuki Sanada ve Hattie Morahan da bulunuyor.
Filmin konusu ise şöyle:
Yıl 1947’dir ve ünlü dedektif Sherlock Holmes artık 93 yaşına gelmiştir. Emekli olduktan sonra Sussex kasabasına yerleşen Mr. Holmes, burada evde kendisinin yardımcılığını yapan bir kadın ve oğlu Roger ile birlikte yaşamaktadır. Holmes huzur içerisindeyken birden kendisini 50 yıldır çözülmemiş bir davanın içinde buluverir. Fakat hafızası eskisi kadar kuvvetli değildir; bu olayla ilgili olarak hatırladığı tek şey gizemli bir kadın ve onun baskıcı kocasıdır.
Before We Go / Gece Bitmeden

2014 Toronto Film Festivali kapsamında prömiyerini gerçekleştiren Before We Go‘nun yönetmen koltuğunda, ilk yönetmenlik deneyimine imza atan Captain America serisinin yıldızı Chris Evans‘ı görüyoruz. Evans aynı zamanda Alice Eve ile filmin başrolünü paylaşıyor. Filmde genç bir kadın New York’tan Boston’a giden 1:30 trenini kaçırır ve sonrasında eve dönebilmek adına kendisine bütün gece yardımcı olacak bir sokak müzisyeni ile tanışır. Gece boyunca birbirleri hakkında pek çok şey öğrenen iki yabancıyı yolun sonunda elbette ki bir aşk hikayesi beklemektedir.
Filmin resmi sinopsisi ise şöyle:
Before We Go’nun hikayesi bir geceliğine New York şehrinde mahsur kalan iki yabancının (Chris Evans ve Alice Eve) yolculuğunun etrafında döner. Korkularını su yüzüne çıkaran, hayatlarını kontrol altına alan ve beklenmeyen bir macerayla sonlanan o gecenin ardından ikili çok kısa bir süre içinde birbirinin en güvendiği dostu, sırdaşı haline gelir.
Every Thing Will Be Fine / Her Şey Güzel Olacak

İlk gösterimini Berlin Film Festivali’nde yapan Her Şey Güzel Olacak’ın başrollerinde Rachel McAdams, James Franco, Peter Stormare ve Charlotte Gainsbourg gibi performanslarıyla övgü toplayan isimler yer alıyor. Filmin yönetmenliğini ise Alman sinemasının önde gelen isimlerinden ve Berlin Film Festivali’nde Onursal Altın Ayı ile ödüllendirilen Wim Wenders üstleniyor.
Genç bir yazar olan Tomas, trajik bir araba kazası sonrasında içine girdiği vicdani döngü onu başka birine dönüştürürken, bir yandan da yazar kimliğini beslemesine yol açar. Yıllar içinde değişen yaşamını izlerken, yavaş yavaş olayın izlerinin silindiğini gördüğümüz hikâyede, Tomas’ın karşısına hiç ummadığı bir “hatırlatıcı” çıkacak ve gerçek bir yüzleşme yaşamadan da peşini bırakmayacaktır.
34. İstanbul Film Festivali kapsamında sinemaseverlerle buluşan filmin eleştirisini okumak için tıklayın.
The Visit / Ziyaret

Art arda çektiği Altın His, Ölümsüz ve İşaretler filmleriyle 2000’lerin başında sinema kariyerinin zirvesine çıkan, fakat son dönemde çektiği her film ile eleştiri yağmuruna tutulan M. Night Shyamalan, korku türündeki yeni filmi The Visit ile dikkatleri şimdiden üzerine çekmeyi başarmış görünüyor. Filmin başrol oyuncuları ise Kathryn Hahn, Deanna Dunagan, Peter McRobbie, Ed Oxenbould ve Olivia DeJonge.
Film, bir kız ve bir erkek kardeşin, büyükanne ve büyükbabalarının Pennsylvania’dak
Ricki and the Flash / Sıradışı Anne

Jonathan Demme’in yönettiği Sıradışı Anne’nin başrollerinde Meryl Streep, Sebastian Stan, Mamie Gummer ile Ben Platt’ın yer alıyor. Filmin senaryosu ise Juno ile 2007 yılında En İyi Özgün Senaryo Oscarı’nın sahibi olan Diablo Cody imzalı.
Filmde Streep, rock’n roll yıldızı olma hayallerinin peşinde koşan Ricki Rendazzo’yu canlandırıyor. Ricki eve dönüp ailesiyle yüzyüze geldiğinde kendini affettirme fırsatı şansı buluyor. Streep filmde kendi kızı Mamie Gummer, Ricki’ye aşık bir Flash üyesini canlandıran Rick Springfield, Ricki’nin eski kocası rolünde Kevin Kline ve Kline’ın yeni eşi rolünde Audra McDonald’la kamera karşısına geçiyor.
Eylül ayının ikinci haftasında vizyona girecek diğer filmler ise şöyle:
She’s Funny That Way / İlişki Durumu: Kaçamak
Stand by Me Doraemon / Doraemon
Dabbe 6
Kanlı Postal
Küçük Kurtarıcılar
Asimetrik
Alper Giray Urhanoğlu’nun yönetmenliğini üstlendiği filmin merkezinde üniversite kampüsünde gerçeklşen biz dizi intihar ve cinayet olayları yer almaktaır. İntihar eden en son kişi de, Duygu’nun alt kat komşusu, üniversiteden arkadaşı Aslı’dır. Duygu bir tesadüf eseri Aslı’nın laptopunu karıştırırken, daha önce bilmediği bazı bilgilere ulaşır. Bunun üzerine Aslı’nın ölümünün intihar olmadığını düşünmeye başlar ve olayı araştırır.
Firak
Odun kömürü işi olan torlukçulukla geçinen iki kardeş, Bahar’ın hayatlarına girmesi ile her şey değişir. Orhan ve Ali bir dağın tepesinde yaşayan iki kardeştir. Babalarının mesleği olan torlukçuluğu devam ettirerek, yaşamlarını sürdürmektedirler. Eve gelin olarak gelen Bahar, iki kardeşin hayatlarını farklı yönlere savurur.
Misafir
İlk filmi Hazan Mevsimi – Bir Panayır Hikayesi’nin yanı sıra dramatik belgesel filmlere de imza atan Mehmet Eryılmaz, ikinci uzun metraj filmi Misafir’in hem senaryosunu kaleme alıyor hem de yönetmenliğini üstleniyor.
Yıllar önce babaevinden kovulan Nur, on yıl sonra annesinin ölüm döşeğinde olduğu haberini alır. Küçük kızını da yanına alarak acilen baba diyarına gider; amacı dünya gözüyle annesini görmek ve helalleşmektir…
18 Eylül
Sicario

Polytechnique, Incendies, Prisoners ve Enemy gibi filmler ile son yılların en dikkat çeken yönetmenlerinden biri olan Denis Villeneuve‘ün, 68. Cannes Film Festivali‘nde prömiyerini yapan yeni filmi Sicario, ABD ve Meksika’nın girintili çıkıntılı sınırı uyuşturucu, terör, yasa dışı göç gibi engellenemeyen suçları işleyen sıcak bir dram ve aksiyon filmi.
Filmin başrollerinde gördüğümüz Emily Blunt, Benicio Del Toro ve Josh Brolin‘e eşlik eden isimler arasında Jon Bernthal, Daniel Kaluuya, Jeffrey Donovan ve Maximiliano Hernández de yer alıyor. Filmin senaryosu ise Taylor Sheridan‘a ait.
Filmin konusu şöyle:
Meksika’da Sicario tetikçi demektir… ABD ve Meksika arasındaki kanunsuz sınırda idealist bir FBI ajanı (Emily Blunt) özel operasyon kuvveti ajanı (Josh Brolin) tarafından yükselen uyuşturucu savaşında görevlendirir. Şüpheli geçmişe sahip esrarengiz danışman (Benicio Del Toro) tarafından yürütülen takım Kate’in hayatta kalma mücadelesi verirken inandığı her şeyi sorgulamasına neden olan gizli bir operasyonla görevlendirilir.
Everest

1996’da Everest’e gerçekleştirilen tırmanış sırasında hayatını kaybeden 8 dağcının başından geçenleri konu alan filmin senaryosu, Children of a Lesser God ile En İyi Uyarlama Senaryo dalında Oscar’a aday gösterilen Mark Medoff ile Slumdog Millionaire ile aynı dalda Oscar’ın sahibi olan Simon Beaufoy‘un imzasını taşıyor. Filmin yönetmenliğini ise daha önce 101 Reykjavik, Contraband, 2 Guns gibi filmleri yönetmiş olan İzlandalı Baltasar Kormakur üstleniyor.
İlk gösterimini 72. Venedik Festivali‘nin açılış filmi olarak gerçekleştirecek Everest‘in başrolünde yer alan Jake Gyllenhaal, filmde Scott Fisher’a hayat veriyor. Filmde Gyllenhaal’a; Rob Hall olarak izleyeceğimiz Jason Clarke, Jan Hall rolünde Keira Knightley, Beck Weathers olarak izleyeceğimiz Josh Brolin ve Doug Hansen olarak izleyeceğimiz John Hawkes ile birlikte Robin Wright, Sam Worthington, Michael Kelly ve Emily Watson gibi isimler de eşlik ediyor.
13 Minutes / Hitler’e Suikast

Yerleştirdiği bomba ile Adolf Hitler‘i ve kurmaylarını havaya uçurmayı sadece 13 dakikayla kaçıran Georg Elser‘in hikayesinin anlatıldığı filmin yönetmen koltuğunda Oliver Hirschbiegel oturuyor. Başrollerini Christian Friedel, Katharina Schüttler ve Burghart Klaußner‘in paylaştığı filmin senaryosu ise Fred Breinersdorfer ve Léonie-Claire Breinersdorfer ikilisinin kaleminden çıkıyor.
Filmin konusu ise şöyle:
1939 yılında Hitler’e yapılan suikast girişimi başarılı olsaydı tarihte neler değişirdi? Oscar adayı “Çöküş” ve “Deney” gibi filmleriyle izleyicilerin gönlünde taht kurmuş yönetmen Oliver Hirschbiegel’in son filmi inanılmaz bir gerçek olaydan uyarlandı. Nazi dönemi Almanyası’nda geçen film, yerleştirdiği bomba ile Adolf Hitler’i ve kurmaylarını havaya uçurmayı sadece 13 dakikayla kaçıran Georg Elser’in hikayesini anlatıyor. Yaklaşan Nazi tehlikesini herkesten önce fark eden, başkaları bilinçsizce emirlere itaat ederken ya da sus pus otururken harekete geçen bu esrarengiz adam kimdi? Diğer insanların görmezden geldiği bir şeyi görmüştü… Ama neyi? Nazi diktatörlüğünün her geçen gün gücüne güç kattığı bir dönemde imkansızı başarmaya çalışan bu adamın hikayesini soluk soluğa izleyeceksiniz.
The Maze Runner: The Scorch Trials / Labirent: Alev Deneyleri

Maze Runner‘ın devam filmi Maze Runner: The Scorch Trials‘ın oyuncu kadrosunda Dylan O’Brien, Thomas Brodie-Sangster, Kaya Scodelario, Will Poulter, Patricia Clarkson, Rosa Salazar, Aidan Gillen ve Giancarlo Esposito gibi isimler yer alıyor. Aynı zamanda serinin ilk filminde yönetmen koltuğunda gördüğümüz Wes Ball, ikinci filmin de yönetmenliğini üstleniyor. Film, James Dasher‘ın kitabından uyarlanma ve senaryosu ise T.S. Nowlin‘e ait.
Filmin konusu ise şöyle:
Kapana kısıldıkları Labirent deneyinden kurtulmayı başaran gençleri bu sefer dış dünyada hiç de ummadıkları tehlikeler bekliyordur. Kıyamet sonrası bir manzarayla karşılaşan ve bir şekilde ‘değerli’ olduklarına inanan gençler, kendileri için hazırlanan planların ikinci aşamasına geçtiklerinden haberdar değillerdir…
Eylül ayının üçüncü haftasında vizyona girecek diğer filmler ise şöyle:
Kara Bela
Detay
Guruldayan Kalpler
Can Tertip
24 Eylül
Adana İşi
25 Eylül
Amy

27 yaşında hayatını kaybeden, altı Grammy ödüllü ünlü şarkıcı Amy Winehouse’un hayatına daha yakından bakma imkanı tanıyan ve şarkıcının ölümünden iki sene sonra çalışmalarına başlanan belgesel, James Gay-Rees, Playmaker Films ve Universal Music desteğiyle sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Merakla beklenen belgesel aynı zamanda Amy Winehouse’un daha önce paylaşılmamış arşiv görüntüleri ve yayınlanmamış parçalarını da içeriyor.
68. Cannes Film Festivali’nde prömiyerini gerçekleştiren belgeselin yönetmenliğini Senna biyografik filmi ile 2012’de BAFTA En İyi Belgesel ödülünü kazanan Asif Kapadia üstleniyor.
Yok Artık

Senaryosunu ünlü karikatürist Serkan Altuniğne’nin kaleme aldığı Yok Artık seyirciyi kahkahaya boğmak için gün sayıyor. Daha önce senaryosunu yine Altuniğne’nin yazdığı Hayalet Dayı‘nın başrolünde yer alan Caner Özyurtlu, 2010’da çektiği gerilim türündeki ilk uzun metraj filmi Ev‘in ardından ikinci kez yönetmen koltuğunda oturuyor.
Yok Artık’ın dev oyuncu kadrosunda başrolde yer alan Erkan Kolçak Köstendil‘in yanı sıra Şebnem Bozoklu, Serkan Keskin, Çağlar Çorumlu, Demet Evgar, Murat Akkoyunlu, Funda Eryiğit, Ceren Moray, Algı Eke ve Necip Memili gibi ünlü isimler bulunuyor.
Filmin konusu ise şöyle:
Taksici Fikret, Istanbul trafiğinde sabahtan akşama kadar direksiyon sallarken sık sık “Yok artık!” dedirten komik olaylarla karşılaşır. Ehliyet almaya çalışan Asuman, iki aşk arasında kalan Faruk, kızı kaçırılan Cenk, sevgilisi hafızasını kaybedince ne yapacağını şaşıran Ceyda, söylediği minicik bir yalanın kurbanı olan Semih… Fikret’in dünyasının renkli yüzleri seyirciye birbirinden eğlenceli dakikalar yaşatacak.
MADIMAK: Carina’nın Günlüğü

Ulaş Bahadır’ın yazıp yönettiği ve oyuncu kadrosunda Denise Ankel, Altan Erkekli, Mustafa Alabora, Erdal Tosun, Umut Kurt gibi isimlerin yer aldığı Madımak Carina’nın Günlüğü, Sivas katliamını Hollandalı Carina Cuanna’nın gözünden anlatıyor.
Filmin konusu şöyle:
Antropoloji bölümü öğrencisi 22 yaşında genç bir kadın olan ve “Türk Kadınının Toplumdaki Yeri” konulu bir tez hazırlamak üzere Haziran 1993’de Türkiye’ye gelen Hollanda vatandaşı Carina Cuanna Türkiye’de tanıştığı Yasemin ve Asuman kardeşlerle beraber 4. Pir Sultan Abdal Etkinlikleri için Sivas’a gider. Ancak bir grup kökten dinci Aziz Nesin’in etkinliğe katılmasını bahane ederek ayaklanma başlatarak saatlerce süren gerilimin ardından Madımak Otelini ateşe verir.
Eylül ayının son haftasında vizyona girecek diğer filmler ise şöyle:
Aşk Nerede?
Stajyer
Küçük Prens
Damla Durmaz
166 yazı · 1989 yılında Denizli’de doğdu. Boğaziçi Üniversitesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği bölümünü bitirdi. Halen İstanbul Teknik Üniversitesi Ekonomi bölümünde yüksek lisans yapmakta. Güne müzikle başlar, günü müzikle kapatır. Gece yaşamayı, gündüz uyumayı sever. Sinema ile dünyayı unutur haliyle. Tüm bunlardan artakalan vaktinde ise küreselleşmeye inat azimle akademisyen olmaya çalışır.
Yazarın diğer yazılarını gör →