Ex Machina: Anlatıda Bilgiyi Kontrol Etmenin Önemi
İyi bir anlatıda izleyiciye ne kadar bilgi verilmelidir? Hikayede iyi bir etkileşim için bilgiyi kontrol etmenin öneminin Ex Machina üzerinden örneklendirildiği bir video çalışması yayınlandı.
Ex Machina; The Beach, Sunshine, 28 Days Later gibi filmlerin senaristliğini yapan Alex Garland’ın ilk filmi. Oldukça dikkat çeken ve beğenilen film şu sıralarda tekrar gündeme gelmeye başladı. Bunun sebebi ise; teknoloji devi şirketlerin başındaki iki genç deha Elon Musk ve Marc Zuckerberg’in yapay zeka üzerinden yaptıkları tartışma oldu. Birçok insan ikilinin tartışmasına dahil oldu ve Ex Machina filmini referans gösterdi. Yapay zeka konusunda Musk ve Zuckerberg gibi bilgili değiliz, o tartışma onların arasında kalsın, ama bu tartışma sebebiyle tekrar aklımıza düşen Ex Machina filmi için diyebileceğimiz güzel şeyler var. Belli başlı eksiklikleri olsa da Ex Machina hikayesini oldukça ustaca anlatıyor. Peki bu filmin hikaye anlatımı neden usta işi bir anlatım?

Bilgiyi Gerektiği Yerde Veren Usta İşi Hikaye Anlatımı
Bazı filmler hikayesini sadece tek bir karakterin gözünden anlatır. Hikayeye onun gözünden dahil oluruz. Filmi onun kadar içselleştirebiliriz. Bu bir yöntemdir. Bazı filmler ise oldukça farklı perspektiflerden hikayeyi anlatır.
Ex Machina’da ise hikaye sanki Caleb’in bakış açısından anlatılıyor gibi başlıyor. Daha sonra ise Alex Garland’ın usta işi dokunuşlarıyla aslında bize anlatılanın Ava’nın hikayesi olduğu ve bunun Caleb üzerinden anlatıldığı ortaya çıkıyor. Peki Alex Garland neden hikayeyi bize bu yolla anlatıyor? Çünkü aslında anlatmak istediği hikaye olan Ava’nın hikayesini Ava’nın kendi bakış açısıyla anlatması hikayenin dinamizmini çok düşürecek bir yöntem. Ava bir yapay zeka. Saatlerce sessiz bir şekilde odada duruyor ve kalan vaktinin büyük bir kısmını Caleb’la geçiriyor.
Ava’nın hikayesini Nathan’ın gözünden de anlatmak iyi bir seçim olmazdı, çünkü; Nathan vaktinin büyük bir bölümünü sarhoş bir şekilde Caleb’ın manipüle olup olmayacağını bekleyerek geçiriyor. Bu perspektif de hikayedeki gerekli dinamiz mi sağlayamazdı. En güzel yöntem hikayenin Caleb üzerinden gerekli bilgiler verilerek, seyirciyi meraklandırarak anlatılmasıydı ki Alex Garland da bunu yapıyor. Böylece filmde Caleb’ın hiçbir şey bilmeyen halinden her şeyi bilen hale geçişini, keşif yolculuğunu izliyoruz.
Gerçekten de etkileyici bir anlatım. Alex Garland ilk filminde çok önemli bir şeyin değerini anlıyor: Bilginin kontrolünün hikayenin etkileşimini etkilemesi. Bu konunun neden önemli olduğunu anlatan, Lesseons from the Screenplay kanalında yayınlanmış videoyu aşağıdan izleyebilirsiniz.
Burak Ülgen
339 yazı · Vicdan, emek, sinema ve JRR Tolkien’e göre yaşar. Orta sınıf ve toplumsal hafızaya kafayı takmıştır. Dayanışmayla ve umutla güzel günlerin geleceğine inanmaktadır.
Yazarın diğer yazılarını gör →