· 6 dk okuma

Eternal Sunshine Sevenlerin Mutlaka Bilmesi Gerekenler

Eternal Sunshine Sevenlerin Mutlaka Bilmesi Gerekenler

Eternal Sunshine of The Spotless Mind, 2000’li yılların en unutulmaz filmlerinden. Bunun pek çok nedeni var ve bunların bir kısmını sizlerle paylaşmak istedik.

Bir filmin arka planında olup bitenlerin onu güzelleştirmesi için izleyicinin her detayı görür görmez fark etmesi veya anlamlandırması şart değil. Bazen sadece bu detayların filmin içerisinde var olması bile o filmi yüceltmemiz için yeterli oluyor. Bu durumun en iyi örneklerinden biri de Eternal Sunshine of The Spotless Mind. Filmin kamera arkasına dair öğrenebileceklerimiz, başarısının sırrını biraz daha gün yüzüne çıkarır nitelikte.

Öncelikle bir klişeyle başlayalım: Filmin adının normalden biraz fazla uzun olduğu kimsenin gözünden kaçmasa da, çok azımız bunun altında yatan hikayeyi biliyoruz, hem de filmin içinde bir alıntı olarak yer almasına karşın… Başlık Alexander Pope tarafından yazılmış “Eloise to Abelard” şiirinden alıntı:

How happy is the blameless vestal’s lot!
The world forgetting, by the world forgot.
Eternal sunshine of the spotless mind!
Each pray’r accepted, and each wish resign’d…

Kabahatsiz rahibelerin talihleri ne kadar şen!
Unutulan dünyada, dünyayı unuturken.
Lekesiz bir zihnin ebedi günışığı!
Her dua kabul görmüş, her arzu olası…

Şiir 12. yüzyılda Peter Abelard ve Heloise d’Argenteuil arasında geçmiş gerçek ve acılarla dolu bir aşk hikayesini anlatıyor. İkilinin mektuplarına denk gelirseniz ve hassas bir bünyeniz varsa, aman ha okumayın. Gözyaşları derya oluveriyor sonra…

Bu arada bu şiiri alıntılayan Kirsten Dunst‘ın karakteri Mary Svevo‘nun ismi, Freud takıntısıyla tanınan, aynı zamanda James Joyce‘un da arkadaşı olan italyan romancı Italo Svevo‘dan geliyor.

heloise-abelard-Filmloverss

Böyle bir film çekme fikri Fransız sanatçı Pierre Bismuth‘a ait. Bismuth günün birinde sürekli sevgilisi hakkında söylenen arkadaşına, eğer ki hafızasından erkek arkadaşını silebilecek olsa siler miydi diye soruyor. Arkadaşının cevabıysa “evet” oluyor.

Bismuth fikri davulculuktan  yönetmenliğe geçiş yapan başka bir arkadaşıyla paylaşıyor. Arkadaşı o sıralar “Human Nature” diye bir film çekmiş olan Michel Gondry. Gondry de bu fikri “Human Nature”ın da senaryo yazarlığını yapmış olan Charlie Kaufman‘a iletiyor ve o da Joel ve Clementine’ın hikayesini yazıyor.

The 77th Annual Academy Awards - Deadline Photo Room

Clementine Kate Winslet için, Joel ise Jim Carrey için alışılmışın dışında roller biliyoruz ki. Bu durumu Kate Winslet’in sözleriyle ifade edecek olursak: “Ben Ophelia’ya hayat vermiştim ve o ise Hayvan dedektifi Ace Ventura’ydı.”

Jim Carrey’nin ise Kate Winslet’le beraer çalışıcak olmaya yaklaşımı şöyle olmuş: “Çalıştığım insanlardan tırsıyorsam çok heyecanlı oluyorum. Ve o da korkutucu derecede iyi ve olağanüstü bir oyuncu.”

jim-kate-Filmloverss

Bunu duymak sizi üzecek: Clementine’ın yarı boyalı, yarı dibi çıkmış, rengarenk ve sahneye göre değişen saçları aslında peruk. “Ben aslında saçımı tüm o değişik renklere boyamaya niyetliydim, ama biliyorsunuz, film sekanslar halinde çekilen bir şey, yani gerçekten de bazı günler kırmızı bir kafayla başlayıp öğleye doğru mavi saçlı, öğleden sonra tekrar kırmızı saçlı olmam gerekiyordu.”

clementine hair-Filmloverss

Filmin özel efektleri CGI teknolojisiyle yapılmış gibi duruyor, ama aslında çok daha ilkel yöntemlerle elde edilmişler – ve muhtemelen bu yüzden oldukça organik gözüküyorlar. Mesela, mutfak masasının altında geçen sahnede Carrey’yi yetişkin bir çocukmuş gibi izleyişimiz, Lord of The Rings‘de hobbitlerin kısa gözükmesini sağlayan yöntemin aynısıyla yapılıyor: aşırı büyük mobilyalardan oluşan ve perspektif manipülasyonunu sonuna kadar değerlendiren bir sete borçluyuz her şeyi.

joel-Filmloverss

Özel efektler ilkel derken, çok ciddiyiz. Jim Carrey‘nin Lacuna ofisinde hafızasını sildirmek için gittiği anı hafızasında yeniden gözlemlediği sahne bir montaj harikasından ziyade Jim Carrey’nin sabrının ve yeteneklerinin bir eseri. Şöyle ki, kamera her yer değiştirdiğinde Carrey kıyafetini değiştirip aynı pozisyona dönüyor. Gondry bunu yapacaklarını ilk defa anlattığında, Carrey böyle bir çekimi yapmanın imkansız olduğunu söylemiş, Gondry ise eğer denememişse bunu nasıl bilebildiğini sorarak yanıt vermiş. Sonunda öğrenmiş bulunduk ki, imkansız değil!

Ama düşününce bile, insanın aklı duruyor. Sahnenin sadece provası bile yarım gün sürmüş ve mükemmel bir hali alması için altı defa baştan çekilmiş.

lacuna-Filmloverss

Aynı durum Clementine’ın banyodayken bir anda mutfakta, bir anda kapının önünde olduğu sahne için de geçerli. Aslında oyuncu bu sahne boyunca doğru lokasyonda olabilmek için oradan oraya koşturup duruyor.

Gondry‘nin bir başka sırrı da, doğaçlamayı destekliyor olması. Örneğin trende Joel’un Clementine’ın attığı yumruğu omzuna yediği sahne doğaçlama. Bu sayede de Jim Carrey‘nin yediği yumruk gerçekten oyuncu için sürpriz ve buna vermiş olduğu reaksiyon sahneyi olması gerekenden daha da samimi kılıyor.

Yine doğaçlama olan başka bir kısım, Mark Ruffalo ve Elijah Wood‘un karakterleri Joel’un kafasını kurcalarken gerçekleşiyor. Oyuncular repliklerini tekrar etmektense kahkaha atmaya karar veriyorlar. Gondry de montaj sırasında bu kahkahayı sürreel bir etki yaratmak üzere kullanıyor.

eternalsunshine-Filmloverss

Ayrıca Gondry kameramanlardan oyuncuları nereye giderlerse takip etmelerini istiyor: “Asla belli işaretler yoktu. Her an setteki her şey değişebiliyordu.” diyor Winslet.

eternal sunshine train-Filmloverss

Gondry‘nin geliştirdiği ilginç taktikler bunlarla sınırlı değil: “Bazen kamerayı yerinden yanlış zamanda oynatıyor, [Jim’e] son saniyede yanlış komut veriyordum biraz panik yaratma amacıyla; bunu özellikle ekstralarda yapıyordum robotlaşmasınlar diye.” diye açıklıyor durumu yönetmen. “Yani onun dengesini bozarak, onun karakteriyle ne yapmak istediğini unutmasını sağlayıp, karakterin kendisine dönüşmesini isteyerek hareket ettim”

EternalSink-Filmloverss

Jim Carrey‘le Gondry’nin ilişkisi en çok küvet sahnesi esnasında zorlaşmış. Carrey çekimin en zor gününün o gün olduğunu, koşulların çok zor, gerilimin çok fazla olduğunu ve neredeyse Gondry’ye yumruk atacağını itiraf ediyor.

Aralarındaki buzlar aynı gece Pecan Pie adlı aşağıda bulacağınız kısa filmi çektiklerinde erimiş. Videodaki çoğu şey size oldukça tanıdık gelecek.

Gondry tesadüfleri değerlendirmeyi gerçekten çok iyi biliyor. Manhattan sokaklarında fillerle çekim yapmayı sağlaması da bu sayede olmuş: çekimler devam ederken şehre sirk gelince böyle bir fırsat doğuyor. Fakat Madison Square’deki insanlar ve magazin basını Carrey’nin varlığını fark edince neredeyse oyuncunun karakterden çıkmasına sebep oluyorlarmış. Gondry, yazıda daha önce anlattığımız taktiği bir kez daha uygulamış: Winslet’e kalabalığın içerisinde, tıpkı Joel’un anılarının içerisinde kayboluyormuş gibi kaybolmasını söyleyip Carrey’ye ne yapacağını söylememiş. Ortaya çıkan kaotik sahne de yönetmenin en sevdiği sahne olmuş. “Beni iyi bir performans sergilemem için kandırdı” diyor oyuncu.

elephant-Filmloverssü

Gondry filmin tanıtımında kullanılan posterden çok hoşnutsuz. Keza posterde gülümseyen bir Jim Carrey görmesi, insanların Eternal Sunshine of The Spotless Mind’ın alışagelmiş bir romantik komedi olduğunu düşünmelerine yol açıp, filmin gerçek yüzünü maskelediğini düşünüyor.

I'm fine-Filmloverss

1996 itibariyle Jim Carrey, çektiği her filmden 20 milyon dolar kazanan ilk aktör ünvanını edinmişti. Eternal Sunshine için oyuncu ciddi bir özveride bulunmuş oldu, keza filmin toplam bütçesi zaten 20 milyon dolardı. Film Amerika’da 34.4 milyon dolar ve dünyanın geri kalanında ise 37.9 milyon dolar hasılat elde etti. Bunun dışında film Bismuth, Kaufman ve Gondry tarafından paylaşılan En İyi Özgün Senaryo Oscar’ını eve götürdüğü gibi, Kate Winslet’in de o sene En İyi Kadın Oyuncu adayı olmasını sağladı.

michel-Filmloverss

Fakat kumarda kazanan aşkta kaybedebiliyor. Gondry: “Eternal Sunshine biter bitmez sevgilim beni terk etti ve durum baya berbattı.” diyor. “Herkes bana onu sildirmeyi düşünüp düşünmeyeceğimi soruyordu ve ben de başlarda hayır diyordum, ama şu an o fikre dönüş yapma noktasındayım çünkü bir ilişkide olmayı isteyip de bunu başaramamak oldukça korkunç bir şey.”

Kaufman filmin adeta DVD’leştirmek için yazılmış bir senaryosu olduğunu söylüyor: “Ben senaryonun birden fazla kez izlenmesi için dizayn edildiğini düşünüyorum. Çünkü filmin en başında olmayan bilgilerle bazı temaları bütünlüklü olarak anlamanıza film izin vermiyor. Onları Joel ve Clementine olarak anlayabilirsiniz ancak. Mesela trende ilk kez karşılaştıklarında tam olarak ne olduğunu anlamanız mümkün değil.” Gerçekten de filmi ilk kez izlemek ile ikinci kez izlemek, bilhassa filmin başı için bambaşka deneyimler.

kaufman-Filmloverss

2008 yılında, Bismuth ve Gondry “The All-Seeing Eye” adlı bir kısa film için yeniden bir araya geldiler. Filmde kamera, televizyonda Eternal Sunshine oynarken evin içinde dönüyor ve her turda yeni eşyalar kayboluyor. En sonunda ortada bomboş beyaz bir küp kalana kadar bu dönme devam ediyor.

Filmi yad etmenin ne kadar yaratıcı bir yolu, değil mi?


Hazan Özturan

Hazan Özturan

231 yazı · Galatasaray Üniversitesi'nde 7 yıl boyunca felsefe okudu. Şu sıralar toplumsal cinsiyet alanındaki yüksek lisansı gereği sinemanın doğduğu şehirde, Paris'te yaşıyor.

Yazarın diğer yazılarını gör →