En İyi Yönetmen Oscar’ını Alamamış Büyük Sinemacılar
Akademi’nin yılın en iyilerini seçtiği Oscar’larda En İyi Yönetmen Ödülü’nü alamayan büyük sinemacıları sizler için derledik.
Oscar Ödülleri, hiç şüphesiz ki sinema sektörünün en popüler olaylarından biri. Sinema dünyasının en iyilerinin Akademi tarafından belirlendiği bu gecede, kimi film ödülsüz kalırken kimisi birden fazla ödül kazanabiliyor. Dahası, ortaya hiç beklenmedik sonuçlar çıkabilmekte. Hiç tahmin edemeyeceğiniz yönetmenlerin ödül alamamış olması gibi. Sizin için, En İyi Yönetmen dalında Oscar ödülü alamamış büyük sinemacıları sıraladık.
Charlie Chaplin
Sinemanın ilk dehalarından biri olan Charlie Chaplin, 1929 yılında ilk kez düzenlenen Akademi Ödüllerine The Circus filmiyle iki dalda aday olmuş ancak törenden yalnızca Onur Ödülü ile dönmüştü. Sonraki yıllarda En İyi Yönetmen dalında hiçbir adaylığı bulunmayan Chaplin 1972‘de bir kez daha Onur Ödülü almıştır.
David Lynch
Rabbits, Wild at Heart, Blue Velvet, Inland Empire gibi önemli filmlerin yönetmenliğini üstlenen Lynch; 3 kere En İyi Yönetmen ödülüne aday gösterilmiş olsa da, eli bu alandan her seferinde boş dönmüştür. Lynch aynı zamanda tanınmış bir ressamdır. Kariyeri boyunca farklı tarzıyla dikkat çekmiş; çürümüş nesneleri, bozulmuş karakterleri kullandığı eserlerinde her zaman cesur davranmıştır.
David Fincher
Fight Club, The Curious Case Of Benjamin Button, The Social Network, Seven, Zodiac, Gone Girl; David Fincher’ın yönettiği filmlerden yalnızca birkaçı. Böyle bir filmografiye sahip bir yönetmenin hiç Akademi Ödülü kazanamamış olmasına inanmak zor. Fincher’ın 2009 yılında ve 2011 yılında iki adaylığının olması, yakın bir zamanda Oscar kazanabileceğinin göstergesi sayılabilir.
Stanley Kubrick
Dr. Strangelove, 2001: A Space Odyssey, A Clockwork Orange ve Barry Lyndon ile aday gösterilmiş olan Kubrick En İyi Yönetmen ödülünü hiç kazanamayan bir başka isim. Fakat tüm bunların yanında, 2001: A Space Odyssey ile En İyi Görsel Efekt Oscar’ına layık görülmüştür. Kariyerine Look dergisine amatör fotoğraflar çekerek başlayan Kubrick, 1999 yılında yayınlanan Eyes Wide Shut filmini çektikten birkaç gün sonra hayatını kaybetmiştir.
Alfred Hithcock
Psycho, Birds, Rear Window, Vertigo, North by Northwest gibi klasikleşmiş filmlerin usta yönetmeni Alfred Hitchcock, korku ve gerilim alanında sinema tarihine adını altın harflerle yazdırmış bir sinemacıdır. Ancak Psycho, Rear Window, Spellbound, Lifeboat ve Rebecca filmleriyle Akademi Ödülleri‘nde beş kez En İyi Yönetmen‘e aday olmuş olmasına rağmen her defasında törenden eli boş dönmüştür.
Christopher Nolan
1970 Londra doğumlu olan Christopher Nolan ne yazık ki listemizin en şaşırtıcı isimlerinden biri. Momento, Batman Begins, The Dark Knight, Inception gibi birçok önemli projelere imzasını atmış olan Nolan, hiçbir ödülü kazanamamış olmasından ziyade, yönetmen kategorisinde aday dahi gösterilmemiştir. Nolan, filmlerinin çoğunda kardeşi Jonathan Nolan ile ortak senaristlik yapmaktadır.
Orson Welles
Bir yönetmen düşünün ki yönettiği ilk uzun metraj filmi ile sinemanın hikaye anlatıcılığı, çekim açıları ve teknikleri, ışık kullanımı gibi konularında devrim yaratsın ve sinema kariyeri boyunca yedinci sanata pek çok önemli film armağan etsin; fakat sadece bir En İyi Yönetmen Oscar adaylığı ile kalsın. Evet, bu isim Citizen Kane, The Magnificient Ambersons, Touch of Evil gibi filmlerin yönetmeni, sinemanın dahi çocuğu Orson Welles.
Sidney Lumet
Yönettiği 12 Angry Men, Dog Day Afternoon, Network, The Verdict gibi filmlerle En İyi Yönetmen kategorisinde Oscar’a aday olan Sidney Lumet‘nin bu filmlerden biriyle bile bu ödülü kazanamamış olması sürpriz kabul edilebilir. Bunun gayet farkında olan Akademi, genelde es geçtiği yönetmenlere verdiği Onur Ödülü ile ödüllendirmişti Sidney Lumet‘yi.
Sergio Leone
Yönettiği birbirinden başarılı spaghetti westernler ile sinema dünyasında adını duyuran yönetmen Sergio Leone, yine de Akademi’nin ilgisini çekmeyi başaramamıştı. Yönetmenin yönettiği son film Once Upon A Time in America‘da Robert De Niro, James Woods, Elizabeth McGovern, Joe Pesci gibi isimleri buluşturan yönetmen; bu epik filmi ile sadece Altın Küre‘den bir adaylık koparabilmişti. Akademi ise filmi komple göz ardı etmişti.
Federico Fellini
La Dolce Vita, 8½, Amarcord filmleri ile En İyi Yönetmen Oscar’ına aday olan ünlü sinemacı Federico Fellini, bu üç adaylığından da eli boş dönerek En İyi Yönetmen Oscar’ını alamamış büyük sinemacılar kervanına katılmıştı. Akademi, yönetmenin 4 filmine (La Strada, 8½, Le Notti Di Cabiria, Amarcord) ise Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ını vermişti.
Akira Kurosawa
Japon yönetmen Akira Kurosawa‘nın sinema sanatına kazandırdığı değerli yapıtların sayısı pek çok yönetmenin filmografisinden bile fazla: Rashomon, Ran, Yojimbo, Seven Samurai, Kagemusha, The Bad Sleep Well, High and Low ve daha nice film… Akademi, yönetmeni Ran filmi ile En İyi Yönetmen kategorisine aday gösterse de tercihini Out of Africa‘nın yönetmeni Sydney Pollack‘tan yana kullanmıştı.
Jean-Luc Godard
2011 yılında Akademi Ödülleri tarafından Yaşam Boyu Başarı Ödülü ile ödüllendirilen yönetmen kendisinden beklendiği gibi törene katılmamış, ödülün kendisi için herhangi bir şey ifade etmediğini dile getirmiştir. A Bout de Souffle , Week End ve Sympathy for Devil filmleriyle Yeni Dalga akımına başarılı yapıtlar kazandıran yönetmen bu ödülünün dışında Akademi Ödülleri’ne aday gösterilmemiş ve ödül kazanmamıştır.
Terrence Malick
Badlands, Days of Heaven, The Tree of Life gibi sinema tarihinde önemli yeri olan filmlerin yönetmenliğini yapmış olan Terrence Malick, bir dönem (20 yıl kadar) sinemaya ara vermişti. 1998 yılında yönettiği The Thin Red Line(İnce Kırmızı Hat) filmiyle Oscar’da En İyi Yönetmen ödülüne aday gösterilmiş olsa da bu ödülün sahibi olamamıştı. Aynı filmle 49. Berlin Uluslararası Film Festivali‘nde Altın Ayı ödülüne layık görülmüş, 64. Cannes Film Festivali‘nde The Tree of Life ile Altın Palmiye ödülünü kazanmıştır.
Robert Altman
Lisedeyken basit kayıt cihazlarıyla gösteri dünyasına adım atmış olan Robert Altman, 1950’li yıllarda çalıştığı küçük bir şirkette reklam, belgesel ve eğitim filmleri çekerek bu alandaki ilk deneyimlerini kazanmıştır. Ardından Hitchcock‘un şans vermesiyle televizyon için çalışmaya başlamıştır. Gosford Park, The Player, The Gingerbread Man filmlerinin yönetmeni olan Altman; M.A.S.H ile 1971 yılında Akademi Ödülleri’nde En İyi Yönetmen kategorisine ilk kez aday gösterilmiş, sonraki yıllarda Nashville, The Player, Short Cuts, Gosford Park filmleriyle de aynı kategoride aday olmuş ancak ödüllerin sahibi olamamıştır. 2006 yılında ise usta yönetmene Yaşam Boyu Başarı Ödülü takdim edilmiştir.
Howard Hawks
Scarface, Bring Up Baby, Sergeant York, Rio Bravo gibi farklı türden birçok önemli işe imza atmış olan ünlü yönetmen 1942 yılında Akademi Ödülleri‘nde Sergeant York ile ilk ve son kez aday gösterilmiştir. Bu adaylığında ise ödülün sahibi olamayan Hawks 1975 yılında Yaşam Boyu Başarı Ödülü kazanmıştır.
Quentin Tarantino

Tarantino, filmleriyle nerede karşılaşırsak karşılaşalım tarzı ile kendisini hemen fark ettirecek yönetmenlerden biri. Pulp Fiction, Inglourious Basterds, Kill Bill, Death Proof, Grindhouse, Django Unchained gibi filmleri hafızalara kazımış olan Tarantino, Oscar alamamış bir diğer yönetmen. Fakat 2013 yılında Django Unchained ve 1995 yılında Pulp Fiction filmleri ile En İyi Özgün Senaryo ödülünü kazanmıştır.
Ingmar Bergman
Tüm zamanların en başarılı yönetmenlerinden biri olarak bilinen ve birçok büyük yönetmene ilham kaynağı olan İsveçli yönetmen Ingmar Bergman, Akademi Ödülleri’ne En İyi Yönetmen dalında üç kez aday olmuştur. Fakat başarılı yönetmen üçünde de ödülün sahibi olamamıştır. Yönetmenliğinin yanı sıra yazdığı senaryolarıyla da beş kez aday gösterilen Ingmar Bergman bu alanda da ödül kazanamamıştır.
David Cronenberg
Bilim kurgu ve korku türünde kendi üslubunu yaratmış olan usta yönetmen David Cronenberg; The Fly, Naked Lunch, Spider, Cosmopolis gibi birçok başarılı filme imzasını atmış ancak Akademi Ödülleri‘ne hiçbir zaman aday bile gösterilmemiştir.
Paul Thomas Anderson
Senaryosu kendisine ait olan Boogie Nights, Sydney, Magnolia, Punch-Drunk Love, There Will Be Blood, The Master, Inherent Vice gibi filmlerin yönetmeni olan Paul Thomas Anderson, senaryosu kendisine ait olan filmleri çekme taraftarı olduğu kesin. Sinemanın minimalleşmeye başladığı şu günlerde, karakterler arasındaki ilişkiyi yansıtmayı çok iyi başaran Anderson, aynı zamanda filmlerde seçtiği müzikler ile oldukça olumlu tepkiler alıyor. Paul Anderson, Oscar’larda ödül alamamış yönetmenlerden bir diğeri.
Fritz Lang
M., Metropolis, Fury, Das Testament des Dr. Mabuse gibi filmlerde sinema ve mimariyi bir araya getiren Fritz Lang, yönettiği birçok filmin senaryosuna da kendisi imza atmış. Yaptığı filmlerin tarihleri düşünüldüğünde, günümüzle bağdaşması ve tüm öngörüleri hayranlık uyandırıcı olsa da, maalesef Oscar’da ödül kazanamamış olması hayranlarını üzen bir durum.
FilmLoverss
7890 yazı · Filmloverss.com Editör Hesabı
Yazarın diğer yazılarını gör →


















