· 5 dk okuma

En İyi Kurşun Sahneleri

En İyi Kurşun Sahneleri

Sinema tarihine adını yazdıran pek çok aksiyon filminin düğüm çözen anları olan kurşun sahnelerini sizler için derledik.

Equilibrium (2002)

Her türlü duygunun yasak olduğu karanlık bir distopyayı anlatan Equilibrium’dan bu listeye girebilecek pek çok sahne bulunmakta esasında. Fakat, Christian Bale’in canlandırdığı John Preston’ın duygularının farkına varıp, rejim tarafından yasaklanmasına rağmen yavru bir köpeği koruması altına aldığı sahne ve devamında gerçekleşen olağanüstü bir koreografi eşliğindeki silahlı çatışma bu sahnelerin içerisinde en başarılı olanlarından biri.

RoboCop (1987)

Paul Verhoeven’ın 1987 yapımı kült filmi RoboCop, hala akıllarımızda olan pek çok sahneye sahip. Filmin özellikle, geçtiğimiz hafta vizyona giren Chappie’de de etkisini gördüğümüz satirik ve kanlı ED-209’u tanıtma sahnesi bunlardan biri. Bu büyüklükte bir robotun toplantı odasına getirilmesi ve böyle bir ortamda deney yapılmasının garip komikliği ile birlikte, aşırı kanlı bir şekilde biten sahne; RoboCop filmi boyunca süregelen distopik Detroit atmosferini betimliyor.

The Godfather (1972)

Vito Corleone’nin en büyük oğlu Sonny’nin ölümü belki de sinema tarihinin en ikonik sahnelerinden biri. İlk filmde Sonny’nin ölümü ile epik suç masalı başka bir boyuta taşınır. Sonny’nin ölüm sahnesindeki vahşilik ise Sonny’nin üzerine yağdırılan kurşun sayısı ile ölçülemeyecek seviyededir.

Fargo (1996)

Bir Coen Kardeşler filminde her an her şey olabilir. Yönetmenlerin adını klasikler arasına yazdırmış filmi Fargo bunun en büyük kanıtlarından biridir. Başından sonuna lanetli bir suç hikayesi anlatan filmde, Wade’in Carl ile yüzleştiği ve kızına karşılık parayı önerdiği sahne tüm filmin ruhunu iki dakikaya sığdırabilen Coen Kardeşler harikası bir sekans. Wade’in vurulduğunda montundan çıkan pamuk parçası, Carl’ın işini bitirdiğini düşündüğü Wade’in parasını almaya giderken yüzünden vurulması, Carl’ın vurulduktan sonra yere düşerken olayın tansiyonu ile boşluğa ateş etmesi; tüm bunlar o an izlediğimiz şeyin Fargo olduğunu hatırlatan detaylar.

Inglourious Basterds (2009)

Quentin Tarantino’nun 2009 yapımı tarihi baştan yazan filmi Inglourious Basterds, sinema tarihinin en incelikli sahnelerinden biri ile açılırken, Shosanna’nın aldığı intikam ile kendi katarsisine ulaşıyordu. Filmde Michael Fassbender, Diane Kruger ve Till Schweiger gibi oyuncuların yer aldığı bar sahnesi ise, filmin açılış sahnesindeki gerilim oyunları ile kurşun yağmurunu birleştiren klasik bir Tarantino sahnesi olarak listemizde kendine yer bulmuş oldu.

Hard Boiled (1992)

John Woo’nun Hollywood’a transferinden önce çektiği son film olan Hard Boiled, aksiyon sinemasının 90’lardaki yüz aklarından biri olmuştu. Bunda John Woo’nun payı çok büyüktü, zira yönetmen aksiyon türü için oldukça zor denebilecek sekanslar ile kotarmıştı filmi. Hastanede geçen ve kesme yapılmadan çekilen ünlü silahlı çatışma sahnesi ise bunlardan sadece biriydi.

Scarface (1983)

Brian De Palma’nın yönettiği, Al Pacino’nun histerik Tony Montana’yı canlandırdığı Scarface, filmin sonunda yer alan kült sahnesi ile akıllara kazınmıştı: Tam manasıyla oluşturduğu kokain dağı sayesinde gününü gün eden Montana’nın, bir uyuşturucu baronunun adamları tarafından baskına uğradığı sahne söz konusu olan. Tony Montana’nın bu sahne ile sonu gelirken, sinema tarihi de bir slogan cümle kazanmıştı: “Say Hello to My Little Friend!”

Desperado (1995)

Robert Rodriguez’in ultra düşük bir bütçeyle çektiği ilk filmi El Mariachi’nin daha yüksek bir bütçe ile tekrar çekilmiş versiyonu olan Desperado, Antonio Banderas’ı dünyaya tanıtan film olmuştu. Banderas’ın film boyunca yanından ayırmadığı gitar kutusu ile ilgili merakımızın giderildiği Tarantino-vari bar sahnesi, 90’ların akılda yer edinen sekanslarından biri olmuştu.

The Departed (2006)

2002 yapımı başarılı film Infernal Affairs’in yeniden uyarlaması The Departed’ın çekileceği haberi geldiğinde filmin gerekliliği bir hayli tartışılmış, yönetmeninin Martin Scorsese olacağı belli olduktan sonra endişeler yerini meraka bırakmıştı. The Departed usta yönetmenin belki en iyi filmi olmadı ama, film kendisine uzun yıllardır hak ettiği En İyi Yönetmen Oscar’ını kazandırdı. Infernal Affairs’i izleyenlerin çok fazla şaşırmadığı, fakat filmin orijinalinden haberi olmayanların şok olduğu Matt Damon ve Leonardo DiCaprio’lu sahne ise filmin bizlere bıraktığı en büyük miraslardan biri oldu.

[youtube width=”600″ height=”350″ video_id=”b66y1LHixqY”]

Kick-Ass (2010)

Başarılı İngiliz yönetmen Matthew Vaughn’un Layer Cake ve Stardust’tan sonra çektiği üçüncü uzun metrajlı filmi Kick-Ass, Mark Millar’ın aynı isimli çizgi-romanından uyarlamaydı ve içerdiği beklenmedik kanlı aksiyon sahneleri ile kimi izleyicilerin tepkisini çekerken, kimi izleyicileri de gayet hoşnut bırakmıştı. Hitgirl’ün, babasının ölümünden sorumlu olan Frank D’Amico’nun karargahını bastığı sahne bu listeye girmeyi sonuna kadar hak ediyor.

The Boondock Saints (1999)

Ülkemizde biraz geç de olsa vizyona girip, sessiz sedasız bir şekilde aksiyon ve suç türü sevenlerin kalbine sızan The Boondock Saints (Şehrin Azizleri), bu listeye girebilecek pek çok ikonik sahneye sahip. İçlerinden sadece birini seçmek gerekirse; bu, Connor ve Murphy kardeşlerin bir Rus mafyasını alaşağı ettiği sekans olur.

Wanted (2008)

Timur Bekmambetov’un Angelina Jolie, Morgan Freeman ve James McAvoy’u buluşturan aksiyon filmi Wanted, kurşunların başrolü oynadığı bir listede olmazsa olmazdı. Fizik kurallarını adeta baştan yazan filmde, Angelina Jolie’nin kurşuna çember çizdirdiği sahne filmle ilgili akla ilk gelen sahne olsa da, James McAvoy’un kurşunlar ile dans ettiği sahne bu liste için daha uygun bir seçenek olarak gözüküyor.

Pulp Fiction (1994)

Quentin Tarantino’nun suç janrını baştan keşfeden filmi Pulp Fiction, popüler kültür içinde yer edinmiş pek çok önemli sahneye sahip. Bu sahneler içerisinde Vincent Vega’nın arabanın arka koltuğundaki Marvin’i yanlışlıkla vurduğu sahne ve devamında John Travolta ve Samuel L. Jackson’ın bu olaya reaksiyonları Tarantino’nun 90’lar sinemasının bir özeti niteliğinde.

The Matrix (1999)

Kurşun sahnesi deyince akıllara gelen sekans. Neo’nun çatıda Ajan Brown’la olan düellosu adını sadece aksiyon sinemasına değil, sinema tarihine de yazdırmıştı. Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok, hepimizin ezbere bildiği sahne:

Bonus: Breaking Bad (2008-2013)

Şu ana kadar hep sinema tarihinden örneklere değindik; söz konusu silahlı çatışma yada kurşunlar olunca dizi dünyası sinemadan bile yaratıcı olabiliyor. Televizyon tarihinde pek çok epik kurşun sahnelerine rastlamak mümkün, fakat biz en güncel olanlarından birine değineceğiz: Breaking Bad’in finaline. Diziye kapanışı yapan sahne, her anıyla Breaking Bad’i hissettiren, özel bir sekans.


Emre Serbes

Emre Serbes

179 yazı · İlkokul yıllarında sinemada izlediği Matrix’i tam anlamasa da filmin ve sinemanın büyüsüne kolayca kapıldı. Liseye geçtiğinde edebiyatı keşfetse de sinema hep gönlünde yatan sanat oldu. Twelve Monkeys, The Usual Suspects, Memento, Fargo filmlerini izlediğinde sinemanın anlatı konusundaki potansiyelini hayretle tecrübe etmiş oldu. Küçük bir filmin bile yüzlerce insanın hayatını değiştirebileceği düşüncesi, onun sinema heyecanını ayakta tutmaya yetti. Şimdi ise, İTÜ Gemi İnşaat Mühendisliği bölümünü bitirmeye çalışıyor ve çok sevdiği sinemadan kopmamak için uğraşıyor.

Yazarın diğer yazılarını gör →