· 7 dk okuma

En İyi 15 Devam Filmi

En İyi 15 Devam Filmi

Ait oldukları filmsel evreni genişletme dışında sinema sanatına ciddi bir katkı yaptığını söyleyemeyeceğimiz ama öte yandan da hayran olduğumuz karakterlerin yeni maceralarını izleme isteğinin baskın çıkması gibi nedenlerle hayır diyemediğimiz devam filmleri, zamanla ticari sinemanın göbeği Hollywood’dan birçok ülke sinemasına yayılmış ama ciddi bir sorun olarak görülmemiştir. Aslında geriye dönüp bakarsak bir sorun yaratmadığı fikrine kapılmamız da mümkün. Korku, bilimkurgu, aksiyon ve komedi başta olmak üzere özellikle başarılı olmuş tür filmlerinin birçoğu için devam filmi yoluna gidiliyor. Ancak 30’lu ve 40’lı yıllarda kültleşmiş korku figürlerine yeni bölümler çekme dışında devam filmlerine pek ihtiyaç duyulmuyordu. Bir anlamda keşfedilmemişlerdi de diyebiliriz. Daha da önemlisi sinemanın çok yeni bir sanat olması ve de ticari boyutunun bugünkü kadar ön planda olmaması devam filmlerinin furyaya dönüşmesini uzun zaman engelledi. Ama kaçınılmaz olan elbet gerçekleşecekti…

Peki devam filmlerinde iş ne zaman çığırından çıkmaya başladı? Bana kalırsa 80’li yıllara ve bilhassa da korku filmlerine bakmak gerekiyor. Teen-slasher dediğimz alt türün patlaması ve A Nightmare on Elm Street, Halloween, Friday the 13th gibi unutulmaz örneklerinin arkası kesilmeyen devam bölümlerinin gittikçe anlamsızlaşması, anlamsızlaştıkça devam etmesi bahsettİğimiz sürecin önemli bir parçası. Tutan filmlerin markalarına güvenen ve para kazanma hırsıyla hareket eden yapımcıları suçlayabiliriz ama seyircinin de kendisine bakması gerekiyor.

Bu ay; Açlık Oyunları, Salak ile Avanak ve İnşaat’ın devam filmlerinin gelmesi sebebiyle en iyi 15 devam filmini seçmek istedim.

Önemli Not: Tek film olarak çekilen Kill Bill’i ve benzer bir mantığı olan Yüzüklerin Efendisi’nin devam bölümlerini değerlendirme dışında tuttum.

15- Indiana Jones and the Temple of Doom (1984)

İki önemli sinemacı George Lucas ile Steven Spielberg’ün birlikte yarattıkları Indiana Jones filmleri, Hollywood’un altın çağında üretilen serüven filmlerinden ilham alınarak yaratıldı diyebiliriz. İlk macerası büyük beğeni toplayan maceraperest arkeoloğumuz Indiana Jones, 3 yıl sonra gelen devam filminde; Hindistan’da madende kaybolduğuna inandıkları elmasları bulmak için küçük bir köydeki çocukları kaçırıp çalıştıran Thuggee tarikatını karşısına alıyor. Aksiyon ve eğlencenin hiç eksilmediği, Indiana Jones and the Temple of Doom, türünün en iyi örneklerinden olmakla birlikte, ilk filmi gölgede bırakan bir klasik.

14- Hot Shots! Part Deux (1993)

Airplane ve Top Secret’ın ortak yönetmenlerinden Jim Abrahams, ilk solo parodi çalışması Hot Shots’da; Top Gun, Full Metal Jacket ve  Nine 1\2 Weeks gibi 80’li yılların popüler filmlerini ti’ye almıştı. Bu filmin başarısı üzerine daha iddialı bir devam filmiyle geri dönen Abrahams, bu kez hikayenin merkezine John Rambo karakterini ti’ye aldığı teğmen Sean Topper’ı yerleştiriyor ve Casablanca’dan Terminator II: Judgement Day’e, Basic Intinct’den, Platoon ve Apocalypse Now’a kadar sayısız filmi parodi malzemesi yapıyordu. Esprilerin dur durak bilmediği Hot Shots! Part Deux haddinden fazla eğlenceli bir popüler kültür ürünü.

13- X-Men: Days of Future Past (2014)

Ekip ruhu motivasyonuyla beslenen, makine-insan savaşını, mutant-insan biçiminde hayata geçirerek evrime bir basamak daha ekleyen X-Men serisinin son filmi Days of Future Past, aslında zamanda alternatif gerçeklik yaratan First Class’ın devam filmi. Mutantların birlikte hareket ettiği Days of Future Past, zaman yolculuğu temasını da devreye sokması, karakterlerimizin genç ve yaşlı hallerini bir arada sunması gibi özelliklerini, zeka dolu senaryosu ve uzun zaman sonra geri dönen yönetmen Bryan Singer’ın becerisiyle övgüye değer bir devam filmiydi.

12- Die Hard: With a Vengeance (1995)

Serinin ikinci filminde yönetmen koltuğunu Renny Harlin’e bırakan John McTiernan’ın geri döndüğü üçüncü film With a Vengeance, aksiyon ve gerilimin hız kesmediği, temposu çok yüksek bir aksiyon sineması örneği… John McClane ve siyahi taksi şöförü Zeus Carver, şehri birbirine katan ve çeşitli bilmecelerle onları içinden çıkılması çok zor bir oyunun içine çeken deli dahi Simon’u durdurmaya çalışırken, bizi de soluksuz izlenen  bir macerayla baş başa bırakırlar. İlk iki filmin bir gömlek üzerinde olan With a Vengeance, ders niteliğinde bir devam filmi.

11- Mad Max: The Road Warrior (1981)

Post Apokaliptik bilimkurgu alt türü içinde özel bir yeri olan Mad Max serisinin en önemli ve en iyisi olduğu yönünde fikir birliğine varılan filmi The Road Warrior’dur. Ailesini katleden sokak çetelerinden intakamını aldıktan sonra kendisini yollara vuran Max, bu bölümde kendisini sokak çetelerinin baskısı altında yaşayan bir grup insanın yanında bulur ve amansız bir mücadeleye girişir. The Road Warrior’ı önemli kılan ise yönetmen George Miller’ın sarı tonların ve çöl ikliminin hakim olduğu kıyamet sonrası tasviriyle post apokaliptik bilimkurguların en azından görsel anlamda ana hatlarını belirlemiş olması diyebiliriz.

10- Back to the Future Part II (1989)

Bilimkurgu sineması adına 80’li yılların en akılda kalıcı ürünlerinden Robert Zemeckis imzalı Back to the Future serisi, şöhretini büyük oranda yarattığı karakterlerden ve zaman yolculuğu temasına yaklaşımından alıyordu. İlk filmde geçmişe doğru bir yolculuk yaparken, serinin ikinci bölümünde geleceğe sıçrıyoruz. İnsanoğlunun kendi geçmişi veya geleceğiyle karşılması durumunun yaratacığı paradoksu dile getiren, zamanda alternatif bir gerçekliğe pencere açan zeka dolu senaryosu ve eğlenceli yapısıyla Back to the Future Part II, eskitemediğimiz devam filmlerinden.

9- The Bourne Ultimatum (2007)

2002’de The Bourne Identity ile başlayıp, The Bourne Supremacy ile devam eden kimliğini arayan ajan Jason Bourne’un heyecan ve gerilim yüklü macerasına The Bourne Ultimatum ile uzun zaman hafızalarda yer edecek bir final bölümü gelmişti. Yönetmen Paul Greengrass, Bourne’un yolculuğunu tam bir gövde gösterisine dönüştürdü ve en önemliis hikayenin potansiyelini yüzde yüz biçiminde filme yansıtınca ilk iki filmi kat kat aşan bir devam filmi çıkardı. Böyle bir başarı her yönetmene nasip olmaz.

8- Star Wars Episode III: The Revenge of the Sith (2005)

George Lucas’ın 1999’da başlattığı ve bizzat kamera arkasına da geçtiği yeni üçlemenin 2005’de nihayete eren son halkası Revenge of the Sith, hikaye anlamında eski ve yeni serinin en kritik bölümüydü. Anakin’in gücün karanlık tarafına geçişi ve Darth Vader’ın doğuşu bir hayli trajikti. Karakterlerin motivasyonunu anlamamız açısından da önem arz eden Revenge of the Sith, yeni üçlemeye kusursuz bir şekilde nokta koyarken, bir Star Wars filminden beklenebilecek her şeyi bünyesinde barındırmasıyla bana göre en iyi devam filmleri listelerinin olmazsa olmazı konumunda…

7- The Dark Knight (2008)

Christopher Nolan’ın Bruce Wayne’in Batman olma sürecini çocukluğuna da inerek, gerçekçi bir yaklaşımla ele aldığı Batman Begins’in devam filmi The Dark Knight, büyük oranda Heath Ledger’in dudak uçuklatan Joker performansı ile hafızalara kazınmıştı. Nolan’ın Batman filmini polisiye-suç zeminine çekerek kafasındaki gerçekçi süper kahraman filmini çekebilmesi The Dark Knight üçlemesinin genel olarak çizgi-roman uyarlamaları içinde ayrıksı bir noktaya taşımaya yetmiştir. Üçlemenin kusursuz parçası ise kuşkusuz The Dark Knight’tı.

6- Toy Story 3 (2010)

1995 ve 1999’da ilk iki bölümünü izlediğimiz Toy Story, animasyon sinemasının altın dönem öncesi Hollywood açısından en önemli eserleriydi. 11 yıl sonrasında gelen üçüncü bölümde, zamanın gerçek zamanlı olarak hikayeye yansıtılması neticesinde çocukların büyümesi ve oyuncakların da bir kenera atılması işleniyor. Böylelikle kendi gerçekliklerinde yaşamlarını sürdüren oyuncak karakterlerimiz, gelecek kaygısıyla yüzleşiyorlar. Tüm zamanların en çok izlenen animasyonu ünvanını eline geçiren Toy Story 3; hikayesini derinleştirerek fark yaratırken, göndermeleri, zekice hamleleri ve vaatlerini yerine getirerek inanılmaz bir eğlenceye dönüşmesini biliyor.  Animasyon sınırları içinde en iyi devam filmi olmakla birlikte kendi türünün de en başarılı örneklerinden.

5- Dawn of the Dead (1978)

George A Romero’nun yaşayan öülüler üçlemesinin ikinci halkası olan Dawn of the Dead, devam filmi olmasına rağmen kendi ayakları arasında dimdik durabilen bir korku başyapıtı olmayı başarmıştır. Filmde mekanın bir alışveriş olmasıyla girişilen tüketim toplumu eleştirisi kadar, siyah-beyaz ilk filmden renkliye geçişle birlikte ortaya çıkan ‘gore’ sahneler, Romero’nun formundan ve heyecanından bir şey kaybetmemesiyle kusursuz bir devam filmi yaratmasına şahit oluruz.

4- Star Wars: Empire Strikes Back (1980)

Fantezi\bilimkurguya yeni alanlar açan Star Wars’un ilk devam filmi Empire Strikes Back, serinin fanları arasında öne çıkan film olarak biliniyor. Yoda’nın sahne alması, Darth Vader-Luke çatışması ve aralarındaki gerçeklerin ortaya çıkışı ve genel olarak da evrenini genişletmesiyle Star Wars külliyatı içinde Empire Strikes Back’in yeri çok özel. Yönetmen koltuğuna oturan Irwin Kershner George Lucas’ın güvenini boşa çıkarmıyor.

3- Aliens (1986)

Ridley Scott’ın bıraktığı mirasını devralan James Cameron, korku-bilimkurgu klasiği Alien’a aksiyon da enjekte edince ilginç bir karışm elde etmişti.  İlk filmdeki klostrofobi ise yerini alenen bir savaşa bırakmıştı. Cameron, ilk filmi tekrar etmekten özellikle kaçınırken, Scott’ın mirasına zarar vermeden, kendi sinema anlayışını Aliens’a adapte edebilmiş ve o dünyayı genişletebilmiştir. Kimilerine göre Scott’ın filminden de iyi bulunan Aliens, bir devam filminin nasıl olması gerektiği konusunda ilk bakılması gereken örneklerden…

2- Terminator II: Judgement Day (1991)

James Cameron, The Terminator’ı bir hayli düşük bütçesine rağmen yaratıcılığı ve yeteniyle türün klasikleri arasına sokarken, elde ettiği başarı önünü tamamen açmış ve artık kafasındaki Terminatör’ü çekme fırsatı elde etmişti. Çığır açan görsel efektleri bir yana, makine-insan savaşını unutulmaz bir bilimkurgu\aksiyon şölenine çevirmesiyle ve pek çok klasik sahnesiyle bir kuşağı derinden etkilemeyi başarmış bir devam filmi Mahşer Günü.

1- The Godfather II (1974)

70’li yıllara damga vuran Francis Ford Coppola, bunu büyük ölçüde art arda çektiği iki Godfather filmine borçluydu. The Godfather II, ilk filmin başarısını gölgede bırakan ender devam filmlerinden biri. En iyi film ve yönetmen dahil 6 akademi ödülü alan film, Coppola’nın yönetmenlikte altın yıllarını yaşaması kadar romanın yazarı Mario Puzo ile beraber kaleme aldıkları senaryo ve Pacino-De Niro ortaklığının ilk meyvesi olması gibi önemli etkenlerle devam filmi olduğunu hissetirmiyor.


Serdar Durdu

Serdar Durdu

131 yazı · Kendisini yazarak bulan bir sanat tutkunu, sinemaya yönetmen, janr ve sinema tarihinden bakmayı seven bir yazar. Biraz mükemmeliyetçi, azılı Kubrickçi.

Yazarın diğer yazılarını gör →