Ekim Ayında Vizyona Girecek Filmler
Her yıl olduğu gibi yolunu gözlediğimiz filmleri sinemaseverlerle buluşturacak olan 14. Filmekimi eşliğinde Ekim ayı, sinemaseverleri oldukça zengin bir vizyon takvimi ile karşılıyor. Ekim ayında toplam 42 filmin vizyona girmesi bekleniyor.
Sonbahar dönemine hızlı bir giriş yapmışken, 14. Filmekimi ile birlikte şenlenecek beyazperde Ekim ayında da dopdolu bir programla bizleri bekliyor. Ridley Scott imzalı merakla beklenen The Martian, Amerikalı satranç duayeni Bobby Fisher’ın Rus rakibi Boris Spassky ile 1972 yılında karşılaştığı ‘Yüzyılın Maçı’nı konu alan Pawn Scarifice, Robert Zemeckis’in Fransız ip cambazı Philippe Petit‘in tehlikeli yürüyüşüne farklı bir soluk getirdiği The Walk, korku-gerilim severlerin yakından takip ettiği yönetmen Eli Roht’un başrolde Keanu Reeves’e yer verdiği Knock Knock, Alejandro Amenábar‘ın yönetmenliğini üstlendiği ve sağlam psikolojik temeller üzerine kurulan Regression, 16 yıl boyunca kaçak olan ve FBI’ın en çok aranan 10 kaçak listesinde adı bulunan Whitey Bulger‘ın yaşamından uyarlanan Black Mass, karanlık dünyanın dile gelmiş hali Guillermo del Toro’nun Cadılar Bayramı için büyük sürprizi Crimson Peak, Ekim ayı vizyon takviminin en dikkat çeken filmleri olarak öne çıkıyor.
14. Filmekimi Sinemaseverleri Bekliyor!
3-11 Ekim tarihlerinde, 9 gün boyunca İstanbul’da olacak 14. Filmekimi, bu yıl da İstanbul’un farklı noktalarına yayılarak sinemanın en güncel örnekleriyle daha çok sinemasevere ulaşmayı hedefliyor. Yine dünya çapında birçok festivalden sonra başlayacak olan Filmekimi, özellikle Cannes ve Venedik Film Festivali’nin seçkisinde yer alan önemli filmlere yer vererek yeniden kalbimizi çalacak. Filmekimi, Ekim ayı boyunca da Ankara, İzmir, Trabzon, Bursa ve Edirne’yi ziyaret edecek.
Filmekimi 2015’te Kaçırılmaması Gereken Filmler dosyasına göz atmak için tıklayın.
Ekim Ayında Başka Sinema Yine Dopdolu!
Zeki Demirkubuz‘un uzun süredir merakla beklenen filmi Bulantı, hem yönetmen hem de senarist kimliğiyle ön plana çıkan Woody Allen‘ın 45. uzun metraj filmi Irrational Man, 27 yaşında hayatını kaybeden Grammy ödüllü Amy Winehouse belgeseli Amy, geçtiğimiz günlerde Fransa’nın Yabancı Dilde En İyi Film kategorisi için Oscar aday adayı olarak seçilen Mustang ve daha nice başarılı film Ekim ayında Başka Sinema vasıtasıyla beyazperdedeki yerini alıyor.
Kasım ayında tekrar görüşmek dileğiyle!
2 Ekim
The Martian / Marslı

Amerikalı yazar Andy Weir‘ın 2011 yılında kendi blog sayfasından ücretsiz yayımladığı ve ses getirdikten sonra 2014 yılında yayınevi tarafından basılan bilimkurgu türündeki kitabı The Martian‘ın sinema uyarlamasının yönetmen koltuğudan Ridley Scott‘ı görüyoruz. Filmin senaryosu ise The Cabin in the Woods, World War Z filmlerinin de senaryosunu kaleme alan Drew Goddard‘a ait.
Filmin başrolünde Matt Damon yer alıyor ve Mars’ta yürüyen ilk astronot olan Mark Watney’ye hayat veriyor. Filmde Damon’a Jessica Chastain, Kate Mara, Michael Peña, Kristen Wiig, Chiwetel Ejiofor, Jeff Daniels, Mackenzie Davis, Sean Bean, Donald Glover ve Naomi Scott gibi güçlü isimler eşlik ediyor. Filmin konusu ise şöyle:
Mars’ta yürüyen ilk insanlardan biri olan astronot Mark Watney’nin öyküsünü merkeze alan The Martian’da, onu neredeyse öldüren ve öldüğünü düşünürken mürettebatını tahliye etmeye mecbur bırakan bir toz fırtınasından sonra Watney, kendisini bir sahil kenarında bulur ve tamamen yalnızdır. Yaşadığı Dünya’ya işaret verebileceği bir iz bile yoktur. Haber ulaştırabilse bile kaynakları kurtarma gelmeden önce tükenecektir; ancak astronot vazgeçmeye henüz hazır değildir.
Filmin eleştirisini okumak isteyenleri şöyle ağırlayalım.
Bulantı

Tartışmalara yol açan son filmi Yeraltı‘nın ardından oldukça sert açıklamalarda bulunarak kabuğuna çekilen Zeki Demirkubuz, onuncu filmi Bulantı ile sinemaseverlerle buluşmak için gün sayıyor. Filmin başrollerinde ise Zeki Demirkubuz‘un yanı sıra Şebnem Hassanisoughi, Öykü Karayel,Çağlar Çorumlu, Cemre Ebuzziya, Ercan Kesal ve Nurhayat Demirkubuz gibi önemli oyuncular da yer alıyor.
Filmle alakalı daha önce gelen bilgiler doğrultusunda Zeki Demirkubuz’un, Bulantı’yı Jean-Paul Sartre‘nin aynı isimli romanından beyazperdeye uyarlayacağı biliniyordu. Ancak Demirkubuz’un Facebook hesabı üzerinden yapılan dünkü açıklama, başlarda Sartre ile başlayan bu yolculuğun daha sonra Sartre ile olan bağını kopardığına işaret ediyor.
Filmin konusu ise şöyle:
Sevgilisiyle birlikte olduğu gece karısı ve küçük kızını trafik kazasında kaybeden Ahmet, “akıl-fikir işleri” yapan mühim bir şahsiyettir. Kimseyi umursamayan, hiçbir şeyin önünde eğilmeyen biri olarak bu trajik olaydan pek etkilenmeden yaşamına devam eder ama bir süre sonra, görünürde bir sebep olmaksızın kendinde ve yaşamında bazı değişimler olmaya başlar. Küçük terslikler, tuhaf aksilikler art arda gelmekte, çok sevdiği kadınlarla arası bozulmakta, hayat karşısında zorlanmakta ve kendisinden beklenmeyecek zafiyetler göstermektedir.
Merakla beklenen filmin eleştirisine göz atmak isteyenleri şöyle alalım.
Legend / Efsane

1997 yapımı L.A Confidential filmi ile En İyi Uyarlama Senaryo Oscar’ını kazanan Brian Helgeland‘ın yazıp yönettiği Legend, 50’ler ve 60’ların ünlü İngiliz gangsterleri Reginald ve Ronald Kray‘in hikayesinin etrafında dönüyor. Başrolde yer alan Tom Hardy filmde, tek yumurta ikizi olan Kray Kardeşler’in ikisini birden canlandırıyor. Filmin oyuncu kadrosunda Hardy’nin yanı sıra Emily Browning, Christopher Eccleston, David Thewlis, Taron Egerton gibi isimler yer alıyor.
Filmin konusu ise kısaca şöyle:
1950’li ve 60’lı yıllarda İngiltere’de terör estiren gangster ikizler Ronald ve Reginald Kray kardeşlerinin gerçek hikayesinin anlatıldığı Legend; Kray kardeşlerinin bir şehri hakimiyeti altına alışının ardından yatan sırları ve acımasız yeraltı suç dünyasının kapılarını bizlere aralıyor.
Pawn Sacrifice / Şah Mat

Amerikalı satranç duayeni Bobby Fisher’ın Rus rakibi Boris Spassky ile 1972 yılında karşılaştığı “Yüzyılın Maçı”nı konu alan filmin senaryosunu Steven Knight yazarken, yönetmen koltuğunda ise Edward Zwick oturuyor. İlk gösterimini 2014 Toronto Film Festivali‘nde gerçekleştiren ve Soğuk Savaş döneminde geçen Pawn Sacrifice’ın başrolünde Bobby Fischer’a hayat veren Tobey Maguire ile Boris Spassky olarak karşımıza çıkan Liev Schreiber yer alıyor. Filmde ikiliye Peter Sarsgaard da eşlik ediyor.
Vesvese: Cin Tuzağı
Kafes
Evlenmeden Olmaz
Strange Magic / Tuhaf Sihir
Filmin eleştirisi için tıklayınız.
9 Ekim
Irrational Man / Mantıksız Adam

Irrational Man (Mantıksız Adam), Oscar ödüllü yönetmen Woody Allen‘ın yönettiği 45. uzun metraj film olma özelliği taşıyor. Woody Allen, yönettiği her filmin senaryosuna da imza atma geleneğini bozmuyor ve Irrational Man’de bir kez daha senarist olarak karşımız çıkıyor. Irrational Man’in başrollerinde, en son Inherent Vice‘ta izlediğimiz Oscar adayı Joaquin Phoenix ve Birdman ile En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Oscar’a aday gösterilen başarılı oyuncu Emma Stone yer alıyor.
Filmin konusu ise şöyle:
Abe Lucas (Joaquin Phoenix), son dönemlerde yaşamaktan zevk alamayan, duygusal olarak dibe vurmuş bir felsefe profesörüdür. Abe, politik aktivizmden okulda verdiği derslere kadar yaptığı hiçbir şeyle fark yaratamadığına inanmaktadır. Hayatında yeni bir sayfa açmak için küçük bir kasabaya yerleşir ve orada ders vermeye başlar. Burada tanıştığı Rita Richards (Parker Posey), aynı üniversitede hocalık yapan, mutsuz bir kadındır. Abe’den onu mutsuzluğunun en büyük kaynağı olan evliliğinden kurtarmasını istemektedir. Öğrencisi Jill Pollard (Emma Stone) ise sınıfın en başarılısıdır ve zamanla Abe’le aralarında bir arkadaşlık başlar. Jill her ne kadar erkek arkadaşı Roy (Jamie Blackley)’a aşık olsa da Abe’in ıstırap dolu, sanatçı kişiliğini ve egzotik geçmişini karşı konulamaz derecede çekici bulmaya başlar. Abe’in her geçen gün bir yenisi eklenen davranış bozukluklarına rağmen Jill’in ona karşı hissettiği duygular güçlenmektedir. Jill’in arkadaşlıklarını romantik bir ilişkiye dönüştürme çabalarını Abe hep püskürtmektedir.
The Walk / Tehlikeli Yürüyüş

53. New York Film Festivali kapsamında prömiyerini gerçekleştirecek Robert Zemeckis imzalı The Walk, 1974 yılında son derece tehlikeli üstelik de illegal koşullar altında Dünya Ticaret Merkezi’nde yer alan İkiz Kuleler arasında çelik bir halat üzerinde yürüyerek bir ilki gerçekleştiren Fransız ip cambazı Philippe Petit‘in gerçek hikayesinden uyarlanıyor.
Filmde yer çekimine meydan okuyan Philippe Petit’e Joseph Gordon-Levitt hayat veriyor. Gordon-Levitt’e eşlik eden isimler arasında ise Ben Kingsley, James Badge Dale, Ben Schwartz, Charlotte Le Bon, Clément Sibony ve César Domboy yer alıyor. Ayrıca Petit’in To Reach the Clouds otobiyografisinden beyazperdeye uyarlanan filmin senaryosunu Robert Zemeckis ile birlikte Christopher Browne kaleme alıyor.
Filmin resmi sinopsisi şöyle:
Ay yüzeyinde daha önce 12 kişi yürüdü fakat bugüne kadar sadece bir adam Dünya Ticaret Merkezi Kuleleri arasındaki muazzam boşluk arasında yürüme cesaretini gösterdi. Akıl hocası olan Papa Rudy (Ben Kingsley) tarafından rehberlik edilen ve uluslararası bir grup tarafından destek gören Petit, grubuyla birlikte çılgın planlarını gerçekleştirmek için olanaksızı gerçekleştirmeli, kavgalar ve ihanetlerle yüzleşmeli ve sayısız miktarda zor karar vermelidir. Forrest Gump, Cast Away, Back to the Future, Polar Express ve Flight gibi filmlerin yönetmeni olan Robert Zemeckis, duygusal ve karakter merkezli bir öykü için son teknolojiyi kullanıyor. Fotoğraf gerçekçiliğinde yenilikçi teknikler ve IMAX 3D teknolojisiyle birlikte The Walk, sinemaseverlere gerçek anlamda bulutların üzerine çıkma duygusunu tattırabilecek büyük ölçekte bir film. Film 1970’li yıllardaki Paris ve New York şehirleriyle birlikte, en çok da Dünya Ticaret Merkezi Kulelerine sevgi gösterisi niteliğinde.
Knock Knock / Yanlış Kapı

Korku-gerilim türünün öncülerinden ve The Green Inferno’nun arkasındaki isim Eli Roth‘un yönetmenliğini üstlendiği, prömiyerini geçtiğimiz Ocak ayında Sundance Film Festivali‘nde gerçekleştiren Knock Knock‘ın çılgın ve hareketli hikayesinin merkezinde oldukça mutlu bir aileye sahip Evan Webber (Keanu Reeves) var.
Knock Kncok’ın senaryosunu ise Aftershock ve The Green Inferno‘da birlikte çalıştığı Nicholas Lopez ve Guillermo Amoedo ile Eli Roth kaleme alıyor. Filmin oyuncu kadrosunda Reeves’in yanı sıra Lorenza Izzo, Ana De Armas, Aaron Burns, Ignacia Allamand ve Colleen Camp gibi isimler de yer alıyor.
Filmin konusu ise şöyle:
Evan Webber (Keanu Reeves) rüya gibi bir hayata sahiptir. Güzel ve başarılı eşi ve harika iki çocuğuyla kendi tasarladığı şahane bir evde yaşamaktadır. Hayatta onun için her şey fazlasıyla yolunda gitmektedir. O kadar ki hafta sonu ailenin geri kalanı kumsala inerken Evan Babalar Gününü evde tek başına geçirmeyi sorun etmez bile. Ve sonra kapı çalar. Evan’ın karşısında onun bu rüya gibi hayatını kabusa çevirecek iki güzel kadın (Lorenza Izzo ve Ana de Armas) durmaktadır.
Regression

The Sea Inside ve The Others filmlerinin arkasındaki isim Alejandro Amenábar‘ın yönetmenliğini üstlendiği ve sağlam psikolojik temeller üzerine kurulan Regression‘ın başrollerinde Ethan Hawke ve Emma Watson yer alıyor. Yönetmen koltuğunda gördüğümüz Amenábar‘ın senaryoyu da kaleme aldığı filmde, Hawke ve Watson ikilisine David Thewlis eşlik ediyor.
1990 yılında Minnesota’da geçen Regression‘ın resmi sinopsisi ise şöyle:
Dedektif Bruce Kenner (Ethan Hawke), babası John Grey’i (David Dencik) korkunç bir suçla itham eden genç Angela’nın (Emma Watson) davasıyla ilgilenmektedir. John, beklenmeyen bir biçimde hafızasında işlediği suça dair hiçbir kırıntı olmamasına rağmen suçunu itiraf edince, ünlü psikolog Dr. Raines (David Thewlis) hafızasını geri getirme konusunda ona yardımcı olmaya başlar. Ancak bu esnada hatırlananlar, ülke çapında korkunç bir gizemi ortaya çıkaracaktır.
Masterminds

Yönetmenliğini Napoleon Dynamite ile büyük başarı yakalayan Jared Hess’in üstlendiği, senaryosu Jody Hill ve Danny R. McBride’ın imzasını taşıyan Masterminds‘ın hikayesi, 1997 yılında Kuzey Carolina’da gerçekleştirilen Loomis Fargo soygununu konu alıyor. Amerika tarihinin en büyük soygunu anlatan filmin başrollerinde ise Zach Galifianakis, Kristen Wiig, Owen Wilson ve Jason Sudeikis yer alıyor.
Gerçek olaylardan esinlenen bu aksiyon komedi filminin konusu şöyle:
David Ghantt (Zach Galifianakis) macera kelimesinin gerçek anlamını en çılgın düşlerinin ötesinde keşfedecektir. David, monoton bir hayata sıkışıp kalmış basit biridir. Her gün zırhlı bir araç sürer ve insanların milyonlarca dolar değerindeki paralarını gözünün önünden ayırmayarak taşımacılık yapar. David’in hayatında heyecan yaratan tek şey olan iş arkadaşı Kelly Campbell (Kristen Wiig) ise flört etmeyi sever. Kelly, David’i kısa bir süre içinde hayatının planını yapmak için baştan çıkarır. Fazla akıllı olmayan bir grup suçluya liderlik eden Steve Chambers (Owen Wilson) ve absürt derecede yanlış bir soygun planıyla birlikte, David imkansızı başarır ve $17 milyon dolar nakit parayı çalar. Ancak sorun şudur ki çaldığı parayı aptallığından ötürü, ikili oynayan vahşi suçlular grubuna kendi elleriyle teslim eder ve soygun suçu David’in üzerine yıkılır. Kendini firari halde bulan David, hem kolluk kuvvetlerinden kaçmak, hem de esprili tetikçi Mike McKinney’i (Jason Sudeikis) atlatmak zorundadır.
Tian jiang xiong shi (Dragon Blade) / Ejder Kılıcı
Geniş Aile: Yapıştır
Hayat Öpücüğü
16 Ekim
Black Mass / Kara Düzen

16 yıl boyunca kaçak olan ve FBI’ın en çok aranan 10 kaçak listesinde adı bulunan Whitey Bulger‘ın yaşamından uyarlanan Black Mass‘in yönetmen koltuğunda Scott Cooper‘ı görüyoruz. Warner Bros.‘un yapımcılığını üstlendiği, Dick Lehr ve Gerard O’Neill‘in Whitey: The Life of America’s Most Notorious Mob Boss adlı kitabından uyarlanan filmin senaryosu, Edge of Tomorrow‘un da senaryosuna imza atan Jez Butterworth ve Black Mass ile ilk senaristlik deneyimini elde edecek olan Mark Mallouk‘a ait. Amerika tarihinin en ünlü suçlularından olan Whitey Bulger‘a ise Johnny Depp hayat verecek.
Gerçek yaşam öyküsünden uyarlanan filmde Depp’e eşlik eden isimler arasında Benedict Cumberbatch, Dakota Johnson, Juno Temple, Corey Stoll, Joel Edgerton, Jesse Plemons, Peter Sarsgaard ve Kevin Bacon gibi güçlü oyuncular yer alıyor.
Crimson Peak / Kızıl Tepe

Başrollerinde Mia Wasikowska, Tom Hiddleston, Jessica Chastain ve Charlie Hunnam‘ın yer aldığı bu sonbaharın oldukça merakla beklenen filmi Crimson Peak‘in yönetmenliğini, Pan’s Labyrinth ve Hellboy gibi kült filmler ile tanıdığımız Guillermo del Toro üstleniyor.
Senaryosu del Toro ile birlikte Matthew Robbins‘e ait olan Crimson Peak, sırlarla dolu Sör Thomas Sharpe’a (Tom Hiddleston) aşık olan Edith’in (Mia Wasikowska) başından geçenlere odaklanıyor. Sharpe’ın kız kardeşi Lucille Sharpe (Jessica Chastain) bu ilişki hakkında hiç iyi düşüncelere sahip değilken, Edith’in arkadaşı Dr. Alan McMichael arkadaşını bu aileden korumaya çalışacaktır.
Filmin konusu ise kısaca şöyle:
Bir aile trajedisi sonucunda gelecek vadeden bir yazar, çocukluk arkadaşına olan sevgisi ve gizemli bir yabancının baştan çıkarıcı tavırları arasında ikiye bölünür. Geçmişindeki hayaletlerden kaçmaya çalışırken, kendini nefes alan, kanayan ve hatırlayan bir eve doğru ayakları yerden kesilircesine giderken bulur.
Amy

27 yaşında hayatını kaybeden, altı Grammy ödüllü ünlü şarkıcı Amy Winehouse’un hayatına daha yakından bakma imkanı tanıyan ve şarkıcının ölümünden iki sene sonra çalışmalarına başlanan belgesel, James Gay-Rees, Playmaker Films ve Universal Music desteğiyle sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Merakla beklenen belgesel aynı zamanda Amy Winehouse’un daha önce paylaşılmamış arşiv görüntüleri ve yayınlanmamış parçalarını da içeriyor.
68. Cannes Film Festivali’nde prömiyerini gerçekleştiren belgeselin yönetmenliğini Senna biyografik filmi ile 2012’de BAFTA En İyi Belgesel ödülünü kazanan Asif Kapadia üstleniyor.
Room / Gizli Dünya

Telluride Film Festivali‘nde prömiyerini gerçekleştiren Room‘un yönetmenliğini What Richard Did ve Frank gibi filmlerle tanınan Lenny Abrahamson üstleniyor. Başrollerini Short Term 12 ile yıldızı parlayan Brie Larson ve Shameless‘ın utanmaz babası William H. Macy‘nin paylaştığı filmin senaryosu Donoghue‘nun aynı adlı romanından uyarlandı. Oyuncu kadrosunda Joan Allen ve Jacob Tremblay‘in de bulunduğu Room sinemaseverleri Jack ve annesinin bir oda içindeki yaşam mücadelesine götürüyor.
Filmin konusu ise şöyle:
5 yaşındaki Jack (Jacob Tremblay) annesi ile garip bir yaşam sürmektedir. Ma (Brie Larson), yedi sene önce kaçırılan ve tecavüze uğrayan genç bir kadındır. Jack ile birlikte Room’da yaşayan Ma her annenin yapacağı gibi çocuğunu sevmiş, onunla oyunlar oynamış ve Old Nick (Sean Bridges)’ten oğlunu uzak tutmuştur. Bir gün Jack’ten aldığı cesaret ile kaçma planları yapmaya başlayan Ma hiçbir şeyin göründüğü kadar kolay olmadığını anlayacaktır.
Yaktın Beni
Öyle Ya da Böyle
My Little Pony: Equestria Girls – Friendship Games
23 Ekim
Solace

2012 yapımı aksiyon-gerilim filmi 2 Coelhos ile ilk uzun metraj deneyimini elde eden Brezilyalı yönetmen Afonso Poyart, bu kez gerilim dozunu arttırarak biraz da doğaüstü ögelerle beslediği ikinci uzun metrajı Solace‘a imza atıyor. Üstün sezgisel güçlere sahip olan emekli bir analistin seri cinayetler işleyen bir katili yakalaması için FBI ajanlarına yardım etmesini konu alan Solace, bu açıdan akıllarımıza doğrudan NBC dizisi Hannibal‘ı getiriyor. Başroldeki Anthony Hopkins kanunların tarafında yer alan ve kuvvetli sezgileriyle katilin peşine düşen Dr. John Clancy karakterine hayat veriyor. Jeffrey Dean Morgan FBI ajanı, Colin Farrell ise FBI’ın peşine düştüğü seri katil rolüyle karşımıza çıkıyor.
Filmin konusu kısaca şöyle:
Solace, bir seri garip cinayeti çözmelerine yardım etmek için Dr. Clancy (Hopkins) adındaki münzevi bir yaşam süren emekli analistin kıdemli FBI detektifi (Morgan) ve genç ortağıyla (Cornish) işbirliği yapmasını konu alıyor. Clancy’nin canlı ve rahatsız edici öngörülere sahip olağanüstü sezgisel güçleri katilin (Farrell) izini sürmesine yardım ederken, kısa süre sonra önsezi yeteneğinin bir amaç doğrultusunda ilerleyen komplike katilin sıradışı güçlerine karşı pek de işe yarar olmadığını fark eder.
Fathers and Daughters / Babalar ve Kızları

The Pursuit of Happyness (Umudunu Kaybetme) ve Seven Pounds (Yedi Yaşam) gibi filmlerle isminden söz ettiren Gabriele Muccino, yeni filminde ustalıkla kullandığı dramayı kalabalık ve dikkat çekici bir kadroyla birleştirip üstündeki ölü toprağı atmaya hazırlanıyor. Başrollerinde Oscar ödüllü Russell Crowe‘u ve Hollywood’un son zamanlardaki başarılı genç oyuncularından Amanda Seyfried‘i buluşturan Fathers and Daughters‘ın etkileyici oyuncu kadrosunda Breaking Bad‘den tanıdığımız Aaron Paul, Diane Kruger, Jane Fonda, Bruce Greenwood, Janet McTeer gibi usta isimler de yer alıyor.
Dev oyuncu kadrosuna sahip filmin konusu ise şöyle:
Jake Davis (Russell Crowe) Pulitzer ödüllü bir yazardır ve bir trafik kazası sonucunda karısını kaybeder. Hem bu kayıpla hem de 5 yaşındaki kızı Katie’yi tek başına büyütmekle nasıl başa çıkacağını bulmaya çalışırken önüne çeşitli zorluklar çıkar. 1980 ve günümüz arasında zaman geçişlerinin olacağı filmin odağında ise yetişkin Katie’nin (Amanda Seyfried) hayatına giren yeni bir erkekle (Aaron Paul) anıları ve korkuyla yüzleşmek zorunda kalması var. Bu geç kalmış kabullenmeyle Katie geçmişin tam olarak hatırladığı gibi olmadığını fark edecektir.
Mustang

Dünya prömiyerini geçtiğimiz Mayıs ayında 68. Cannes Film Festivali’nde gerçekleştiren, 21. Saraybosna Film Festivali’nde de En İyi Film, En İyi Kadın Oyuncu ve Seyirci ödüllerini kazanan Deniz Gamze Ergüven’in yönetmenliğini yaptığı Mustang, son olarak Fransa’nın Yabancı Dilde En İyi Film kategorisi için Oscar aday adayı olarak seçildi. 4 ayda katıldığı festivallerden toplam 8 ödülle dönen film önümüzdeki ay içerisinde Filmekimi‘nde gösterildikten sonra 23 Ekim’de genel gösterime girecek.
Bir Karadeniz kasabasında büyükanneleriyle yaşayan, büyüme çağındaki 5 yetim kız kardeşin maruz kaldıkları toplum baskısına karşı kendi yöntemleriyle direnişlerini ve özgürlük arayışlarını masalsı bir tonla anlatan filmin başrollerinde Güneş Nezihe Şensoy, Doğa Zeynep Doğuşlu, Elit İşcan, Tuğba Sunguroğlu, İlayda Akdoğan, Nihal Koldaş ve Ayberk Pekcan yer alıyor.
Paranormal Activity 5: The Ghost Dimension

2007’de başlayan Paranormal Activity macerası 2010, 2011 ve 2014 yıllarından çekilen devam filmleriyle sağlam bir hayran kitlesi yakalamıştı. Son olarak Türkiye’de 10 Ocak 2014’te vizyona giren serinin son filmi Paranormal Activity: The Markes Ones diğer Paranormal Activity filmlerinden farklı olarak bir devam filmi değil, spin-off olma özelliği taşıyordu. Paranormal Activity: The Ghost Dimension adı altında hazırlıklarına başlanılan yeni filmin senaryosu Jason Pagan ve Andrew Stark‘ın ortak çalışması. Önceki filmlerden farklı bir aile ve onların evindeki hikayesine odaklanacak olan film, ailenin şeytani bir güç tarafından rahatsız ve taciz edilmesini konu alıyor.
Yönetmen koltuğunda 1999 yapımı The Insider, 2007 yapımı Fracture ve 2000 yapımı Pay It Forward gibi filmlerin düzenleme basamağında yer alan ancak ilk yönetmenlik deneyimini yapmak üzere olan Gregory Plotkin yer alıyor. Filmin başrollerinde Katie Featherston ve Tyler Craig yer alırken, projenin yapımcılığını ise Blumhouse Productions ve Paramount Pictures üstleniyor.
Rock the Kasbah

Otuz yılı aşkın bir süredir Hollywood‘da senarist kimliği ile var olan Mitch Glazer‘ın senaryosunu yazdığı son filmi Rock the Kasbah‘ın yönetmen koltuğunda Bary Levinson oturuyor. Başrolünde Bill Murray’nin yer aldığı filmin oyuncu kadrosunda Kate Hudson, Zooey Deschanel, Danny McBride, Scott Caan ve Bruce Willis gibi isimler de yer alıyor.
Filmin konusu ise şöyle:
Rock the Kasbah, Richie Lanz (Bill Murray) adında zamanında varlık içinde yaşamış, müzik kulağı çok iyi olan yetenek avcısı bir rock menajerinin hikayesini anlatıyor. Elinde kalan son müşterisini kâr amacı gütmeyen bir organizasyon için Afganistan’a götüren Lanz, sanatçısının ortamdan korkup kaçmasından ötürü pasaportsuz ve parasız bir şekilde başkent Kâbil’de mahsur kalır. Eve dönmenin yolunu arayan Richie bir grup yerel insanla arkadaş olurken, olağanüstü bir sese sahip genç bir kızı keşfeder. Yaşadığı tüm talihsizliklere karşın Richie, yıldız ışığı olmayan bu kızı bir süperstara dönüştürmek için elinden geleni yapacaktır.
Hotel Transylvania 2 / Otel Transilvanya 2

Senaryosu ünlü aktör Adam Sandler ve Robert Smigel tarafından yazılan Hotel Transylvania 2’nin yönetmeni, serinin ilk filmini de yönetmiş olan Genndy Tartakovsky. Filmin seslendirme kadrosunda ise Adam Sandler’ın yanı sıra Andy Samberg, Selena Gomez, Kevin James, Fran Drescher, Steve Buscemi, Molly Shannon, David Spade, Keegan-Michael Key ve Mel Brooks gibi ünlü isimler bulunuyor.
Filmin konusu ise şöyle:
Hotel Transylvania; yepyeni, canavarlarla dolu bir komedi ile geri dönüyor. Serinin devam filminde Hotel Transylvania için nihayet her şey yolunda gitmeye başlamıştır. Dracula, yalnızca canavarlar kabul eden kurallarını gevşetmiş ve otelin kapılarını insanlara da açmıştır. Ancak kapalı kapıların ardında Dracula; yarı-insan yarı-vampir torunu Dennis’in vampir gibi davranmadığından endişe duymaktadır. Kızı Marvis ve damadı Johnny’nin yokluğunu da fırsat bilen Dracula; Frank, Murray, Wayne ve Griffin’i yanına alarak Dennis’e nasıl canavar olacağını öğretmeye karar verir. Ancak Drac’ın babası Vlad’in artık insanları da ağırlayan oteli ziyaret etmeye karar vermesi ve büyük torunun safkan vampir olmadığını öğrenmesiyle işler iyice karışır.
The Last Witch Hunter / Son Cadı Avcısı
Magi
29 Ekim
Git Başımdan
30 Ekim
Burnt

August : Osage County ile yıldızı parlayan John Wells‘in yönetmenlik koltuğunda oturduğu filmin başrollerini Bradley Cooper ve Sienna Miller paylaşırken, ikiliye Emma Thompson, Uma Thurman, Omar Sy ve Alicia Vikander gibi isimler eşlik ediyor. Senaryosu başka bir mutfak hikâyesini anlatan The Hundred-Foot Journey‘in senaristi Steven Knight tarafından kaleme alındı.
Filmin konusu ise kısaca şöyle :
Adam Jones (Bradley Cooper) uyuşturucu bağımlılığı yüzünden kariyerini mahvetmiş bir şeftir. Paris’te bir restoran açma hayali ile kendini toparlar ve işlerin eski haline dönmesi için elinden geleni yapar. Bu süreçte -güzel aşçı Helene’in (Sienna Miller) de dahil olduğu- en iyilerden oluşan bir takım ile çalışmalı, üçüncü Michelin Yıldızı’nı almalıdır.
The High Sun / Güneş Tepedeyken

68. Cannes Film Festivali‘nden Jüri Özel Ödülü ile dönen Güneş Tepedeyken‘in yönetmen koltuğunda Dalibor Matanic oturuyor. Senaryosunu da Matanic’in kaleme aldığı filmin başrollerinde ise Tihana Lazovic, Goran Markovic ve Nives Ivankovic yer alıyor. Filmekimi kapsamında da sinemaseverlerle buluşacak filmin konusu ise kısaca şöyle:
Jelena ile Ivan, Natasa ile Ante, Marija ile Luka’nın aşkları Bosna Savaşı’ndan sonra otuz yıla yayılmış tek bir aşkın hikayesi. Küçük bir kasabada birlikte yaşayan iki milletin birbirine duyduğu nefretin engel olduğu bir imkansız aşk hikayesi Güneş Tepedeyken.
Nefesim Kesilene Kadar

Emine Emel Balcı‘nın Gölün Kadınları, Bekleyiş, Ich Liebe Dich gibi kısa film ve belgesellerin ardından senaristliğini ve yönetmenliğini üstlendiği Nefesim Kesilene Kadar‘ın başrollerinde Esme Madra, Rıza Akın, Gizem Denizci yer alıyor. Filmin konusu ise şöyle:
Serap bir tekstil atölyesinde ortacıdır. Ablası ve eniştesiyle birlikte yaşamak, onun için giderek çekilmez bir hal almıştır. Serap’ı ayakta tutan tek şey, uzun yol şoförü olan babasıyla yeni bir eve çıkabilme umududur. Sürekli uzaklarda olan babasının kayıtsızlığı arttıkça köşeye sıkışan Serap, ipleri eline almaya karar verir.
Collide
Eran Creevy‘nin yönetmenliğini üstlendiği gerilim-aksiyon türündeki Collide‘ın başrollerinde Nicholas Hoult, Felicity Jones, Anthony Hopkins, Ben Kingsley yer alıyor. Senaryosunu Creevy’nin F. Scott Frazier ile birlikte kaleme aldığı film, Amerikalı bir gezginin uyuşturucu kaçakçılarına şoför olarak katılmasıyla kendini süratli Münih otobanlarında işverenlerinden kaçarken bulmasını konu alıyor.
Frankenstein
Mavi Gece
Abbas’ın Melekleri
Damla Durmaz
166 yazı · 1989 yılında Denizli’de doğdu. Boğaziçi Üniversitesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği bölümünü bitirdi. Halen İstanbul Teknik Üniversitesi Ekonomi bölümünde yüksek lisans yapmakta. Güne müzikle başlar, günü müzikle kapatır. Gece yaşamayı, gündüz uyumayı sever. Sinema ile dünyayı unutur haliyle. Tüm bunlardan artakalan vaktinde ise küreselleşmeye inat azimle akademisyen olmaya çalışır.
Yazarın diğer yazılarını gör →