Dünyaya Tersten Bakmak: Maymunlar Cehennemi Filmleri
Çok uzak bir gelecekte, maymunların hüküm sürdüğü post apokaliptik bir dünya tablosu çizen Pierre Boulle fantezisi ‘Le Planete des singes’, 1968’de Franklin J. Schaffner yönetmenliğinde yolu sinemayla kesişen romanlar kervanına katılıyor ve gişe başarısıyla türün makus talihini değiştiren, yeni uyarlamaların önünü açan filmlerin başını çekiyordu. 70’li yılların ilk yarısında gelen dört devam filmiyle zamanda yolculuğa çıkarak, evrim teorisine kendi penceresinden bakış atan, yeni sorular sorup, cevaplarının peşine takılan Maymunlar Cehennemi (Planet of the Apes) serüveni, 2001’de tatsız bir yeniden çevrimin ardından sinemadaki yolculuğuna yepyeni bir seriyle devam ediyor. Maymunlar Cehennemi: Başlangıç (Rise of the Planet of the Apes)’ın devam filmi Maymunlar Cehennemi: Şafak Vakti (Dawn of the Planet of the Apes)’nin 11 Temmuz’da vizyona girecek olması vesilesiyle serinin tüm filmlerini hatırlatmak istedim.
Maymunlar Cehennemi (1968)
[youtube video_id=”VjcpRHuPjOI” width=”600″ height=”350″]
Üç astronot bilmedikleri bir gezegene düşer ve yaşam formu ararken insanlar gibi avlanan maymunlara esir düşer şeklinde başlayan hikaye, filmin sonunda yapılan sürprizle sert bir toplum eleştirisine soyunuyor ve bir klasiğe dönüşüyordu. Maymunlar Cehennemi’nde günümüzden çok çok uzak bir gelecekte insanlar ve maymunların geçirdiği evrim işleniyordu. Maymunların evrimi ileriye doğru giderken; maymunlar, düşünebilen, konuşabilen uygar bir toplum olmuştur. İnsanların evrimi ise geriye doğru işlemiş ve insan hayvandan farkı olmayan bir yaratığa dönüşmüştür. Film, Evrim Teorisinden yola çıkarak kendi gerçekliğini yaratıyor, Evrim Teorisini ters-yüz ediyordu. Maymunlar Cehennemi’nin dünyasında maymunlar, insandan evrimleşerek üstün ırk olduklarına inanıyorlardı. Film, insan ve hayvanın rollerini değiştirerek, bugünün dünyasına eleştirel bir bakış atıp, çukur ayna misali dünyamıza tersten bakmamızı sağlıyordu. Yönetmen Franklin J. Schaffner filmi hikayenin düşünsel alt yapısını yansıtabilmesi, sinematografisi ve dönemi için başarılı makyaj çalışmasıyla parlıyor, insanoğlunun geleceğine dair kapkara bir tablo çizerek, 70’li yıllarda post apokaliptik bilimkurguların canlanmasında önemli bir rol üstleniyordu.
Çok uzak bir gelecekte, maymunların hüküm sürdüğü post apokaliptik bir dünya tablosu çizen Pierre Boulle fantezisi ‘Le Planete des singes’, 1968’de Franklin J. Schaffner yönetmenliğinde yolu sinemayla kesişen romanlar kervanına katılıyor ve gişe başarısıyla türün makus talihini değiştiren, yeni uyarlamaların önünü açan filmlerin başını çekiyordu. 70’li yılların ilk yarısında gelen dört devam filmiyle zamanda yolculuğa çıkarak, evrim teorisine kendi penceresinden bakış atan, yeni sorular sorup, cevaplarının peşine takılan Maymunlar Cehennemi (Planet of the Apes) serüveni, 2001’de tatsız bir yeniden çevrimin ardından sinemadaki yolculuğuna yepyeni bir seriyle devam ediyor. Maymunlar Cehennemi: Başlangıç (Rise of the Planet of the Apes)’ın devam filmi Maymunlar Cehennemi: Şafak Vakti (Dawn of the Planet of the Apes)’nin 11 Temmuz’da vizyona girecek olması vesilesiyle serinin tüm filmlerini hatırlatmak istedim.
Maymunlar Cehennemine Dönüş (1970)
[youtube video_id=”uMuEnNxX1E8″ width=”600″ height=”350″]
Büyük başarı yakalayan Maymunlar Cehennemi’nin ilk devam filmi olan Maymunlar Cehennemine Dönüş (Beneath the Planet of the Apes), ilk filmin kaldığı noktadan devam ediyor. Taylor’ı arayan başka bir astronot Brent, benzer şekilde cehenneme dönmüş dünyaya düşüyor ve önce maymunların geçirdiği evrime şahit oluyor sonra da kendi dünyasında olduğunu keşfediyor. İkinci filmde yasaklı bölgeyi keşfe çıkıyoruz aslında. Bu keşif sırasında tünellerde yaşayan telepatik vb. güçleri olan bir grup insana rastlıyoruz. İnsanoğlunun bir bölümünün evrimi geriye doğru işlediğini biliyorduk. Bu filmde bir grubun tıpkı maymunlar gibi evrimlerini sürdürdüklerini ve ancak ellerine geçirdikleri bir atom bombasına tapan çılgınlara döndüklerini görüyoruz. Maymunlar Cehennemi, post apokaliptik bir bilimkurgu iken Maymunlar Cehenneminden Dönüş, düpedüz bir kıyamet filmi. Bundan sonra yapılmış ve yapılacağını varsayacağımız tüm filmler bu filmin öncesini anlatmak zorunda diyebiliriz. Yönetmenliğini Ted Post’un yaptığı film, ilk filmin felsefi derinliğini yakalayamasa da estetiğini korumayı başarıyor.
Çok uzak bir gelecekte, maymunların hüküm sürdüğü post apokaliptik bir dünya tablosu çizen Pierre Boulle fantezisi ‘Le Planete des singes’, 1968’de Franklin J. Schaffner yönetmenliğinde yolu sinemayla kesişen romanlar kervanına katılıyor ve gişe başarısıyla türün makus talihini değiştiren, yeni uyarlamaların önünü açan filmlerin başını çekiyordu. 70’li yılların ilk yarısında gelen dört devam filmiyle zamanda yolculuğa çıkarak, evrim teorisine kendi penceresinden bakış atan, yeni sorular sorup, cevaplarının peşine takılan Maymunlar Cehennemi (Planet of the Apes) serüveni, 2001’de tatsız bir yeniden çevrimin ardından sinemadaki yolculuğuna yepyeni bir seriyle devam ediyor. Maymunlar Cehennemi: Başlangıç (Rise of the Planet of the Apes)’ın devam filmi Maymunlar Cehennemi: Şafak Vakti (Dawn of the Planet of the Apes)’nin 11 Temmuz’da vizyona girecek olması vesilesiyle serinin tüm filmlerini hatırlatmak istedim.
Maymunlar Cehheneminden Kaçış (1971)
[youtube video_id=”t4OQqg-oL2M” width=”600″ height=”350″]
Maymunlar Cehhenemine Dönüş’te kıyamet koparılınca serinin ileri gitme olasılığı kalmadığından 2 bin yıl öncesine dönüyoruz. Taylor’ın uzay gemisiyle kıyametten kaçmayı başaran üç maymun günümüze ulaşır. Yönetmen koltuğunda bu kez Don Taylor’ın oturduğu Maymunlar Cehheneminden Kaçış, (Escape from Planet of the Apes), ilk filmin kurallarını tersine çevirip uyguluyor. Maymunların hüküm sürdüğü bir dünyanın astronotlar üzerinde yarattığı şok; konuşabilen, medeni maymunların bugünün dünyasında benzer bir etki yaratması ve insanoğlunun kendi kötücül geleceğini öğrenip duruma müdahe etmesi işleniyor bu filmde. Geleceğimizi değiştirebilir miyiz sorusunun peşine takılan Maymunlar Cehenneminden Kaçış’ta, kaçınılmaz olanın gerçekleşeceği vurgulanıyor. Sıradışı olayın toplum nezdinde nasıl karşılandığı da masaya yatırılıyor.
Çok uzak bir gelecekte, maymunların hüküm sürdüğü post apokaliptik bir dünya tablosu çizen Pierre Boulle fantezisi ‘Le Planete des singes’, 1968’de Franklin J. Schaffner yönetmenliğinde yolu sinemayla kesişen romanlar kervanına katılıyor ve gişe başarısıyla türün makus talihini değiştiren, yeni uyarlamaların önünü açan filmlerin başını çekiyordu. 70’li yılların ilk yarısında gelen dört devam filmiyle zamanda yolculuğa çıkarak, evrim teorisine kendi penceresinden bakış atan, yeni sorular sorup, cevaplarının peşine takılan Maymunlar Cehennemi (Planet of the Apes) serüveni, 2001’de tatsız bir yeniden çevrimin ardından sinemadaki yolculuğuna yepyeni bir seriyle devam ediyor. Maymunlar Cehennemi: Başlangıç (Rise of the Planet of the Apes)’ın devam filmi Maymunlar Cehennemi: Şafak Vakti (Dawn of the Planet of the Apes)’nin 11 Temmuz’da vizyona girecek olması vesilesiyle serinin tüm filmlerini hatırlatmak istedim.
Maymunlar Cehenneminde İsyan (1972)
[youtube video_id=”urtMnKRx4XA” width=”600″ height=”350″]
Geleceğimizden gelen Zira ve Cornelius’un bebekleri Ceaser önce evrimi ardından da devrimi başlatıyor.. 2011 yapımı Maymunlar Cehhenemi Başlangıç’tan bahsetmiyorum. Yeni bir seri başlatmak için yola çıkıldığında Maymunlar Cehheneminde İsyan temel alınmış. Önceki filmin 20 yıl sonrasında, 1991 yılının Amerika’sındayız. Maymunların evcil hayvan olarak kullanılmaya başlaması, bunun köleliğe evrilmesi ve evrim basamağını atlamış, konuşabilen tek maymun Ceaser’ın ülkede uygulanan totoliter rejime karşı maymunları örgütleyerek başlattığı isyan konu ediliyor bu filmde. Devrimin fitilinin ateşlenmesiyle de insanoğlunun sonunu getirecek olan olaylar dizisi başlamış oluyor. J. Lee Thompson’ın yönetmenliğini üstlendiği film, kölelik kavramına ve sert rejimlere bir eleştiri getiriyor.
Çok uzak bir gelecekte, maymunların hüküm sürdüğü post apokaliptik bir dünya tablosu çizen Pierre Boulle fantezisi ‘Le Planete des singes’, 1968’de Franklin J. Schaffner yönetmenliğinde yolu sinemayla kesişen romanlar kervanına katılıyor ve gişe başarısıyla türün makus talihini değiştiren, yeni uyarlamaların önünü açan filmlerin başını çekiyordu. 70’li yılların ilk yarısında gelen dört devam filmiyle zamanda yolculuğa çıkarak, evrim teorisine kendi penceresinden bakış atan, yeni sorular sorup, cevaplarının peşine takılan Maymunlar Cehennemi (Planet of the Apes) serüveni, 2001’de tatsız bir yeniden çevrimin ardından sinemadaki yolculuğuna yepyeni bir seriyle devam ediyor. Maymunlar Cehennemi: Başlangıç (Rise of the Planet of the Apes)’ın devam filmi Maymunlar Cehennemi: Şafak Vakti (Dawn of the Planet of the Apes)’nin 11 Temmuz’da vizyona girecek olması vesilesiyle serinin tüm filmlerini hatırlatmak istedim.
Maymunlar Cehenneminde Savaş (1973)
[youtube video_id=”H6VDA3bzihM” width=”600″ height=”350″]
Maymunlar Cehenneminde Savaş’ta maymun devriminden sonra insanlar ve maymunlar arasında bir savaş patlak vermiş ve nükleer silahların da kullanılmasıyla bazı bölgeler yaşanmaz hale gelmiştir. Ceaser önderliğinde göç eden maymunlar, artık insanlarla birlikte yaşamaktadır.. Ancak barış yılları çok da uzun sürmeyecektir. Serinin bu son filmiyle birlikte maymun-insan savaşının yanında kendi türleriyle de bir savaş verecektir maymunlar. Gorillerin kendilerini üstün ırk olarak görmeleri ve gücü-yönetimi ele geçirmek istemeleri, “maymun maymunu asla öldürmez” yasasının çiğnenmesine kadar gidecektir. Maymunların, öldürme ve ırkçılıkla karşı karşıya kalarak kendilerini üstün gördükleri insanlara benzemeleri, filmin en can alıcı noktaları diyebiliriz. Post apokaliptik dünyasını başarıyla görselleştiren Maymunlar Cehenneminde Savaş, parlak bir film olmasa da seriye iyi bir şekilde nokta koymasını biliyor.
Çok uzak bir gelecekte, maymunların hüküm sürdüğü post apokaliptik bir dünya tablosu çizen Pierre Boulle fantezisi ‘Le Planete des singes’, 1968’de Franklin J. Schaffner yönetmenliğinde yolu sinemayla kesişen romanlar kervanına katılıyor ve gişe başarısıyla türün makus talihini değiştiren, yeni uyarlamaların önünü açan filmlerin başını çekiyordu. 70’li yılların ilk yarısında gelen dört devam filmiyle zamanda yolculuğa çıkarak, evrim teorisine kendi penceresinden bakış atan, yeni sorular sorup, cevaplarının peşine takılan Maymunlar Cehennemi (Planet of the Apes) serüveni, 2001’de tatsız bir yeniden çevrimin ardından sinemadaki yolculuğuna yepyeni bir seriyle devam ediyor. Maymunlar Cehennemi: Başlangıç (Rise of the Planet of the Apes)’ın devam filmi Maymunlar Cehennemi: Şafak Vakti (Dawn of the Planet of the Apes)’nin 11 Temmuz’da vizyona girecek olması vesilesiyle serinin tüm filmlerini hatırlatmak istedim.
Maymunlar Cehennemi (2001)
[youtube video_id=”GPgNrHqfTdY” width=”600″ height=”350″]
Devam filmleri ve yeniden yapımların çığrından çıkmaya başladığı 2000’li yıllarda Maymunlar Cehennemi’nin de bir remake’inin yapılması kaçınılmazdı. Yönetmen koltuğuna 90’lı yıllarda harika işler çıkaran ve yaratıcı fantastik alemler yaratmada usta bir isim olan Tim Burton getirilmiş ancak netice yine de pek parlak olmamıştı. Efekt teknolojisinden faydalananan ve daha gerçekçi maymunlar yaratan Burton ve ekibi; iş derinlik yakalamaya, evrim teorisinden, varoluşumuza kadar çeşitli felsefi argümanları filme yedirmeye gelince sınıfta kalıyordu. Unutulmaz finalin değiştirilmesi -aynı etkinin yakalanması mümkün olmadığından- şüphesiz ki doğru bir karardı. Burton’ın final dışında kendi yorumunu katmakta zorlandığı Maymunlar Cehennemi, 7 film içinde en zayıf olanıydı. Serinin fanları olarak kayıtsız kalamasak da vasat bir iş olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.
Çok uzak bir gelecekte, maymunların hüküm sürdüğü post apokaliptik bir dünya tablosu çizen Pierre Boulle fantezisi ‘Le Planete des singes’, 1968’de Franklin J. Schaffner yönetmenliğinde yolu sinemayla kesişen romanlar kervanına katılıyor ve gişe başarısıyla türün makus talihini değiştiren, yeni uyarlamaların önünü açan filmlerin başını çekiyordu. 70’li yılların ilk yarısında gelen dört devam filmiyle zamanda yolculuğa çıkarak, evrim teorisine kendi penceresinden bakış atan, yeni sorular sorup, cevaplarının peşine takılan Maymunlar Cehennemi (Planet of the Apes) serüveni, 2001’de tatsız bir yeniden çevrimin ardından sinemadaki yolculuğuna yepyeni bir seriyle devam ediyor. Maymunlar Cehennemi: Başlangıç (Rise of the Planet of the Apes)’ın devam filmi Maymunlar Cehennemi: Şafak Vakti (Dawn of the Planet of the Apes)’nin 11 Temmuz’da vizyona girecek olması vesilesiyle serinin tüm filmlerini hatırlatmak istedim.
Maymunlar Cehennemi: Başlangıç (2011)
[youtube video_id=”fkIGpMe5SxI” width=”600″ height=”350″]
Maymunlar Cehennemi serisi; üç, dört ve beşinci bölümlerinde ilk filmin dünyasına nasıl ulaştığımız üzerine kafa yormuş ve bunu gelecekten gelen akıllı maymunlarla yani zaman yolculuğuyla açıklamayı denemişti. Maymunlar Cehennemi: Başlangıç’ta maymunlar ise Alzheimer hastalığı için bulunmaya çalışılan bir ilaç için denek oluyor ve beklenmeyen bir şekilde ALZ adı verilen ilaç maymunların beyin fonksiyonlarının artmasını sağlıyordu. Bu noktadan devam edersek Maymunlar Cehennemi: Başlangıç’ın maymunların yükselişini gerçekçi bir zemin üzerine inşa ettiğini ve ilk seriden ayrılıp kendi yolunu çizdiğini söylememiz gerekiyor. Ancak ilk seriyle bağını da koparmıyor. Tek zeki maymun bebeğin kurtulması fikrini üçüncü filmden, evrimin devrime dönüşmesini dördüncü filmden alan bu film, hareket yakalama tekniğini kullanarak ve görsel efektlerden de yararlanarak hikaye bazındaki gerçekçiliğini yaratıcı tasarımlarıyla da destekleyerek ilk film ardından serinin en sevilen filmi olmayı başarıyordu. Aksiyonun da hakkını veren Maymunlar Cehennemi: Başlangıç, yeni nesli de çabucak avucunun içine alıp devam filmlerini garantilemişti.
Serdar Durdu
131 yazı · Kendisini yazarak bulan bir sanat tutkunu, sinemaya yönetmen, janr ve sinema tarihinden bakmayı seven bir yazar. Biraz mükemmeliyetçi, azılı Kubrickçi.
Yazarın diğer yazılarını gör →