Casey Affleck Robert Redford’lı The Old Man And The Gun’da Yer Alacak
David Lowery’nin yönetmen koltuğunda oturduğu The Old Man And The Gun filminin yıldızı Robert Redford’a başrolde Casey Affleck eşlik edecek.
Bir süredir proje aşamasında olan The Old Man And The Gun, adının duyulduğu birkaç yıl öncesinden beri uykudaydı. Uyandırılan ve çekimler için hazırlıklarına başlanan yapımın kadrosunun temellerine devam ediliyor. 2013 yılında Robert Redford‘ın başı çekeceği söylenen filmden tekrar haber almamız zaman aldı ve 80 yaşındaki tecrübeli yıldıza başrolde Ben Affleck’in kardeşi Casey Affleck‘in eşlik edeceği duyuruldu. David Lowery‘nin yönettiği film, 2013’lü Ain’t Them Bodies Saints’ten sonra Lowery ve Affleck arasındaki ikinci işbirliği olacak.
Casey Affleck Robert Redford’lı The Old Man And The Gun’ın Kadrosuna Dahil Oldu

Lowery’nin senaristliğini de yaptığı ve yönetmenle daha önce Pete’s Dragon filminde işbirliği yapmış olan Redford’ın yapımcıları arasında yer aldığı proje, gerçek bir hikayeden besleniyor. 2003 yılında New Yorker’da David Grann tarafından kaleme alınan bir makale ile kendini duyuran hikaye, hayatı boyunca banka soygunculuğu yapan Forrest Tucker’ın etrafında dönüyor. Redford’ın hayat vereceği Tucker karakterinin hayatının bir dönemine odaklanacak olan yapımda, olayların merkezinde kendini bulan ve Affleck tarafından canlandırılan bir dedektif de bu polisiyenin baş karakterlerinden. Bir de her ne yaparsa yapsın Tucker’ı sevmekten vazgeçmeyen bir kadın!
Çekimlerine 2017 yılının baharında Ohio’da başlanacak olan film ile ilgili gelişmeleri paylaşmaya devam edeceğiz.
Kaynak: The Playlist
Zeynep Şentürk
179 yazı · 1987 yılında, en sevdiği mevsim olan sonbaharda doğdu. Üç kardeşin en büyüğü. Sokakta oynadı, deli gibi çizgifilm izledi, ilk olarak annesinin hediye ettiği masal kitaplarıyla okuma tutkusu başladı. Hayal kurar, resim yapar, psikolojiden anlar, modayı takip eder, Paulo Coelho ne yazsa okur, Jane Austen’ı takdir eder, sevdiği şiirleri ezberler. Yüksekte başı döner, derinlikten ürker, izlediği her korku filmi rüyasına girer. Boğaziçi Üniversitesi Mütercim-Tercümanlık mezunu, bol kahve tüketen bir beyaz yakalı olarak hayatına devam eder. Kitaplardan biraz başını kaldırınca devreye girer filmler. Önce uyarlamaların peşinden gider, sonra tavsiyelerden beslenir, en sonunda kıyıda köşede kalmışları ararken bulur kendini. Baktı yetmedi, bir de üretmek ister. “Belki bir gün kendi kısa filmimi çekerim.” diye geçirir içinden.
Yazarın diğer yazılarını gör →