· 4 dk okuma

Bir Andrey Tarkovski Başyapıtı: Ayna’dan İzler Taşıyan 5 Film!

Bir Andrey Tarkovski Başyapıtı: Ayna’dan İzler Taşıyan 5 Film!

 

“Kelimeler bazen tüm duygularımızı ifade etmeye yetmiyor. Çok sönük kalıyor.”

Varoluşa ve sanata olan bakışıyla sinema tarihine damga vuran usta isim Andrey Tarkovski, düşsel resimleri ve şiirsel diliyle umutlu ve hüzünlü duyguları katmanlı bir şekilde izleyiciye yansıtıyor. Sekiz filmlik muazzam bir filmografiye sahip olan Tarkovski, 1975 yılında çektiği Ayna – Zerkalo filminde yıllarca peşini bırakmayan huzurunu bozan çocukluk anılarına bağlamaktadır. Tarkovski’nin diliyle Mühürlenmiş Zaman’da tanımladığı Ayna; “Film, canımdan çok sevdiğim ve çok iyi tanıdığım insanların hayatlarını yeniden canlandırmak amacını taşıyordu. kendisi için değerli olan insanların hakkını ödeyemeyeceğini, kendisine gösterilen sevgiyi, verilen onca şeyi hiçbir zaman gereğince karşılayamayacağını düşünen bir insanın çektiği acıları anlatmak istiyordum. bu insan, onları yeterince sevmediğine inanıyor ve bu, onun için gerçekten acı veren, katlanılması zor bir düşünce… Ayna’da benden değil, bana yakın olan insanlara karşı duygularımdan, onlarla olan ilişkilerimden, hiç tükenmeyecek anlayışımdan, ama aynı zamanda da onlara karşı işlediğim ve hiçbir zaman düzeltemeyeceğimi düşündüğüm günahlarımdan ve başarısızlığımdan söz etmek istemiştim.”

Sinema dünyasında bir nevi görsel manifesto olarak anılan Ayna, Tarkovski’nin en önemli filmlerinden biri! Yönetmenin bugün özellikle 90 ve 2000 yapımı filmlerde büyük bir ilham olduğunu biliyoruz. Modern Rus Sineması’ndan Türkiye Sineması’na Tarkovski’den özellikle de Ayna’dan izler taşıyan filmlerden 5 tanesini derledik.

Bir Andrey Tarkovski Başyapıtı: Ayna’dan İzler Taşıyan 5 Film!

Mat I Syn – 1997

mat-i-syn-filmloverss

Aleksandr Sokurov, modern Rus sinemasında Tarkovski’nin önde gelen mirasçılardan biri olarak görülüyor. Özellikle de iki yönetmen arasında estetik paralellikler bolca kuruluyor… Senaryosu Yuri Arabov ile Sokurov tarafından yazılan Mat I Syn, bir anne ile oğlun birlikte geçirdikleri son günü konu ediniyor. Psikanalizin babası olarak bilinen Sigmund Freud’un dediği gibi, bir erkeğin hayatına giren ilk kadının annesi veya annesi konumundaki kadın olduğu gerçeği, filmde de karşımıza çıkıyor. Son gününü yaşayan hasta annesine bakan oğlun normal hayatını bozmaması ve sakin atmosferiyle dikkat çeken yapım, Sokurov’un kendi sinemasal diline sahip. İç dünyası Tarkovski’den ayrı olan Sokurov, bu filmde doğanın farkındalığı, aileyi, toprağı ve uzun planlar ile Ayna’yı anımsatıyor.

Mayıs Sıkıntısı – 1999

mayis-sikintisi-filmloverss

Tarkovskş sinemasından esinlenen sinemacılar arasında Nuri Bilge Ceylan da var. Özellikle görsel anlatımıyla çok fazla benzerlik kurulan Ceylan ve Tarkovsky sineması, Mayıs Sıkıntısı’nda gördüğümüz Ayna yansımalarıyla da ortaya çıkmaktadır. Aslında genel anlamda pek temalarını Tarkovski sinemasını andırdığını söyleyemeyeceğimiz Ceylan, Mayıs Sıkıntısı’nda doğa sesleri, çekim planları ve görsel anlatımıyla bize Ayna’yı hatırlatır. Kasabada bu mayıs, sanki eskiye göre daha sıcak, daha sıkıntılı. Ama herkes küçük dertleriyle, sürprizlere kapalı hayatlarıyla yine de huzurlu görünüyor. Ancak bu huzur, çocukluğunu geçirdiği bu kasabada bir film çekmeyi kafasına koymuş Muzaffer’in gelişiyle zedeleniyor. Muzaffer’in mekanları tespit etmek, oyuncuları seçmek amacıyla yanından hiç eksik etmediği küçük bir video kamerası vardır. Babası Emin, sonu gelmez sınır mücadelelerine girişmiş, avukatlara güvenmediği için kalın kanun kitapları arasında kaybolmuştur. Zira alt komşusuyla aralarındaki bahçe duvarı yüzünden bir anlaşmazlık çıkmış, yıllarca süren mahkemeler sonunda, mahkeme yine sınırın eski yerinden geçmesine karar vermiştir.

Vozvrashchenie – 2003

vozvrashchenie-filmloverss

2003 yapımı Rus filmi Vozvrashchenie, aynı yılın Venedik Film Festivali’nde büyük ödül olan Altın Aslan’ı kazandığından beri tüm dünyada adından en çok söz ettiren filmlerden biriydi. Andrei Zvyagintsev’in bu ilk uzun metrajlı filmi, estetik açıdan yönetmenin reklamcı kökenini yansıtıyor. Zvyagintsev, Sokurov kadar olmasa da Tarkovski ile sık sık konuşuluyor. Zvyagintsev’in ikinci filmi Izgnanie’de daha fazla Tarkovsky etkileri görülse de Vozvrashchenie, gerek konusuyla gerek de ele alış şekliyle Ayna’yı anımsatır. Film, anneleriyle birlikte yaşayan iki çocuğun ansızın babalarının çıkagelmesiyle başlayan çatışmayı konu ediniyor.

Süt – 2008

sut-filmloverss

Liseyi bitirdikten sonra üniversite sınavını kazanamayan Yusuf’un büyük bir tutku ile yazdığı şiirler, adını sanını kimsenin duymadığı bazı edebiyat dergilerinde yayınlanmaktadır. Ama ne şiirin ne de değeri günden güne düsen sütün Yusuf’a ve annesi Zehra’ya bir katkısı vardır. Yusuf, Zehra’nın kasabadaki istasyon şefi ile yasadığı gizli ilişkiyi keşfedince ne yapacağını şaşırır. Gelecek kaygısı, yaşanan hızlı değişim ve gençlikten yetişkinliğe adım atmanın acılarıyla baş etmenin yolunu bulabilecek midir? Semih Kaplanoğlu’nun sinemasında Tarkovski imzalı Ayna’dan esintilerin olduğu bilinmekte. Kaplanoğlu’nun Yusuf Üçlemesi’nin ikinci filmi Süt’te hem Ayna ile benzer kurduğu atmosfer ile doğrudan görsel göndermeler mevcut.

The Tree of Life – 2011

the-tree-of-liffe-filmloverssSinematografisiyle her zaman izleyiciyi büyülemeyi başaran Terrence Mallick’in etkileyici görüntülerle bezeli filmi The Tree of Life; kaderin varlığı, kendini bulmak ve hayatı, kararları sorgulamak üzerine bir hikayeyle karşımıza çıkıyor. Jack’in çocukluk yılları ile orta yaşlı halini bir düzlem dahilinde değil de farklı bir kurguyla sunduğu filmde; biz bahsettiğimiz kavramları geçmişte saklı olan hikayelerin içinde; bazen ise direkt Jack’in karakterinde bulmaya çalışıyoruz. Hayata ve aslında insanın kendine dair sordukları soruları, Mallick kendi evreninde öyle güzel cevaplar ve yarattığı karakterlere de filmde yer alan oyuncular öyle güzel hayat verir ki; film beyazperdeden çıkarak adeta hayatın kendisi oluverir. Otobiyografik unsurlara sahip çıkan bir aile öyküsünden yola çıkan ve var oluşu sorgulayan Tree of Life, hem görsel açıdan göndermelerle hem de tematik olarak benzerliklerle Tarkovski’nin başyapıtı Ayna’yı fazlasıyla anımsatır.

Kaynak: Sinema, 2012-12, syf: 83-87


Elif Barış

Elif Barış

586 yazı · 1991 yılının ilk saatlerinde İstanbul’da dünyaya geldi. Akademide siyaset bilimi, reelde sinema meraklısı. Dünyanın sadece sinemayla çok daha güzel olacağına inanıyor.

Yazarın diğer yazılarını gör →