Bastırılmış Cinselliğin Anlatının Derinlerine İşlediği 10 Başarılı Film!
İnsan doğası ve bir insan yaratısı olan sanat bir arada düşünüldüğünde, cinselliğin yer yer açıkça yansıtıldığını yer yer de üstü kapalı biçimlerde sezdirildiğini görmek mümkündür. Bu durum aslında tam olarak insanın yapısıyla da paralellik gösterir. İçinde yaşanılan toplumun ve belirlenen ahlak kurallarının da etkisiyle cinselliği özgürce yaşamak ve ve hissedilen cinsel dürtüleri baskılamak gibi seçenekler karşımıza çıkar. Cinselliğin baskılanması ise hem fiziksel hem de psikolojik olarak yıkıcı biçimlerde sonuçlanabilir. Elbette az gelişmiş toplumlarda baskılanan cinsellik ile bu listede yer alan filmlerde yaşanan bastırılmış cinselliği birebir karşılaştırmak çok da doğru olmayacaktır. Bu listede sizlere daha özgürleşmiş toplumların bastırılmış cinselliğini sunabiliyoruz.
Bastırılmış Cinselliğin Anlatının Derinlerine İşlediği 10 Başarılı Film!
Belle de Jour

“Ünlü bir cerrahla evli genç ve güzel Séverine, kocasına duyduğu aşka rağmen tensel haz arayışı içinde gündüzleri lüks bir randevu evinde seks işçisi, akşamları ise sevgi dolu bir eş olarak çifte yaşam sürdürmektedir. Ancak onun bu çifte yaşamı, beklenmedik bir karşılaşma sonrasında altüst olacaktır.”
Picnic at Hanging Rock

Rachel Roberts, Anne Louise Lambert ve Vivean Gray’in oynadığı Picnic at Hanging Rock, ayrıca müzikleriyle de önplana çıkan bir film. David Lynch filmleri tadında gizemleri çözmeyi seven izleyiciler için filmde bir grup kızın kaybolmasının ardındaki gizemi çözmeye çalışmak da keyifli bir hal alıyor.
Taxi Driver

Yapılacak birçok film listesinde görebileceğiniz belli başlı filmler vardır. Bunlardan biri de hiç şüphesiz sinema tarihinin efsanevi filmlerinden biri olan Martin Scorsese imzalı Taxi Driver. Robert de Niro’nun kültleşen ayna sahnesiyle de hafızalarımıza kazınan Taxi Driver, iletişimi zayıf ve içe kapanık bir karakterin aşk olarak tanımladığı cinsel dürtülerini giderme çabalarını izlediğimiz bir yapım olarak görülebilir.
Carrie

Türkçeye Günah Tohumu olarak çevrilen Carrie, Stephen King’in ilk romanı olan Carrie’den uyarlanmış. Carrie’yi sinemayla buluşturan usta isim ise Brian de Palma. Telekinetik güçlere sahip genç bir kızın annesinin dini baskıları sonucu gücünün önüne geçememesini konu edinen film, en iyi korku filmlerinden biri olarak kabul edilir.
Black Narcissus

Powel ve Pressburger ikilisi tarafından sinemaya kazandırılan başarılı bir film olan Black Narcissusda 5 rahibenin Himalayaların eteklerinde yaşadığı ve Clodagh adlı karakterin liderlik ettiği bir düzen görürüz. O bölgenin memuru olan Dean’in de desteklediği okul ve hastane projeleri tuhaf ve saplantılı durumların meydana gelmesi sebebiyle gerçekleştirilmesi zor bir duruma girer.
Repulsion

Roman Polanski’nin yönetmenlik koltuğunda oturduğu yapım, evli bir adamla ilişki yaşayan Carol’ın dengesizleşen ruhsal dünyasını Catherine Deneuve’un tarihe geçen performansıyla izleyiciye sunuyor.
The Piano Teacher

Film, Viyana konservatuarında piyano öğretmenliği yapan ve kırk yaşını aşmasına rağmen otoriter korumacı annesiyle birlikte yaşayan Erika Kohut’un ekseninde aşkın ve cinselliğin boyutlarını Schubert ve Bach gibi klasik müziğin büyük ustalarının eserleri eşliğinde anlatıyor. Erika’nın genç ve yakışıklı öğrencisi Walter’ın çekimine kapılarak hayatı boyunca bastırdığı tehlikesi arzuların kölesi olmasını izlerken; aynı zamanda da annesi tarafından yıllardır sürdürülen psikolojik baskılarla örülen dugusal duvarların bir anda yıkılmasına şahit oluruz. Kışkırtıcı ve tabu yıkıcı filmleriyle tanıdığımız usta yönetmen Michael Haneke’nin başyapıtı niteliğinde sayılan The Piano Teacher, Cannes Film Festivali başta olmak üzere birçok festivalden ödülle ayrılmıştır.
Swimming Pool

François Ozon’un çektiği ilk İngilizce film olarak da hafızalarda yer edinen Swimming Pool, Charlotte Rampling ve Ludivine Sagnier’i bir araya getiren gerilim dolu bir öykü sunar izleyicisine. İki kadının paralel değişim ve gelişimini izlediğimiz film, Ozon’un kamerasının estetiğiyle buluşarak keyifli bir seyre dönüşüyor.
A Dangerous Method

Farklı tarzıyla tanınan ve dikkatleri çeken David Cronenberg’in filmi A Dangerous Method, senaryoyu da yazan Christopher Hampton’ın The Talking Cure adlı oyunundan beyazperdeye uyarlandı. 1904 yılında geçen film, psikolojinin iki büyük öncüsü Sigmund Freud ile öğrencisi Carl Jung’un ilişkisini anlatıyor. Yanı sıra Sabina’nın o dönemde histerik olarak tanımlanan tavırlarının altında yatan sorunun bastırılmış cinsellik olması masayay yatırılıyor. Filmin oyuncu kadrosunda ise Viggo Mortensen, Keira Knightley ve Michael Fassbender yer alıyor.
Black Swan

Kuğu Gölü Balesi’ni sahneye koymaya hazırlanan bale yönetmeni Thomas Leroy, bu yeni sezonda Beyaz Kuğu’yu canlandıran baş balerini değiştirmeye karar vereceğini ve bu rol için aklındaki ilk kişinin Nina olduğunu dile getirir. Fakat Leroy masum, zarif ve saf Beyaz Kuğu ile kötülüğün, şehvetin, hırsların temsilcisi olan Siyah Kuğu’yu aynı kişinin canlandırmasını istemektedir. Nina bu iki rolü de başarabilmek için elinden gelen her şeyi yapmaya hazırdır; fakat bir rakibi vardır ve o da Leroy’u etkilemeyi başarmıştır. Beyaz Kuğu’yu harika bir biçimde sahneye koyan Nina elinden gelen her şeyi yapmasına rağmen içindeki Siyah Kuğu’yu ortaya çıkaramıyordur. Lily ise Siyah Kuğu performansında Nina’nın çok önündedir. İki genç ve yetenekli balerin arasındaki rekabet dostluğa ve şehvete doğru evrilirken Nina da kendi karanlık tarafıyla yüzleşmeye başlayacaktır.
Ecem Şen
675 yazı
Yazarın diğer yazılarını gör →