Başka Sinema’nın Mart Filmleri Belli Oldu
Bağımsız filmlerin dağıtıcısı M3 Film ve Kariyo & Ababay Vakfı işbirliğiyle hayata geçirilen Başka Sinema’nın Mart filmleri belli oldu.
11 Mart
Hasret: Sehnsucht / Hasret

Yönetmenliğini Ben Hopkins‘in üstlendiği Hasret / Yearning; günden karanlığa, yaşayan şehirden geçmişin şehrine doğru geçerken İstanbul’un birçok yönüne de değiniyor: Eski mahallelerin yıkılması ve yenilenmesi, göçmen işçiler, hükümete karşı direniş, şehirde yaşayan çok çeşitli dinler ve topluluklar, İstanbul’un tuhaf derecede melankolik özü. Filmin konusu ise şöyle:
Almanya’da, pek de izlenmeyen bir televizyon kanalı, belgesel çekmeleri için ufak bir film ekibini İstanbul’a gönderir. Ekip, şehre ayak bastıkları andan itibaren röportajlara başlar. İstanbul’un çeşitli mahallelerini gezip, oranın enteresan sakinlerini tanırlar: Kediler medeniyetinden bahseden tarihçi, meczup ve aşıklar kahvesinin sufi derviş sahibi, Ermeni gazeteci, Alevi Komünist, tarikatten bir Müslüman, her şeyi çözmüş çaycı…
Bir gün yönetmen montaj odasındayken, izlediği görüntülerde, çekim yaptıkları sırada orada olmayan suretler, gölgeler fark eder: Kamera, hayaletleri mi yakalıyordur? Bu fikir onda bir takıntı haline gelir. Kasıtlı olarak daha tenha, karanlık yerlerde daha fazla hayalet bulma umuduyla çekim yaptırır. Bu takıntıya dayanamayan ekip, geri döner. Tek başına kalır.
Yönetmen gün ışığından karanlığa, günümüzden eskiye sürüklendikçe, İstanbul’un da görünüşü değişir. Kentsel dönüştürülen, yıkılan mahalleler, kaçak göçmen işçiler, hükümet karşıtları, farklı din ve cemaatler ve İstanbul’un özelliği; eşsiz bir hüzün.
Filmin eleştirisini okumak için tıklayınız…
18 Mart
A Perfect Day / Mükemmel Bir Gün

Amador, Princesas ve beş dalda Goya Ödüllü Mondays in the Sun filmlerinin yönetmeni Fernando León de Aranoa‘nın merakla beklenen yeni filmi A Perfect Day, çatışma bölgesindeki bölünmüş bir toplumun su kaynağını kurtarmak için zamana karşı yarışan beş yardım görevlisini konu alıyor. Filmin dev oyuncu kadrosu; Akademi Ödüllü oyuncular Benicio Del Toro ve Tim Robbins, The Zero Theorem’den Melanie Thierry ve Quantum of Solace’tan Olga Kurylenko gibi isimlerden oluşuyor. Prömiyerini Cannes’da “Director’s Fortnight” (Yönetmenlerin 15 Günü) bölümünde yapan filmin konusu ise şöyle:
Yıl 1995, Balkanlar’da savaş günleri… Gönüllü yardım ekibi, su kaynaklarını kirleten bir koca cesedi bir koca kuyudan çıkarmaya uğraşırlar. Tek engelleri ise ceset değil, mantıksızlıktır. Yaşanan talihsizlikler, her yerden çıkan bürokrasi, komik tesadüfler ile bu tanıdık manzarada seyirciyi mizah, dram, rutin, tehlike ve umut karşılıyor.
25 Mart
Innocence of Memories / Hatıraların Masumiyeti

Masumiyet Müzesi’nden esinlenen ve Orhan Pamuk’un yeni metinlerle katıldığı ve Grant Gee‘nin yönetmenliğini üstlendiği film, gerçekle hayal, yazarla şehir arasındaki ilişkileri biraz şiir, biraz aşk mektubu, biraz belgesel, kısaca bambaşka bir görsel tecrübe halinde irdeliyor. Hatıraların Masumiyeti, yalnızca bir edebiyat şaheseri değil aynı zamanda yedinci sanatı da besleyen hayal ürünü ama gerçek bir müze.
Orhan Pamuk, 28 Nisan 2012’de İstanbul’da, 29 Ağustos 2009’da yazdığı Masumiyet Müzesi romanı ile aynı adı taşıyan bir müze açar. Türkiye’de en çok okunanlar arasına giren roman, 1975 ile 1984 yılları arasında İstanbul’da, varlıklı bir iş adamı olan Kemal ve onun kuzeni genç ve yoksul Füsun’un arasındaki unutulmaz ve hazin aşkı anlatıyor. Masumiyet Müzesi ise bu unutulmaz aşkın ve İstanbul’un, parçalarına dokunabildiğimiz, onları hissedebildiğimiz rüyaların gerçeğe dönüştüğü hayali ama gerçek bir müze. Müzenin içindeki eşyalar, romana konu olan ve 1970’lerin İstanbul’unda yaşanmış talihsiz aşkın izlerini taşıyor… Film, eşyalardan hareketle şehrin büyülü kimyası, manzarası ve aşk hikayelerine doğru bizi eşsiz bir yolculuğa çıkarıyor.
FilmLoverss
7890 yazı · Filmloverss.com Editör Hesabı
Yazarın diğer yazılarını gör →