Aralık Ayında Vizyona Girecek Filmler
Aralık ayı vizyon takvimi, birbirinden heyecanlı pek çok film ile sinemaseverleri karşılamaya hazırlanıyor. Aralık ayında toplam 27 filmin vizyona girmesi bekleniyor.
Justin Kurzel’in yönetmenliğini üstlendiği, Michael Fassbender ve Marion Cotillard’ın açgözlülüklerine ve hırslarına malup olduğu Macbeth, gerçek bir hikayeden uyarlanan Julianne Moore’lu Freeheld, genç yaşta hayatını kaybeden James Dean’e ithafen çekilen Life, Steve Jobs’ın hayatını konu alan Steve Jobs, James McAvoy ve Daniel Radcliffe’in başrollerini paylaştığı Victor Frankenstein, Joe Wright’ın bir çocuk edebiyatı klasiği olan Peter Pan uyarlaması Hugh Jackman’lı Pan, dört gözle beklediğimiz ve J.J. Abrams‘ın yönetmen koltuğuna oturduğu Star Wars: The Force Awakens, meme kanseriyle mücadele eden işsiz bir öğretmen olarak izleyeceğimiz Penélope Cruz‘lu Ma Ma, Çağan Irmak imzalı Nadide Hayat, Yorgos Lanthimos’un bekar olmanın yasa dışı olduğu distopik bir geleceği ele aldığı The Lobster, Aralık ayı vizyon takviminin en dikkat çeken filmleri olarak öne çıkıyor.
Aralık Ayında Başka Sinema Yine Dopdolu!
34. İstanbul Festivali kapsamında sinemaseverlerle buluşan Tolga Karaçelik imzalı Sarmaşık, üst üste 7 kez kazandığı Fransa Bisiklet Turu şampiyonluğuyla dünyaca ünlü bir efsaneye dönüşen ve yıllar sonra doping kullandığını itiraf eden Lance Armstrong‘un skandallarla dolu gerçek öyküsü The Program / Son Efsane, Julie Delpy’nin hem yönetmen, hem senarist, hem de başrol olarak yer aldığı Lolo, Özcan Alper‘in Sonbahar ve Gelecek Uzun Sürer‘den sonra üçüncü kez yönetmen koltuğuna oturduğu Rüzgarın Hatıraları da Aralık ayında Başka Sinema vasıtasıyla beyazperdedeki yerini alıyor.
Ocak ayında tekrar görüşmek dileğiyle!
4 Aralık
Macbeth

William Shakespeare‘in ünlü tragedyalarından olan ve defalarca beyazperdeye uyarlanan Macbeth, Justin Kurzel‘in yönetmenliğiyle bir kez daha beyazperdeye geliyor. Başrollerini başarılı iki oyuncu Michael Fassbender ile Marion Cotillard‘ın paylaştığı Macbeth, 68. Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye adayı olarak prömiyerini yapmış ve ayakta alkışlanarak büyük bir beğeni kazanmıştı. Michael Fassbender filmde Macbeth karakterine hayat verirken, Marion Cotillard ise Macbeth’in eşi Lady Macbeth ile sinemaseverlerin karşısına çıkacak. Ayrıca filmin güçlü oyuncu kadrosunda Sean Harris, Paddy Considine, Elizabeth Debicki, David Thewlis ve Jack Reynor gibi oyuncular da yer alıyor. Filmin senaryosu ise Jacob Koskoff, Todd Louiso ve Michael Lesslie tarafından kaleme alındı. Filmin resmi sinopsisi ise şöyle:
Shakespeare’in en önemli eserlerinden birinin başkahramanı olan Macbeth, karısının ihtirasları ve engelleyemediği hırsının etkisiyle, Kral Duncan’ı öldürerek tahta geçer. Eline geçen güçle gitgide yalnızlaşan yeni kral, iktidarına engel gördüğü herkesi ortadan kaldırmaya kararlıdır.
Freeheld / Aşka Özgürlük

Julianne Moore, performansı ile En İyi Kadın Oyuncu Oscarı’nı kazandığı Still Alice‘ten sonra bir kez daha gerçek bir hikayeden beyazperdeye uyarlanan bir filmin başrolünde yer alıyor. Filmin başrolünde Moore’a Juno‘daki performansı ile En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ına aday olan Ellen Page eşlik ediyor. 2010’dan bu yana proje aşamasında olan Freeheld, Cynthia Wade‘in aynı isimli En İyi Kısa Belgesel Oscar’ı ödüllü belgeseline dayanıyor.
Freeheld, New Jersey Polis Merkezinde dedektif olarak görev alan Laurel Hester ve hayat arkadaşı Stacie Andree‘nin gerçek hikayesini konu alıyor. Film, tedavi edilemez akciğer kanseri olduğunu öğrenen Laurel Hester’ın hayat arkadaşının emeklilik ödemesinden yararlanabilmesi için devlete karşı verdiği eşit hak mücadelesine odaklanıyor.
Life

Sinema kariyerine 70’lerin ünlü punk gruplarından Joy Division’ın vokali Ian Curtis‘in hazmetmesi güç hayat hikayesini anlatan Control ile başlayan Anton Corbijn, dördüncü uzun metraj filminde yine genç yaşta hayatını kaybetmiş, başka bir ikonun hayatını anlatıyor. Film, henüz ününe kavuşmamış olduğu zamanlarda James Dean‘in fotoğraflarını çekmesi için görevlendirilen Life Dergisi fotoğrafçısı Dennis Stock ile Dean arasındaki ilişkiyi konu alıyor. Filmde James Dean’i Dane DeHaan, Dennis Stock’u ise Robert Pattison canlandırıyor. Filmin konusu ise şöyle:
Corbijn’in A Most Wanted Man’dan sonraki ilk filmi Life, bir fotoğrafçı ve fotoğrafçının konusu arasındaki sektörün içinde olmayan insanların anlamakta güçlük çekeceği karmaşık ve farklı ilişkiyi ele alıyor. Corbijn’in eski mesleğine bir saygı duruşunda bulunmak amacıyla film, fotoğrafçının gözünden anlatılıyor. Life Dergisi fotoğrafçısı Dennis Stock (Pattison), James Dean’le tanışır ve Dean’in fotoğraflarını çeker. Bunlar daha sonra ünlü oyuncunun en çok bilinen fotoğrafları olacaktır.
Sarmaşık

34. İstanbul Festivali kapsamında sinemaseverlerle buluşan Tolga Karaçelik imzalı Sarmaşık, dünya prömiyerini 2015 Sundance Film Festivali’nde gerçekleştirmiş ve İngiltere’nin East End Film Festivali’nde En İyi Film ödülünü kucaklamştı.
Tolga Karaçelik’in yazıp yönettiği Sarmaşık; bir armatörün iflas edip ortadan kaybolmasının ardından, deniz hukuku gereği gemide kalmak zorunda olan ve hiçbir yere gidemeyen beş gemici ile bir kaptanın arasındaki hiyerarşik mücadeleyi anlatıyor. Filmde yer alan Nadir Sarıbacak, Kadir Çermik, Hakan Karsak, Özgür Emre Yıldırım, Osman Alkaş, Seyithan Özdemir de performanslarıyl
Sarmaşık’ın eleştirisini okumak için tıklayınız.
Düğün Dernek 2: Sünnet
El cadaver de Anna Fritz / Ölüm ve Ötesi
11 Aralık
Steve Jobs

2009 yılında Slumdog Millionaire ile En İyi Yönetmen Oscarı’nın sahibi olan Danny Boyle, bu yılın ödül sezonuna yeni biyografik filmi Steve Jobs ile damga vuracak gibi gözüküyor. Scott Rudin‘in yapımcılığını üstlendiği film, Amerikalı yazar Walter Isaacson‘ın 2011 yılında yayımladığı Steve Jobs adlı biyografiden beyazperdeye uyarlandı. Filmin senaryosu ise, 2010 yılında Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg‘in hayatını konu alan Social Network filminin de senaristliğini üstlenen Aaron Sorkin‘in imzasını taşıyor.
Başrolünde Steve Jobs olarak Michael Fassbender‘ı izlediğimiz filmin oyuncu kadrosunda ayrıca Seth Rogen, Kate Winslet, Jeff Daniels, Katherine Waterston ve Michael Stuhlbarg gibi isimler yer alıyor.
Victor Frankenstein

İskoç yönetmen Paul McGuigan‘ın yönettiği filmde James McAvoy, filme de adını veren Victor von Frankenstein’a hayat verirken, Daniel Radcliffe ise Frankenstein’ın yardımcısı Igor rolünde karşımıza çıkacak. Victor Frankenstein, Daniel Radcliffe’in canlandırdığı Igor karakterinin bakış açısından anlatılacak. Igor’un orijinal romanda olmamasına rağmen 1931 yapımı Frankenstein filminde yer alan ve popüler kültür etkisiyle yaratılan Fritz karakterinin yeniden yaratılmış hali olduğunu da yeniden hatırlatalım. Chronicle filminin senaristi Max Landis‘in senaryosunu yazdığı filmin resmi sinopsisi ise şu şekilde;
Victor Frankenstein (James McAvoy) ve çok güvendiği asistanı Igor (Daniel Radcliffe), insanlığa yardım hedefiyle giriştikleri çalışmaya o kadar büyük bir tutkuyla bağlanıyorlar ki, sonunda Victor’un bu tutkusu adeta bir deliliğe dönüşüyor. Sonrasında ise, yarattığı canavarı öylece ortaya bırakıyor. Fakat, bu canavar, yoluna kim çıkan herkese tahminlerin ötesinde bir korku salacak.
Pan

Filmografisinde Pride & Prejudice (2005) ve Anna Karenina (2012) gibi edebiyat klasikleri başta olmak üzere Atonement (2007) ve The Soloist (2009) gibi önemli edebiyat eserlerinin de uyarlaması bulunan ABD’li yönetmen Joe Wright şimdi de bir çocuk edebiyatı klasiği olan Peter Pan uyarlaması Pan‘in yönetmen koltuğuna oturdu. Daha önceleri pek çok kez beyazperdeye uyarlanan Peter Pan, bu uyarlamada farklı bir hikâyeye tanıklık edecek. Karakterin Peter Pan olmadan önceki dönemini anlatan Pan‘da, bu süreç içerisinde karakterin bildiğimiz kahramana dönüşünü izleyeceğiz. Seyircisini büyülü bir Harikalar Diyarına götürecek olan Pan’in yeni fragmanı da filmin özellikle vadettiği güçlü görsel şöleni doğrular nitelikte.
Jason Fuchs‘in, Peter Pan’in yaratıcısı J.M. Barrie‘nin eserinden senaryolaştırdığı Pan‘ın oyuncu kadrosu bir hayli güçlü isimlerden oluşuyor. Minik kahramanımız Peter Pan’i genç oyuncu Levi Miller, Kara Sakal’ı Hugh Jackman, Kaptan Hook’u Garrett Hedlund, Tiger Lily’yi ise Rooney Mara canlandıracak. Amanda Seyfried, Paul Kaye, Cara Delevingne, Adeel Akhtar gibi başarılı isimler ise filmde önemli rollerde karşımıza çıkacak.
Rüzgarın Hatıraları

Özcan Alper‘in Sonbahar ve Gelecek Uzun Sürer‘den sonra üçüncü kez yönetmen koltuğuna oturduğu Rüzgarın Hatıraları aşk ve ölüm teması üzerine kurulu sınırda geçen bir hikaye. Senaryosunu Alper’in Ahmet Büke ile kaleme aldığı Rüzgarın Hatıraları’nda Onur Saylak, Sofya Khandemirova, Mustafa Uğurlu, Tuba Büyüküstün gibi ünlü isimler yer alıyor.
Çekimleri İstanbul, Artvin ve Batum’da gerçekleştirilen film; çevirmen ve ressam Aram’ın, İkinci Dünya Savaşı döneminde, siyasi nedenlerle hayatını kurtarmak için İstanbul’dan kaçışını konu alıyor. Karadeniz’de Sovyet-Gürcistan sınırındaki bir orman köyünde sıkışıp kalan Aram için bu kaçış, çocukluğuna dair kayıp bir zamanın izlerini aramaya dönüşüyor. Dönemin siyasi ve kültürel atmosferi içinde; aşk, zaman, ölüm, sürgünlük, yurt, sınırlar, özgürlük ve yüzleşme temaları, belleğin geri dönüşü olmayan karanlık koridorlarına açılan kapılar olarak beliriyor Rüzgarın Hatıraları’nda.
Azap
Frog Kingdom
17 Aralık
Star Wars: The Force Awakens / Star Wars: Bölüm VII – Güç Uyanıyor

İzlemeyi dört gözle beklediğimiz, J.J. Abrams‘ın yönetmen koltuğuna oturduğu Star Wars: Bölüm VII Güç Uyanıyor her geçen gün merakımızı depreştirip yüreğimizi hoplatıyor. Efsanenin orijinal kadrosundaki Harrison Ford, Carrie Fisher, Mark Hamill ve C-3PO ile R2D2 ikilisinin de yer aldığı bu yeni üçlemenin ilk filmini Lucasfilm ve The Walt Disney Company işbirliğinde beyazperdede izleyeceğiz.
Oyuncu kadrosunda Adam Driver, Daisy Ridley, John Boyega, Oscar Isaac, Lupita Nyong’o, Andy Serkis, Domhnall Gleeson, Anthony Daniels, Peter Mayhew ve Max Von Sydow‘un yer aldığı Star Wars: The Force Awakens‘ın senaryosu ise J.J. Abrams, Lawrence Kasdan ve Michael Arndt birlikteliğinde kaleme alındı.
18 Aralık
Ma Ma

Son olarak 2013 yılında Pedro Almodóvar‘ın Los Amantes Pasajeros ve aynı yıl Ridley Scott‘ın The Counselor filmlerinde karşımıza çıkan başarılı oyuncu Penélope Cruz yeni bir dram filmi Ma Ma ile beyazperdeye geri dönüyor. Filmi günümüz İspanyol sinemasının önemli yönetmenlerinden biri olan Julio Medem kaleme aldı ve yönetti. Ma Ma; Sex and Lucia (2001), The Lovers of The Arctic Circle (1998), Tierra (1996), The Red Squirrel (1993) gibi güçlü filmleriyle İspanyol sinemasında kendisine sarsılmaz bir yer edinen Medem’in Penélope Cruz‘la çalıştığı ilk film oldu. Aynı zamanda ikili filmin yapımcılığını da birlikte üstlendi. Böylece usta oyuncu ilk kez yapımcılık deneyimini Ma Ma ile edinmiş oldu.
Magda adında meme kanseriyle mücadele eden işsiz bir öğretmen olarak izleyeceğimiz Penélope Cruz‘un yanı sıra filmin oyuncu kadrosunda 2014 yapımı Musarañas‘ta rol alan Asier Etxeandia ve 2011 yapımı Sleep Tight‘ta izlediğimiz Luis Tosar gibi isimler yer alıyor. Filmin müziklerini ise Oscar adaylığı bulunan besteci Alberto Iglesias yazacak.
Lolo

Romantik filmlerin unutulmaz aktrisi Julie Delpy bu sefer hem yönetmen, hem senarist, hem de başrol olarak yer aldığı Lolo ile sinemaseverleri büyülüyor. Başrollerinde Julie Delpy, Dany Boon, Vincent Lacoste, Karin Viard‘ın yer aldığı filmin senaryosunu da Delpy ile birlikte kaleme alan isim Eugénie Grandval. Filmin konusu ise şöyle:
Violette, 40 yaşında, hayatını moda sektörüne adamış başarılı bir kadındır. Yıllar boyunca farklı farklı sebeplerden dolayı uzun soluklu bir ilişkisi olamayan Violette, tatil için gittiği spa tesisinde şans eseri, bir bilgisayar dahisi olan Jean-René ile tanıştığında en sonunda aradığını bulur. Jean-René moda dünyasından ve Violette’in alışık olduğundan çok daha farklı biri olmasına rağmen, ikilinin arasında inkar edilemez bir kimya vardır. Ancak ilişkilerinin ciddiye binmesiyle Jean-René’nin aşması gereken bir engel daha vardır; Violette’in bir tanecik oğlu Lolo… Dışarıdan çok tatlı ve ilgili gözükmesine rağmen Lolo, Jean-René’yi bir türlü sevemez ve annesine layık bulmadığı bu adamı uzaklaştırmak için gizli bir harekat başlatır.
Nadide Hayat

2001 yılında ilk uzun metrajı Bana Şans Dile ile sinema dünyasına adım atan Çağan Irmak; Mustafa Hakkında Herşey, Babam ve Oğlum, Issız Adam gibi filmlerle sinemaseverlerin gönlünde taht kurmayı başardı. Son olarak geçtiğimiz sene Hümeyra, Mehmet Günsür ve Farah Zeynep Abdullah‘ın başrollerinde yer aldığı Unutursam Fısılda ile beyazperdede yer alan Çağan Irmak, yeni filmi Nadide Hayat‘ın vizyona girmesi için gün sayıyor.
Bugüne kadar canlandırdığı tüm karakterlerle 7’den 77’ye herkesi mest eden, her karakteri bir fenomene dönüşen Demet Akbağ, başrolünde yer aldığı Nadide Hayat filmi vesilesiyle Çağan Irmak ile ilk kez bir araya geliyor. Son filmleri Eyvah Eyvah 3, Kış Uykusu ve Niyazi Gül Dörtnala‘da birbirine hiç benzemeyen üç karakterle karşımıza çıkan Akbağ, bu kez Nadide Hayat’ta üç ayrı Nadide olarak kamera karşısına geçiyor.
Çağan Irmak imzalı Nadide Hayat’ın hikayesi, bir ev hanımının eşini kaybettikten sonra hayatını değiştirmesinin ve gençlik hatalarını telafi etmek adına çıktığı yolculuğun etrafında dönüyor. Filmde Demet Akbağ’a Yetkin Dikinciler eşlik ederken, oyuncu kadrosunda Sevil Akı, Batuhan Begimgil, Çisem Çancı, Efecan Şenolsun, Irmak Örnek, Ümit Erlim, Gizem Erdem, Sadi Celil Cengiz ve Burak Can gibi isimler de bulunuyor.
Love the Coopers / Mutlu Yıllar
Skammerens Datter / Kahin’in Kızı
Gassal
Çılgın Dostlar 4: Korkak Kahraman
25 Aralık
The Lobster

Yorgos Lanthimos, Dogtooh (2009) ve Alps (2011)’in ardından bu kez 2015’in merakla beklenen filmlerinden The Lobster ile sinemaseverlerle buluşuyor. İlk gösterimini yaptığı Cannes Film Festivali’nde izleyenleri şaşkına çeviren ve 14. Filmekimi’nin bu yıl en çok izlenen filmlerinden biri olan The Lobster; bekar olmanın yasa dışı olduğu distopik bir geleceği, orijinal senaryosu ve büyüleyici görselliğiyle beyazperdeye yansıtıyor. Kubrick-vari bir yapım olarak değerlendirebileceğimiz The Lobster’ın bütününe ve özellikle sinematografisine oldukça değişik bir tarz hakim. Kubrick filmlerine benzer şekilde, olaylar çok garip bir dünyada geçmesine rağmen The Lobster yine çok doğal, yine çok gerçekçi bir yolda ilerliyor. Kimi zaman rahatsız edici, kimi zaman ise komik bir atmosfere bürünen filme Colin Farrell, Rachel Weisz, Ben Whishaw, Léa Seydoux ve John C. Reilly‘nin de performansları eklenenince, The Lobster bambaşka bir pencereden bakıyor hayatımıza.
Filmde karısı tarafından terk edilen David, kendisi gibi bekar insanların eş bulmak üzere yerleştiği bir otelde kalmaya başlar. Ruh eşini bulması için 45 günü vardır ve eğer bunu başaramazsa seçeceği bir hayvana dönüştürülecektir. Otelin absürt kuralları, aynı kaderi paylaştığı insanların kara mizah dolu halleri ve ceza olarak sürüleceği ormandaki asilerin korkusu bir araya gelince çaresiz kalan David, düzene ayak direyerek yılın en özgün filmine imza atacak hikayesini baştan yazmaya karar verir.
Filmin eleştirisini okumak için tıklayınız…
The Program / Son Efsane

Usta yönetmen Stephen Frears imzalı Son Efsane / The Program, üst üste 7 kez kazandığı Fransa Bisiklet Turu şampiyonluğuyla dünyaca ünlü bir efsaneye dönüşen ve yıllar sonra doping kullandığını itiraf eden Lance Armstrong‘un skandallarla dolu gerçek öyküsünü anlatıyor.
Spor yazarı David Walsh, Armstrong’un Tour de France başarısının sebebinin doping olduğuna inanmakta ve bu yalanı ortaya çıkarmak için araştırma yapmaktadır. Kanseri yendikten sonra kazandığı tarihi başarılar ile kahramana dönüşen, son yılların en popüler figürlerinden biri olan Armstrong’un şöhret basamaklarındaki yükselişini ve düşüşünü anlatan filmin senaryosunu Trainspotting’in senaristi John Hodge, yapımcılığını ise Philomena ve The Theory of Everything’in yapımcıları üstleniyor. Armstrong’u Ben Foster‘ın canlandırdığı filmde Chris O’Dowd, Guillaume Canet ve Dustin Hoffman da rol alıyor.
Point Break
Keanu Reeves‘in ve Patrick Swayze‘in 1991 yılında çevirdikleri orjinal Point Break, o dönem oldukça başarılı bulunmuş ve unutulmaz aksiyon sahneleriyle adından epey söz ettirmişti. 2015 yapımı yeniden çevriminde, yine heyecanlı atlayışların ve kovalamacaların bol olduğu bir aksiyon izleyiciye sunuluyor. Filmin yönetmen koltuğunda Ericson Core, başrollerinde ise Luke Bracey, Edgar Ramirez ve Teresa Palmer yer alıyor.
Hızlı, yüksek adrenalinli, aksiyon dolu ve heyecanlı “Point Break”de, genç FBI ajanı Johnny Utah (Luke Bracey), karizmatik lider Bodhi tarafından idare edilen ve elit sporculardan oluşturulmuş hırsızlık çetesine sızar. Bu sporcuların, son derece sıra dışı yöntemlerle birçok suç işlediklerinden şüphelenilmektedir. Utah gizli kimliği ile, hayatını tehlikeye atarak, bu suç mimarlarına olan güçlü bağını kanıtlamak için mücadele eder. Bu aksiyon dolu macera sahnelerinde dünyanın en iyi surf, kanatlı tulum, snowboard, serbest tırmanış ve hız motorsikleti sporcuları yer alıyor.
Delibal
Ertuğrul 1890
Barcelona’da Bir Yılbaşı Gecesi
FilmLoverss
7890 yazı · Filmloverss.com Editör Hesabı
Yazarın diğer yazılarını gör →