· 7 dk okuma

American Beauty Hakkında Mutlaka Bilinmesi Gereken 15 Detay!

American Beauty Hakkında Mutlaka Bilinmesi Gereken 15 Detay!

Sam Mendes imzalı 1999 yapımı beş Oscar Ödüllü American Beauty, hem vizyona girdiği döneme damgasını vurması hem de bugün bile hâlâ izlenebiliyor olmasıyla orta yaş bunalımındaki bir adam ve ailesi vesilesiyle Amerikan toplumunun modern aile yaşantısı içerisindeki çöküntüleri, yozlaşmayı ve iletişimsizliği gözler önüne seriyor. İçinde barındırdığı pek çok metafor ve psikanaliz yorumlarla da Amerikan Rüyasına eleştirel bir bakış açısı sunan American Beauty, aynı zamanda Thomas Newman imzalı soundtrackleriyle de başarısını katmerleyerek kült filmler arasındaki yerini almıştır. Biz de sizler için bu unutulmaz film hakkında bilinmesi gereken detayları listeledik.

Hazırlayanlar: Emre Serbes ve Melike Ölker

American Beauty Hakkında Mutlaka Bilinmesi Gereken 15 Detay!

1- Gül Metaforu

american-beauty-digital-painting

Filmin isminde geçen American Beauty (Amerikan Güzeli) bir gül türüne göndermedir. Güzel ve çekici bir görünüme sahip olan bu gül türünün dalları ve köklerinin altı çürümeye eğilimlidir. Bu yüzden de filmin sloganı olan “yakından bak…” izleyiciye banliyödeki bu mükemmel yaşamın göründüğü gibi olmadığını, derinlerde bir yerlerde bozukluğuna şahit olacağını anlatır. Gül sembolünü film boyunca tekrar ve tekrar görürüz. Lester, Angela’yı gül yaprakları ile çevrelenmiş ve çıplak bir şekilde hayal eder. Bu sahnede gül, Lester’ın arzularını betimler. Carolyn ile ilişkisine bakarsak burada da gül “banliyö başarısının yüzü” olarak sembolleştirilir. Burnham’ların evindeki neredeyse her sahnede gördüğümüz güller ise “kasvetli ve çirkin gerçekliği örten bir maske”dir. “Güllerin olduğu yerde her şey iyidir.” diye düşünen Carolyn gülleri koparıp bir vazonun içine koyar. Vazodaki güller ise Angela ve Lester arasındaki tahrik sahnelerinde Lester’ın eski yaşamını ve Carolyn’i sembolize eder.

2- Thora Birch’e Aile İzni

thora-birch-filmloverss

Film çekimlerinde Thora Birch’in yaşı on yediydi. Amerika Birleşik Devletleri’nde bu yaş henüz reşit sayılmadığından Birch’in filmdeki üstsüz sahneleri için ailesinden izin alınması gerekiyordu. Aynı zamanda bu sahnenin çekimi sırasında Birch’in ailesi ve çocuk işçi temsilcileri de sette bulunuyordu.

3- Filmin Posteri

american-beauty-poster-filmloverss

Filmin orijinal posterinde görülen görseldeki el ve göbek Mena Suvari’ye değil oyuncu ve manken Chloe Hunter aitti. Hunter’ın Down to You (2000), Leprechaun in the Hood (2000) ve Spun (2002) filmlerinde küçük bir rolü vardır.

4- Spacey’nin Doğaçlaması

american-beauty-gorsel-4-filmloverss

Kevin Spacey’nin canlandırdığı karakter Lester’ın kör kütük şarhoş olduğu ve American Woman şarkısını söylediği sahnede yaptığı her şey tamamen doğaçlama idi. Ayrıca yemek sahnesinde Lester’ın duvara savurduğu tabağın da aslında yere atılması gerekiyordu. Duvara fırlatma doğaçlama gelişti ve Carolyn ile Jane’in ustalıklı reaksiyonlarına olanak sağladı.

5- Film Amy Fisher ve Joey Buttafuoco’dan Etkilendi

american-beauty-gorsel-5-filmloverss

New York’ta 1992 yılında yaşanmış olan skandaldan bihaber olanlar için kısaca şöyle bahsedelim: Amy Fisher ve Joey Buttafuoco arasında yaşanan yasak aşk, neden olduğu sonuçlarla bir skandala dönüşüp tüm manşetlerde yerini almıştı. Long Island Lolita olarak anılmaya başlanan Amy Fisher, 17 yaşındayken sevgilisinin eşi Mary Jo Buttofuoco’yu yüzünden vurup yaraladı. Başlangıçta birinci dereceden cinayete teşebbüsten yargılansa da yaklaşık yedi yıl hapis cezasına çarptırıldı. Sevgilisi Joey ise reşit olmayan bir kadınla ilişkisi olması sebebiyle dört ayını parmaklıklar arkasında geçirdi.

Filmin senaristi Alan Ball bu etkilenmeyi ise “Sekiz yıl boyunca senaryonun temel mevzuları üzerinde çalışıyordum. Benim için fikrin başlangıcı ise New York City’deki Amy Fisher/Joey Buttafuoco olayı ile oldu. Orada yaşadığım zamanlarda Adweek’te çalışıyordum ve bir gün dışarı çıktım. Bir adam Amy ve Joey hakkında bir çizgiroman satıyordu. Bir tarafında bakire gibi görünen Amy diğer tarafında ise kötü bakışlı, zampara ve vahşi görünen Joey vardı. Tersine çevirdiğinizde de Joey sessiz sakin Amy ise süslü ve şirret bir görünüme bürünüyordu.” diye ifade etmiştir.

6- Gün Işığında Gölgesizlik

american-beauty-gorsel-6-filmloverss

Lester’ın Smiley Burger’daki iş başvurusu yaptığı sahne aslında gece çekilmişti. Sahne gün ışığında çekilmiş gibi sonradan kurguda düzeltildi. Fakat kurguda yapılmış hatayı kimse fark edemedi: Ne Lester’ın ne de çalışanın yüzünde gölge vardı!

7- Lolita’ya Referans

american-beauty-gorsel-7-filmloverss

Rus asıllı yazar Vladimir Nabokov’un ilk kez 1955 yılında Paris’te basılan ünlü romanı Lolita’ya pek çok göndermede bulunan American Beauty de hiçbir şey öğrenmeyen bir adam hakkındadır. Lester da Humbert gibi şiddet eğilimli ve manipülatif bir istismarcıdır. Senarist Alan Ball filmdeki iki karakterini bu edebi muadilinden ilham alarak isimlendirmiştir. Angela Hayes’in soyismi kitaptaki Dolores Haze’e göndermeyken, Lester Burnham’ın adı ve soyadı “Humbert learns.” (Humbert öğreniyor.) cümlesinin anagramıdır.

8- Filmin Çekim Yerleri

american-beauty-gorsel-8-filmloverss

Genel bir altyapı oluşturmak adına filmin yapım ekibi, lokasyon konusunda özel bir yerde bulunmaktan kaçındılar. Ancak Jane’in telefon defterindeki alan kodları Chicago’ya ait olan 312’dir ve Burnham’ın mutfağında bulunan gazete Chicago Sun-Times’tır. Aynı zamanda hem Carolyn hem de Buddy alan kodu 847 olan telefon numaralarına sahiptir. 847 alan kodu ise Illinois’ya aittir. Öte yandan filmdeki araba plakalarında “The Primrose State” görünür yani plakalar Illinois plakaları değildir. Ayrıca Lester’ın American Woman’ı dinlediği ve araba kullandığı sahnede, onun California’da bir bölge olan Burbank boyunca ilerlediği görülür. Zira Burbank’te bulunan Disney Channel binasının arabasının ön camına açık bir şekilde yansımaktadır.

9- American Beauty’nin Kırmızı – Beyaz Karşıtlığı

american-beauty-gorsel-9-filmloverss

Film boyunca beyaz bir arka planın önünde kırmızı rengin yarattığı karşıtlığı görürüz. Örneklendirmek gerekirse; beyaz küvet ve banyoda kırmızı gül yaprakları ve beyaz t-shirt üzerindeki kanı görürüz filmde. Beyaz garaj kapısının önünde kırmızı bir araç, beyaz çit ve duvarların arasında kırmızı bir kapı karşılar bizleri.

10- Angela Rolünün Teklif Edildiği Oyuncular

american-beauty-gorsel-10-filmloverss

Kirsten Dunst, Sarah Michelle Gellar, Brittany Murphy ve Katie Holmes; Angela rolü için ilk düşünülen isimlerdi. Fakat hiçbiri rolü kabul etmedi. Tiffani Thiessen ise rolü kabul etti; ancak seçmelerde başarısızlığa uğradı. Kirsten Dunst ise rolü Burnham’ın şehvetinin nesnesi olmak istemediği için reddetti. Açıklaması ise gayet basit ve açıktı: “Kevin Spacey ile öpüşmek istemedim. Hadi ama! Gül yaprakları içinde çıplak uzanmak da ne?!”

11- U2 Konserinin Filme Etkisi

american-beauty-gorsel-11-filmloverss

Filmdeki liseye giden gençleri nasıl gerçekçi bir şekilde kağıda döktüğü sorulduğunda şöyle cevap veriyor Alan Ball: “Bunu söylemem gerekiyor. Los Angeles’a taşındıktan hemen sonra bir U2 konserine gitmiştim ve sırada beklerken önümdeki kız bir sandalyeye çıkıp şöyle bağırdı: ‘Aman Tanrım, Edge seni çok seviyorum! Onbinlerce çocuk yapmak istiyorum seninle!'”

12- Filmin En Ünlü Sahnesi Senaryonun İlham Kaynağıydı

american-beauty-gorsel-12-filmloverss

American Beauty’nin ünlü senaristi Alan Ball, filmle kazandığı En İyi Senaryo Oscarını aldığı ödül konuşmasında senaryo fikrini Dünya Ticaret Merkezi civarında otururken rüzgara kapılmış bir şekilde uçuşan bir poşet gördükten sonra oluşturduğunu söyler. Filme ilham kaynağı olan poşet sahnesi filmde de yer alır ve yakın tarihin en kült sinematik deneyimlerinden birine dönüşür.

13- Erkeklik Meselesi

american-beauty-gorsel-13-filmloverss

Fight Club, In the Company of Men, American Psycho ve Boys Don’t Cry gibi milenyumun başında yapılmış filmlerle birlikte American Beauty de krizdeki erkeklik meselesini geniş kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Kadın olmayan Lester’ın dönüşümü onun var olma eksikliğinin ceremesini çekmesi ve emasküle olmaya katlanamaması anlamını taşır. Lester’ın geleneksel erkekliği güçlendirme çabası bir baba olarak sorumluluklarıyla çelişmektedir. Ancak filmin Lester’ın rolünü dönüştürme çabasını başarılı bir şekilde resmetmesine rağmen yine de o, Fight Club gibi filmlerde kutsanan hiper-maskülen figüre dönüşemez.

14- Kırmızı Kullanımı

american-beauty-gorsel-14-filmloverss

Filmdeki yoğun kırmızı kullanımı banliyö yaşamının zorluklarına karşı koyma çabasını temsil etmektedir. Bu sebeple de Carolyn karakteri ile ilk karşılaştığımız sahnede onun kırmızı gülleri kestiğini görürüz. Yani yaşam gücünü kesmektedir. Bundan kısa bir süre sonra da son derece sancılı ve yapmacık aile yemekleri boyunca gördüğümüz gibi kırmızı Carolyn’in duygusal ve ruhsal kontrolünü ifade eder.

Lester için ise banliyönün baskıladığı yaşam gücü cinsellik olarak yorumlanır. Bu sebeple de Lester’ın hayallerinde arzu nesnesi olan Angela’yı güllerin içinde ya da güllerle kaplı bir küvetin içinde şekillendirir. Sonunda ise en yakın oldukları sahnede vazodaki kırmızı güller ortaya çıkarılır. Aynı zamanda Lester için kırmızı isyanı ifade eder. Bir başka deyişle kırmızı, Lester’ın olgunlaşmamış dürtüsüdür. Bunu da çocukluk hayali olan arabayı satın aldığında arabanın parlak bir kırmızı olmasından çıkarabiliriz.

Buddy Kane’in otobüs durağı posterleri kırmızı arka plana sahiptir. Bu da Buddy için Carolyn’in bastırılmış cinselliğini ifade eder.

Colonel Fitts karakteri için ise kırmızı hem cinsellik hem de bireysellik isteği olarak yorumlanır. Zira Colonel’in Lester’ı öptüğü sahnede Lester’ın parlak kırmızı arabası arka planda yer almaktadır.

Kırmızı, aynı şekilde Jane Burnham için de bireysellikle ilişkilendirilir. Ailesiyle tartıştığı “yapmacık” akşam yemeğinde Jane’in kırmızı çiçekli bir kazak giyindiği görülür.

Colonel’in katatonik tavırlara sahip olan eşi Barbara’nın yemek yaptığı sahnede duvarda kırmızı renkte bir fırın eldiveninin asılı olduğunu görürüz. Kalbe benzeyen şekliyle bu nesne Barbara’nın ruhunu temsil eder.

Ricky Fitts için kırmızının anlamı aşkınlığı ifade eder. Banliyö toplumunun duygusal ve psikolojik eleştirisine kafa tutan diğer güç olarak da yorumlanan kırmızıyı Ricky’nin rüzgârda uçuşan poşeti kayıt altına aldığı videosunda da görürüz ve bu da yaşamın arkasındaki mistik devamlılığının örneğini ifade eder. Bu da bizi Lester’ın öldüğü sahnedeki aşkınlığa götürür. Aşırı kanaması olmasına rağmen Lester’ın dudaklarında silik bir gülümseme olduğu görülür böylece bu aşkınlık bir tür Nirvana’ya ulaşma olarak yorumlanmaktadır.

15- Milenyumun Sınırında Orta Yaşlı Bir Adam: Lester Burnham

american-beauty-gorsel-15-filmloverss

Lester Burnham, orta yaşlarına gelmiş, yeni milenyumun ucunda kalmış taşralı adam arketipinin en bilinen örneklerinden biridir. Başında kendinden yaşça küçük bir patronun olduğu, geleceği pek de olmayan bir işte çalışır, esrar içmeyi sever, Pink Floyd’a ve hızlı arabalara bayılır. Hippi neslinin temsil ettiklerinden sadece işine gelene tutunur. Gençliğe arzu duyar ancak onu anlamak yerine ona karşı duyduğu arzuyu beslemekle yetinir. Sisteme karşı nefret besler fakat sistemin bir parçası olduğunu anlamaz bile. Çünkü Lester’a göre sistem, karısı Carolyn’dir, kendisi değil.


FilmLoverss

FilmLoverss

7890 yazı · Filmloverss.com Editör Hesabı

Yazarın diğer yazılarını gör →