Albert Camus’nün Kaleminden Beyazperdeye Uyarlanan 6 Etkileyici Film!
“Şimdi kalıntılar arasında dolaşıyorum, kuralsızım, tereddütler içindeyim, yalnızım ve bunu kabullenerek, tek oluşuma ve kusurlarıma boyun eğdim. Tüm yaşamımı bir nevi yalan içinde yaşadıktan sonra, bir doğru yaratmak zorundayım.”
Onun yalnızlığıyla ve çizdiği doğrularla edebiyat dünyasında bizleri kendine hayran bırakan usta isim Albert Camus!
II. Dünya Savaşı’nın ardından yalnızca Fransa’da değil tüm dünyada kuşağının sözcüsü ve yol göstericisi olarak kabul edilen Albert Camus, ilk olarak Tersi ve Yüzü ile Düğün adlı öykülerini yayımladı. Ama edebiyat dünyasına asıl girişini ise Yabancı romanıyla yapan Camus, varoluşçu izler taşıyan felsefesini bizlerle buluşturuyor. Ardından gelen Sisifos Söyleni, Başkaldıran İnsan, Yaz, Sürgün ve Krallık adlı eserleriyle hem edebiyat hem de düşünce alanlarında yetkinliğini kanıtladı. Birçok alanda pek çok kişiye ilham veren Camus, The Cure grubundan post punk grubu The Fall’a Camus eserleriyle karşılaştığımız müzik dünyasından beyazperdeye kadar etkisi uzanan en önemli yazar ve düşünürlerden biri!
Şimdi yüzümüzü sinemaya çevirelim; Camus’nün edebiyatta yarattığı ışığı birebir şekilde ya da esinlenerek kadraja sığdıran sinemacılara ve yarattıkları dünyaya göz atalım. Luchino Visconti’den Zeki Demirkubuz’a; geniş bir zaman yelpazesinde Albert Camus eserlerinden beyazperdeye uyarlanan filmleri sıraladık.
Albert Camus’nün Kaleminden Beyazperdeye Uyarlanan 6 Etkileyici Film!
The Stranger – 1967

İtalyan yönetmen Luchino Visconti ile Marcello Mastroianni tarafından Albert Camus’un en bilinen kitabı olan L’Etranger – Yabancı’dan uyarlanan The Stranger, yaşadığı dünyaya ve eylemlerine yabancılaşan kişiyi merkezine alır. Camus’nün ilk ve en önemli eseri olan Yabancı’da, bir Arap’ı öldüren ama bu suçtan çok, gerçek duygularını dile getirdiği ve toplumun istediği kalıba girmeyi reddettiği için dışlanan bir ‘yabancı’ aracılığıyla, X.X. yüzyıl insanının içine düştüğü yabancılaşma konu edinir. Camus, genç kahramanı Meursault’un dış dünya ile arasına koyduğu mesafeyi, kendisine ve topluma yabancılaşmasını, annesinin ölümü dahil her şeye nesnel bir biçimde yaklaşmasını büyük bir ustalıkla kaleme alır. Filmin başrollerinde Marcello Mastroianni, Anna Karina ve Bernard Blier yer alıyor.
Bajo la metralla – 1983

Meksika’lı yönetmen Felipe Cazal imzalı Bajo la Metralla, hükümet görevlisine yapılan ancak başarısız olan bir saldırı sonrasında bir evde saklanan bir gerilla grubunun hikayesini konu alıyor. Film bire bir olmasa da, Albert Camus’nün Just Assassins adlı oyunundan esinleniyor. Oyun da bilindiği üzere 1905 yılında Büyük Dük Sergei Alexandrovich’i öldüren bir grup Rus Sosyalist-Devrimcisinin gerçek hikayesine dayanıyor; cinayet ve terörizmle bağlantılı ahlaki sorunları araştırıyor. Oyunda, (Stepan) hariç herkes, Boris Savinkov’un Memoirs of a Terrorist adlı kitabında anlatılan tarihsel teröristlere dayanıyor.
La Peste – 1992

Albert Camus’nün kaleme aldığı La Peste, bir veba salgını karşısında insanın acizliğini ve çaresizliğini göze sererken; yazarın vazgeçemediği kavramlara; ‘ölüm, acı ve insan’a dair önemli noktalara değinir. Luis Puenzo tarafından beyazperdeye uyarlanan filmin başrollerinde ise William Hurt ve Robert Duvall karşımıza çıkıyor. Her ne kadar Yabancı’yı Camus’nün en önemli kitabı olarak bilsek de Veba da bir o kadar önemli bir yapıttır, Camus’nün eserleri arasına baktığımızda… Veba, yalnızca çağımızın değil, tüm insanlık tarihinin ortak bir sorununa değinir; felaketin bir yazgıya dönüşmesi! Şiirsel bir dille anlatılan bu acı aslında bir yandan da umut doludur. Beklenmedik bir boyuta ulaşan veba salgını tüm Oranlıları ilkin umutsuzluğa boğar, ardından Doktor Rieux, Tarron ve Grand’ın gösterdikleri dayanışma örneği, başta yetkililer olmak üzere herkese bir güç ve umut kaynağı olur…
Yazgı – 2001

Genellikle Dostoyevski eserlerini, onun edebiyata ve yaşama bakış açısını fazlasıyla gördüğümüz Zeki Demirkubuz sineması, Yazgı’da edebiyatın bir diğer önemli ismi Albert Camus’a çevirir yüzünü. Yazgı, Camus’nün Yabancı adlı kitabının bire bir uyarlaması değildir ama Musa karakteri epey bir Meursault’u anımsatır bize. Yazgı, Demirkubuz’un ‘Karanlık Üzerine Öyküler’ başlıklı üçlemesinin ilk filmidir. Filmin başrollerinde Serdar Orçin, Zeynep Tokuş ve Engin Günaydın yer alır. Yazgı’nın devamında ise İtiraf ve Kader filmleriyle buluşuruz. Varoluşçu felsefenin etkilerini gösteren Camus imzalı Yabancı’da Meursault, “deniz-güneş ve ölüm” üçgeninde, içine duygularıyla girmediği, hep dışında kalarak gözlemlediği bir yaşamda “varoluşçu bir sonsuz özgürlük” içerisinde yaşar. Yazgı ise Yabancı’nın varoluşçu tanıklıklarını yüzeysel bir şekilde kopyalarken, varoluşçu felsefeyi daha yüzeysel yönleriyle alır ve Nietzsche’nin temel öğretilerinden derlediği bir tür “kötülük felsefesi” ile anlamlandırmaya çalışır.
II Primo Uomo – 2011

Film, Fransız yazan ve filozof Albert Camus’nün otobiyografik romanından, Gianni Amelio tarafından uyarlanıyor. Yazan Jean Cormery ’nin 1957 yılında doğduğu yer olan Cezayir ’e gidip annesini ziyaret etmesini ve geçmişinin izini sürmesini konu eden film, bununla beraber İşgal altındaki Cezayir’de Fransızların ve Cezayirlilerin birlikte yaşamalarını irdeliyor. 47 yaşında geçirdiği bir trafik kazasında yaşamını yitiren Camus’nün kendi yaşamını anlattığı otobiyografik romanı İlk Adam’ın taslak yazımları, kazanın yakınlarında bir çamur gölü içinde bulunmuştur ve kızı tarafından 1995 yılında bitmemiş haliyle yayımlanmıştır. Söylenenlere göre Camus, bu romanının en iyi eseri olacağını ummaktaydı ve hatta bazı eleştirmenler, bu romanın, bitmemiş olsa bile öyle olduğu kanısındalardır.
Loin des hommes – 2014

1954 yılı Cezayir! Bağımsızlık mücadelesi devam ederken, küçük bir köyde öğretmenlik yapan İspanyol asıllı Daru için işler pek de yoluna gitmemektedir. Nitekim orada doğmasına rağmen yabancı olarak görülen Daru, hem Fransız koloniciler hem de Cezayir halkı tarafından dışlanmaktadır. Cinayet ile suçlanan bir muhalifi garnizona kadar götürmesi emri verilen Daru, Mohamed adındaki adamla Atlas dağları boyunca sürecek ilginç bir kaçış yolculuğuna çıkacaktır. Loin des hommes, birbirinden tamamen farklı iki adamın yolculuğunu konu alıyor. Filmin başrollerinde ise Viggo Mortensen ile Reda Kateb yer alıyor. Film, Albert Camus tarafından yazılmış olan Konuk adlı kısa hikayeden uyarlanmaktadır.
Elif Barış
586 yazı · 1991 yılının ilk saatlerinde İstanbul’da dünyaya geldi. Akademide siyaset bilimi, reelde sinema meraklısı. Dünyanın sadece sinemayla çok daha güzel olacağına inanıyor.
Yazarın diğer yazılarını gör →