· 2 dk okuma

21.Altın Koza Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışması Ödül Tahminleri

21.Altın Koza Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışması Ödül Tahminleri

Bu sene on filmin yer aldığı yarışmada jüri nasıl bir tercih ortaya koyacak tahmin etmek oldukça zor. Yarışan filmlerin en az yarısının ön jüriyi nasıl geçtiği bile anlaşılmazken, seyirciye ve jüriye bu filmleri izletmek de işkenceden başka bir şey değil. Festival öncesi favori olarak beklenen filmlerin diğer filmlere göre daha çok beğenildiği, fakat herhangi bir süprizin yaşanmadığı yarışma bölümünde, uzun zamandır sinema yapan yönetmenlerin, ilk filmlerini çeken yönetmenlerle aynı kulvarda yarışmaları, hem birilerine haksızlık, hem de başka birilerine saygısızlık. Lafı daha fazla uzatmadan ödüller ile ilgili tahminlerime geçmek istiyorum.

Reha Erdem başkanlığındaki jüri eğer gerçek sinemayı göz önünde bulunduracaksa En İyi Senaryo, En İyi Film ve En İyi Yönetmen’in Balık filmi ile Derviş Zaim’e gelmesi gerektiğine inanıyorum. Gösterilen 10 film içinde senaryosu, anlatımı, teknik beceresiyle her şeyiyle olmuşluk hissi veren tek film olan Balık, yarışmasın en büyük favorilerinden. Yarışmanın çeşitli eksikliklerine rağmen beğenilen filmlerinden olan Neden Tarkovski Olamıyorum? ve Toz Ruhu ilk filmleri teşvik etmek amaçlı ödül verilme mantığıyla yaklaşılırsa En İyi Film’e en yakın diğer adaylar gibi gözüküyor. Tansu Biçer’in iki filmde de başrolde oynamış olması ve özellikle Toz Ruhu’nda yaratmış olduğu karakterle En İyi Erkek Oyuncu ödülünü alması çok süpriz olmayacaktır. En İyi Kadın Oyuncu için, Nergis Hanım’daki rolüyle Zerrin Sümer de, çok üst düzey bir performans ortaya koymasa da diğer filmlerdekinden farklı bir karaktere can verdiği için ödül alabilir. En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu için ise en güçlü aday Toz Ruhu’ndaki performansıyla genç Ertuğrul Aytaç Uşun. En İyi Sanat’ın yine Balık filmiyle Natali Yeres’e gitmesi kesin gibi bir durumken, En İyi Görüntü Yönetmenliği belki bir ihtimal su altı çekimlerinde yakalan hissiyattan ötürü İçimdeki Balık ile Jarkko T. Laine’e gidebilir. Firak ve Yola Çıkmak filmlerinin herhangi bir ödül alması ise skandal olacaktır ki iki filmde filmden çok başka şeylere benzemektedir.

Senaryo, film ve yönetmen kategorilerinde herhangi bir süprizle karşılacağımızı sanmıyorum fakat onun dışındaki dallarda jüri nasıl bir değerlendirmeyle ödülleri dağıtacak göreceğiz. “Ödül vermeye layık eser bulunamamıştır” cümlesini de duymaya hazırlayabiliriz kendimizi çünkü bu kadar kötü filmler içinde ödüller ya aynı filmler içinde paylaştırılacak, ya da sahipsiz kalacak.  


Nuri Şimşek

Nuri Şimşek

138 yazı · 1990 yılında İstanbul’da doğdum. 13 yaşına kadar yaşadığım bu büyük şehrin ne kadar büyük olduğunu tam kavrayamadan Çorlu’ya taşındık. 4 sene sonra da Milas’a. Yaşadığım şehirlerin küçülen coğrafyaları, beni daha büyük dünyalar aramaya yönlendirdi. Benim büyük dünyam sinema oldu. 80′lerde nasıl VHS’ler uçuşuyorsa ortalıkta, benim gençliğimin başları da önce VCD ardından da DVD’lerle geçti. Her fırsatta film izliyor, farklı dünyalara yolculuk ediyordum.Bir gazetenin haftasonu verdiği DVD’ler ile başlayan koleksiyonum ilerleyen yıllarda büyük bir arşive dönüştü.

Yazarın diğer yazılarını gör →