2017’nin En İyi 10 Oyunculuk Performansı!
Sinemaya bağlı olarak her yıl bir diğerinden farklı geçiyor. Bu anlamda bazen sönük geçen yıllar bazen de yerini başarılı yapımlarla anılmaya bırakıyor. 2017 de sinemasal anlamda kötü geçmeyen bir yıl oldu. Elbette arka arkaya patlayan bombalardan bahsetmek belki de pek mümkün değil ama türler adına umut vadeden bir yıl geçirdiğimizi söyleyebiliriz. Bu yıl oldukça başarılı oyunculuklar da izleme fırsatımız oldu. Bu bağlamda biz de yapım yılı 2017 olan hem de 2016 yılında yapılsa da ülkemizde vizyon tarihi 2017’ye denk düşen en önemli oyunculuk performanslarını bir araya getirdik.
2017’nin En İyi 10 Oyunculuk Performansı!
Florence Pugh – Lady Macbeth

Lady Macbeth, vizyonda yoğun bir biçimde ön plana çıkmamış olsa da, yılın en ilgi çekici yapımlarından biri ve Lady Macbeth’i bu noktada başarıya taşıyan en önemli unsurlardan biri de kesinlikle Florence Pugh’un performansı. Kafasından geçenleri tam olarak anlayamadığınız bir karaktere muhteşem bir biçimde hayat veren Florence Pugh, Lady Macbeth’in yer yer donuk yer yer şiddetli etkileyiciliğini en üst düzeye taşıyor.
Michael Fassbender – Alien: Covenant

Michael Fassbender, halihazırda oyunculuğunu defalarca kanıtlamış bir aktör olarak Alien: Covenant’ta da David rolüyle izleyenlere seyir zevki yüksek dakikalar yaşatıyor. Karakterinin sakladıklarını ve sonrasındaki dönüşümünü ufak mimiklerle en üst düzeyde verebilen Fassbender, keyifle izlediğimiz aktörlerden biri olarak 2017 yılında da adından sıkça söz ettirdi.
Daniel Kaluuya – Get Out

Yılın en ilgi çekici korku filmlerinden olan Get Out, her ne kadar tam anlamıyla bir korku filmi olmadığına yönelik tartışmalar yaratsa da, siyahi bir karakteri merkezine koymasıyla türe yeni bir soluk getirdi. Daniel Kaluuya, komedi ve korku janrlarının iç içe geçtiği Get Out filminde, filmi yüzüyle tamamen özdeşleştiren bir performans ortaya koyuyor.
Viola Davis – Fences

Viola Davis, Fences’te canlandırdığı rolüyle Oscar ödüllerine damgasını vuran isimlerden. Yardımcı rolde olsa da performansıyla adeta filmi üstlenen ve ön plana çıkaran Viola Davis, adeta isminin yer aldığı her projenin kalitesinin garanti olarak görülmesini sağlıyor.
Patrick Stewart – Logan

77 yaşındaki aktör, bugüne kadar birçok güzel işe imza attı. Şüphesiz ki Logan filmindeki performansı da bunlardan biri. Hatta o derece ki, Stewart’ın yer almadığı sahnelerde filmin yer yer düştüğünü dahi söylemek mümkün.
Naomie Harris – Moonlight

Moonlight, 2016 yapımı olup Türkiye’de izleyiciyle buluşması 2017 yılına denk gelen filmlerden. Özellikle Oscar gecesi yaşanan skandalla adından sıkça söz ettiren ve En İyi Film Ödülü’nü La La Land’in elinden alan Moonlight filminde, Mahershala Ali’nin kısa ve etkileyici performansının yanı sıra en fazla ön plana çıkan Naomie Harris’in anne rolü oldu.
James McAvoy – Split

James McAvoy’un çoklu kişilik bölünmesi yaşayan bir karaktere hayat verdiği ve bu karakterin toplamda 23 ayrı bölünme yaşadığı bir hikayeye sahip olan Split, yılın adeta en önemli oyunculuk derslerinden biri. Bir çocuk, bir kadın, baskın ve pasif karakterlere ayrı ayrı olağanüstü bir başarıyla hayat veren James McAvoy, hiçbir şey için olmasa bile yalnızca oyunculuğuyla filmi yukarılara taşıyor.
Garance Marillier – Raw

Raw, festival döneminin en şok edici yapımlarından biri olarak hafızalarda yer edindi. Üniversiteye yeni başlayan vejetaryen genç bir kadının içinde yatan gizli sır, ilk kez et yemesiyle gün yüzüne çıkıyor ve olaylar yamyamlık derecesinde son buluyor. Bu çarpıcı yapıma hissiyatını veren en önemli nosyonlardan biri ise kesinlikle genç oyuncu Garance Marillier.
Sandra Hüller – Toni Erdmann

Toni Erdmann, komedi türünde yılın öne çıkan filmlerinden biri oldu. Oldukça dozunda kullanılan mizahı ve olay örgüsüyle hem eleştirmenlerden hem de izleyiciden geçer not alan film Oscar Ödülleri’nde de Yabancı Dilde En İyi Film dalında aday olup ödülü Asghar Farhadi’nin Salesman filmine kaptırmıştı. Sandra Hüller ise filmde, işiyle fazlasıyla haşır neşir olan ve bu noktada yer yer hayatı kaçıran bir karakteri canlandırıyor. Karakterinin patlamaya evrilen duygu durumunu ise Hüller oldukça başarılı bir biçimde canlandırıyor.
Isabelle Huppert – Elle

Isabelle Huppert’e Altın Küre kazandıran Elle filmi, Paul Verhoeven imzalı bir erotik- psikolojik gerilim olarak tanımlanabilir. Isabelle Huppert’in tecavüze uğrayan ve bunun üstesinden farklı savunma mekanizmalarıyla gelen karakterinin donukluğu ve izleyiciye yansıttığı duygu durumu her oyuncunun altından kolaylıkla kalkabileceği bir düzeyde değil.
Ecem Şen
675 yazı
Yazarın diğer yazılarını gör →