· 9 dk okuma

2000’lerden Mutlaka İzlenmesi Gereken 12 Melankoli Filmi!

2000’lerden Mutlaka İzlenmesi Gereken 12 Melankoli Filmi!

Hayatın karmaşası içerisinde bazen insanın gözleri sadece kapanmak ister. Karanlığın içerisinde hiçbir şeyin tam olarak gözükmemesi ve seçilmemesi üzerinden kendine yeni bir mekansallık kuran insan bu mekan içerisinde kendine de yeni bir karanlık taraf yaratır ve bu hayatın ışığındaki yüklerden kaçmak için kullanılan muazzam bir araca dönüşür. Hayat bazen yaşaması ve katlanması çok güç bir sınava dönüştüğünde insan toplumun ve çevrenin ona dayattığı gibi güçlü olmaya, ayakta kalmaya gayret sarfetse de bazen işler ters gider ve insan kendini bir anda melankoli filmi içerisinde bir yan rol gibi hisseder. Bu his ile mücadele etmek ise hele ki karanlı atmosferde hiç de kolay olmayan bir oyuna dönüşür.

İnsanın gülmek için bir neden bulamadığı anlarda mutsuzluğuna da bir sebep bulamadığında her daim düştüğü bir çukuru vardır. Bu çukur içerisine giren insan çırpıntılarını kimseye duyuramadığı gibi kimsenin gözünde de bir noktaya ulaşamaz. Yalnızlık veya kalabalıklar içerisindeki anlamsızlık insanın içini yer bitirir ve böylelikle insan yeniden karanlığın sıcak kollarında soğuk terler dökerken döngüsünü tamamlar. Bu döngüyü tamamlamak modern insanın en zorlu görevidir çünkü çevresindeki her kişi ve her olgu onun toplumdan başkalaşmasına izin vermeyen birer uyarıcıdır. Ancak bu uyarıcıların kapatılması için yapılacak bir temsile odaklanmak noktasında da sinema insanın hayatına bir anti-kahraman olarak dahil olur ve melankoli için tarifsiz bir seyirin alanına dönüşür. Biz de bu alan içerisinden birkaç filmi derleyerek sizin için bir liste hazırladık. Bundan önceki aşk ve korku filmlerinde olduğu gibi 2000’ler sonrasına değinen liste ile melankoli filmlerini seçtik. Peki bu seçimlerin dışında sizin için hangi film melankolinin soğuk ama bir o kadar da iç gıdıklayıcı kişiliğini muazzam bir şekile yansıtmıştı?

2000’lerden Mutlaka İzlenmesi Gereken 12 Melankoli Filmi!

Malèna (2000)

malena-filmloverss

Giuseppe Tornatore tarafından yazılan ve yönetilen film Malèna yönetmenin filmografisinde izleyicinin alışık olduğu bir şekilde kendi çocukluk yıllarındaki anılarına dayanıyor ve bu kurgusal alanda yönetmenin kendi çocukluk anılarının izleri, hatıraları ve melankolileri yer alıyor. Filmin oyuncu kadrosunu ise Monica Bellucci, Giuseppe Sulfaro, Gabriella Di Luzio, Matilde Piana ve Vitalba Andrea gibi isimler oluşturmakta. Filmde İkinci Dünya Savaşı’nın kıyamet sesleri duyuluyor ve savaş bir yanda devam ederken kayıpların ve kaybolmuşlukların içerisinde izleyici kendini Sicilya’da buluyor. Sicilya sokaklarında kocasını yeni kaybetmiş bir kadın görünüyor ve bu genç kadın bir anda kentin içindeki ergenliğindeki bir çocuğun fantezilerini süslemeye başlıyor. Genç kadının toplumsal olarak gördüğü baskılar ile çocuğun fantezi dünyasının özgürlüğü kesişmeye başladıkça ortaya büyük bir dram çıkıyor.

Adaptation. (2002)

adaptation-filmloverss

Yönetmenliğini Spike Jonze’un üstlendiği Adaptation. filminin senaryosunu Charlie Kaufman ve Donald Kaufman beraber yazmıştır. Aynı zamanda senaryoyu yazan iki kardeş filmde kendilerini aktarmış ve ortaya kendilerinin senaryo yazamama hakkında yazdıkları bir senaryo ile ortaya çıkmışlardır. Filmin kadrosunda yer alan isimler Nicolas Cage, Meryl Streep, Tilda Swinton, Maggie Gyllenhaal ve Jim Beaver filmi zamanın ötesinde bir yere taşıyarak modern kültler arasında yerini almasını sağlamıştır. Filmde Cage tarafından canlandırılan Charlie Kaufman Susan Orlean’ın The Orchid Thief isimli kitabını senaryolaştırmaya çabalamaktadır ancak işler onun için kolay görünmemektedir. Aşk ile orkide ile ve bir gerilim senaryosu yazmaya çabalayan ikiz kardeşi ile uğraşması gereken Charlie attığı her adımda kendini istemediği bir yerde bulmaya ve anlamsızlıkta kaybolmaya başlar.

Hable con ella – Talk to Her (2002)

talk-to-her-filmloverss

Pedro Almodóvar tarafından senaryosu yazılmış ve yönetmenliği yapılmış olan film Hable con ella – Talk to Her, çoğu sinema izleyicisi için unutulmayacak dram filmler arasında yerini almaktadır. Filmin ana merkezinde dört kişi olmasına rağmen hiçbir zaman dört kişinin bedenleri arasında keskin bir bağ yer almaz ancak filmde bu dört kişi de mecazi anlamda aynı yolda yürürken gösterilir. Filmin kadrosunda yer alan Javier Cámara, Darío Grandinetti, Leonor Watling, Rosario Flores ve Geraldine Chaplin tarafından canlandırılan insanlar her zaman Almodóvar sinemasında olduğu gibi kendi hayatları içerisinde yaşayan ama aynı zamanda da izleyicinin kendisinden kesinlikle bir parça bulabilceği karakterlere hayat verirler. Filmde bir gösterimde yolları kesişen iki adamın daha sonra hastanede karşılaşmalarını anlatır. Bu karşılaşma ve yoğun bakımdaki iki insan bir anda bir bağ ile unutulmaz şekilde bağlanır.

Lost in Translation (2003)

lost in translation

Sofia Coppola tarafından yazılan ve yönetilen Lost in Translation, Scarlett Johansson ve Bill Murray’nin unutulmaz performanslarını bir araya getiriyor. Murray’nin canlandırdığı Bob orta yaşlı Amerikalı bir oyuncudur. Bir reklam filmi çekimi için Japonya’ya gelir ve içine girdiği bu farklı kültür içerisinde yok olmaya başlar çünkü onu çevreleyen dil ve algılar ona fazlasıyla yabancı gelirken kalabalık içerisinde yalnızlıkla mücadele etmesi onu içten içe yiyip bitirir. Ancak aynı otelde Charlotte ile tanışır. Bu iki aynı kültürü paylaşabilen insan farklı kültür içerisinde bir hafta sonunu beraber geçirmeye başlar. Zaman geçmeye başladıkça sessizlik bir anda dile gelmeye başlar ve artık iki insanın melankolisi ayrılamayacak gibi bir şekilde birbirine düğümlenerek büyük br kaos ve aynı zamanda huzur alanı oluşturur. Lost in Translation hem iki yabancı olmak hem de bir bütün olmak üzerine destansı bir şiirdir.

2046 (2004)

2046-filmloverss

Wong Kar-wai tarafından yazılmış ve yönetilmiş olan film yönetmenin akıllara kazınmış ve aşkı en iyi anlatan sinema filmi In The Mood For Love’ın devam filmi niteliğinde olan filmi 2046 bilinmezlik ile beraber anıların gücündeki melankolik havayı ve atmosferi başarılı bir şekilde izleyiciye yansıtmaktadır. 2046 filminin oyuncu kadrosunda Ziyi Zhang, Gong Li, Tony Leung Chiu Wai, Maggie Cheung ve Chen Chang yer almaktadır. Filmde gelecek hakkında bir kitap yazmak isteyen yazarın geçmişin anıları ile oynadığı bir kitabı yazmasına tanıklık eder izleyici. Romanda gizemli bir tren vardır ve bu tren yolcularını 2046 isimli bir durağa götürmektedir. Bu durağa varan yolcular dönmek istedikleri anılarına geri dönerler ve bu anılar içerisinde kendi atmosferlerini yaratırlar. Ancak insanlar 2046’ya inanmakta güçlük çeker çünkü oraya gidip dönen ve bu deneyimini anlatabilecek bir tanık yoktur; bir adam dışında.

La science des rêves – The Science of Sleep (2006)

the-science-of-sleep-filmloverss

Michel Gondry tarafından yazılan ve yönetilen gerçekliğin dışında rüyalar diyarında geçen ama bir o kadar da gerçekliğin tam bir anlatısı olan film The Science of Sleep’de izleyici karşısına muazzam performansları ile Gael García Bernali Charlotte Gainsbourg, Emma de Caunes, Alain Chabat ve Miou-Miou çıkmaktadır. Filmin ana karakteri olan Stephane Miroux her daim bir rüyanın içerisinde olan ve bu yüzden de gerçeklik algısını ve ilişkilerini zor bir şekilde ayakta tutan bir bireydir. Gerçek hayatta sıkıcı bir işe sahip olan Miroux rüyalarında uyku bilimi üzerine açıklamalarda bulunduğu bir televizyon muhabiridir. Dairesinin karşısındaki evde oturan Stephanie ile bir ilişkiye başlayan Miroux zaman geçtikçe kadını da kendi hayal dünyasının içine almak ister ancak Stephanie gerçek dünyanın temsili olarak ondan uzaklaşır. Miroux Stephanie anlamak için rüyalarında gezinmeye başlar ve tarifsiz bir masal ortaya çıkar.

Le scaphandre et le papillon – The Diving Bell and the Butterfly (2007)

the-diving-bell-and-the-butterfly-filmloverss

Film eski bir editör olan Jean-Dominique Bauby tarafından yazılmış ve kendi hayat hikayesini anlatmış olduğu kitaptan yola çıkarak izleyici ile buluşmuştur. Bu gerçek hayat hikayesine dayanan filmin yönetmenliğini Julian Schnabel üstlenirken Bauby’nin hayat öyküsünü anlattığı kitabı senaryolaştıran isim Ronald Harwood olmuştur. Bauby hayatına olağan bir şekilde devam ederken bir gün uyandığında vücudunun hiçbir kısmını hareket ettiremediğini fark eder ve bir anda sadece sol gözünü kırpabildiği yardımsız nefes bile alamadığı bir felç içinde hayatını yaşamaya mahkum olur. Bauby sol gözünü kırpma yetisi ile basit sorulara evet veya hayır gibi cevap verirken terapistinin yardımıyla muazzam bir iş ortaya çıkarır. Terapistin harfleri teker teker okuması ve Bauby’nin istediği harfte göz kırpmasıyla, Bauby hayat hikayesini anlattığı bir kitap yazar. Filmin başrollerinde Mathieu Amalric, Emmanuelle Seigner, Marie-Josée Croze ve Max Von Sydow yer almaktadır.

A Single Man (2009)

a-singe-man-filmloverss-1

Christopher Isherwood tarafından yazılmış aynı isimli romanın uyarlaması olan filmin senarist koltuğunda ve yönetmen koltuğunda ilk film deneyimi olan Tom Ford yer almaktadır. İlk film denemesini muazzam bir renk ve sıcaklık karmaşası ile yaratmış olan Ford’un A Single Man filminin oyuncu kadrosu kadrosunda izleyici karşısına Colin Firth, Julianne MooreMatthew Goode, Nicholas Hoult ve Jon Kortajarena çıkar. Filmde Firth tarafından canlandırılan, bir öğretmen olan George hayatının aşkı olan Jim’i bir trafik kazasında kaybetmiştir. Bu kayıp ile beraber artık George’un hayatının ışığı elinden alınmıştır ve ölümü andıran bir melankoli içerisinde George renklerin solukluğu içerisinde yaşamak zorundadır. Karşılaştığı bazı kalp çarpıntıları ve hayatın arzu kaynakları George’un melankolisini saniyelik sürelerle ondan uzaklaştırsa da içine girdiği melankoli ve ölüm arzusu onu bir yerden yakalamayı hep başarır. 

Blue Valentine (2010)

blue-valentine-filmloverss

Hayatın insana her an sunduğu yeni yol ayrımları ve yeni bilinmeyen şanslar için duyulan heyecanlar bütün herkes için yeni bir şeylerin başlangıcı, mutluluğun kapısı olmayabilir. Tıpkı Derek Cianfrance’ın filmi Blue Valentine’de olduğu gibi büyük bir son olabilir bu yeni gelen ‘şey’. Evli bir çiftin boşanmasından başladığımız yol yine bir geri gidiş ile karşılıyor bizi. Fakat bu seferki geri gidişimiz ruhani bir boyutta ve karşıtlıklar içerisinde. Yaşın ilerlemesinde, gençliğin anımsanması; nefretin başladığı yerde sevginin nasıl başladığının sorulması gibi hem arayışlar hem yolculuklar hem de zıtlıklarla dolu bir film izleyiciyi karşılıyor ve onu tarif edemeyeceği aynı zamanda ne hissetmesi gerektiğini de bilmediği bir masalın içine sokuyor. İki bireyin bir şekilde bir araya geldikten sonra ayrılmasının da bir şekilde olduğunu ve bu şekiller arasında şekil verilemeyen duyguların nereye gittiğini muazzam bir şekilde sorguluyor film.

Curling (2010)

curling

Denis Côté tarafından yazılmış ve yönetilmiş olan 2010 yılı yapımı Curling karlar içerisinde sıcak ama bir o kadar tarifi olmayan soğuk bir filmi izleyici ile buluşturuyor. Oyuncu kadrosunda Emmanuel BilodeauPhilomène Bilodeau ve Roc LaFortune’un yer aldığı filmde bir baba ile kızının gizli, duvarlar içerisindeki ilişkileri yansıtılıyor. Jean-Francois Sauvageau isimli baba kendi iş hayatı içerisinde her zaman stresli olan ancak bunu karanlık yüzünün arkasında gizlemiş olan bir adamdır. Bu karanlığı onun gizemli bir yapıya sahip olmasına olanak sağlarken içerisinde yer alan stresli beden her şeyden korkmasına ve korkusunu da kızının bedeni ve ruhu üzerinde yaratmasına neden olmaktadır. Kızı Julyvonne ile evinin duvarları içerisinde algıların dışında farklı bir ilişkisi olan adam, kızının evin içerisinde güvende olması gerektiğini düşünerek hayatı karların beyazlığı arasında melankolinin ve yalnızlığın griliği ile boyar.

Her (2013)

her-filmloverss

Aşk gerçekten de bedene ihtiyaç duyar mı ya da aşk için gözlerin birbirine kenetlenmesi gerekir mi gibi aklımıza gelmesine imkan vermediğimiz soruları ciddi bir şekilde düşünmemize yol açan ve aşkın tüm yüzlerini aşkı yaşayanlardan birinin yüzünü göstermeden dile getiren unutulmaz bir filmdir Spike Jonze tarafından yazılmış ve yönetilmiş film Her. Joaquin Phoenix tarafından hayat verilen Theodore karakteri zamanın bir yerinde belki de distopya olarak göreceğimiz bir hikayenin içerisine yaşamaktadır. Yalnızlığın alışılmış bir düşman olduğu bu zamanda Theodore insanların el yazısıyla hayatlarındaki sevdikleri insanlara mektuplar yazmaktadır. Ancak bir gün Theodore yeni çıkan bir yazılım ile konuşacak bir sesi kendisi yaratır. Scarlett Johansson tarafından seslendirilen Samantha bir yanda sadece sesi olan bir uzay öznesi olmaktan çıkmaya başlar Theodore için ve aşkın yeniden yaratılmış masalının bir öznesi olur.

Inside Llewyn Davis (2013)

inside-llewyn-davis-filmloverss

Ethan Coen ve Joel Coen tarafından yazılmış ve yönetilmiş olan film Inside Llewyn Davis melankolinin en saf halini izleyici karşısına çıkarma özelliğine sahip bir filmdir çünkü filmin temel olarak üzerine inşa edildiği iki yapı dram ve müziktir. Melankolinin filmin renklerin de bile yer alıyor olması Coen Kardeşler’in sineması içerisinde filmi ayrı bir noktaya oturtmuştur. Filmin başrollerinde ise muazzam bir kadro olan Oscar Isaac, Justin Timberlake, John Goodman ve Carey Mulligan yer almaktadır. Filmde 60’lı yıllarda New York’ta yaşayan Llewyn Davis hayatını müziği üstüne kurmuştur ve hayali büyük bir müzisyen olmaktır. Ancak zorlu şartlar ile mücadele etmeye ve sanatını yaratmaya çabalarken eski sevgilisinin evinde bir kanepede uyuyup kız kardeşinin sorunlarını dinlemekle hayatını geçirmektedir. Bu yersiz yurtsuzluk içerisinde Llewyn Davis’in içindeki melankoli onun çevresini de sarmaya başlar.


Osman Karakülah

Osman Karakülah

290 yazı · Osman çocuğun ölüm ile imtihanı 92 yılının mayıs ayında Antalya'da başladı. Sonuçta doğduğu anda ölümle son bulacak bir geri sayım saatinin düğmesine basılmıştı. Fakat altı yaşında bir gün ablası sevgilisi ile yalnız kalmak için onu tek başına sinema salonunda bırakınca bu çocuğun hayatı değişti. O an ölümden nasıl kaçacağını öğrendi ve sinemaya olan aşkı başladı. O şu an akademik kariyeriyle cebelleşirken ve hala ölümden korkarken ölümsüzlüğü, aşkı ve huzuru sinemada buluyor.

Yazarın diğer yazılarını gör →