· 8 dk okuma

2000’ler Türkiye Sinemasından Mutlaka İzlenmesi Gereken 12 Dramatik Film!

2000’ler Türkiye Sinemasından Mutlaka İzlenmesi Gereken 12 Dramatik Film!

Kader’den Barda’ya Bir Zamanlar Anadolu’dan Sarmaşık’a 2000’ler Türkiye sinemasından mutlaka izlenmesi gereken 12 dramatik film için sizleri şöyle alalım. 

Gerçek hayatta dram farklı bedenlerde farklı formlarda karşımıza çıkar. Bu iflah olmaz karşılaşma, hayatımızın her anında kendine yer açmayı bilmiştir bir kere… Bazen aşkın açtığı yoldan giden dram bazen ise insanın kendisinden ruhunun derinliklerine doğru yola çıkmayı tercih eder. Kimi zaman insanlığın sürüklendiği bir girdabı ele alırken, kimi zamanda yalnızlaştığımız ve gün geçtikçe de yabancılaştığımız modern toplumu konuşurken o huzursuz edecek hüznün kapılarını aralayıveririz. İmkansızlığın veya umudun bizi getirdiği nokta her zaman dramatik bir bitişle sonuçlanmasa da, realist bir bakıştan çok uzaklaşmadan yorum getirebilirsek eğer şöyle diyebiliriz ki; hayatın en belirgin ve fosforlu rengi dramdır. Çığlıkla, göz yaşıyla, kavgayla, intikamla… adına ne derseniz deyin insanın içinde yaşadığı buhranı herhangi bir dışavurum şekliyle ortaya koyması sonucu bizleri çevreleyen dram; tabii ki yaşamda olduğu kadar beyazperdede aynı etkin haliyle vuku bulur. Hikayenin beyazperdeye yansımasıyla bizleri derinden etkilemeyi başaran, hala replikleriyle ve karakterleriyle hafızalarımızda tazeliğini koruyan; birbirinden başarılı yönetmenlerin yapımlarının yer aldığı 2000’ler Türkiye sinemasından mutlaka izlenmesi gereken 12 dramatik filmi derledik.

Hazırlayanlar: Elif Barış, İbrahim Cem Özsefil

2000’ler Türkiye Sinemasından Mutlaka İzlenmesi Gereken 12 Dramatik Film

Uzak – 2002

nuri-bilge-ceylan-uzak-filmloverss

Son filmi Kış Uykusu’yla Cannes’dan hem Altın Palmiye hem de FIPRESCI ödülüyle dönen Nuri Bilge Ceylan’ın üçüncü uzun metrajı Uzak, karısından ayrıldıktan sonra varoluşsal sıkıntılar çekip uzaklara gitmeyi düşünen Mahmut’la hayallerini gerçekleştirmek için İstanbul’a gelen Yusuf’un kesişen hikayesini anlatıyor. Oldukça karamsar ve karanlık bir tona sahip olan film, Yusuf’la Mahmut arasındaki uzaklığı sunarken izleyicilere kendisiyle baş başa bırakıyor. İstanbul’un eski görünümü Nuri Bilge’nin muhteşem görüntü yönetimiyle görme fırsatı yakaladığımız filmin oyuncu kadrosunda Muzaffer Özdemir, Emin Toprak ve Zuhal Gencer yer alıyor. 2003 yılında Cannes Film Festivali’nde Jüri Büyük Ödülü ile Muzaffer Özdemir ve Emin Toprak’ın paylaştığı En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazanan filmin çekimlerinin ardından Emin Toprak’ın bir trafik kazasında hayatını kaybettiğini üzücü bir not olarak ekleyelim.

Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak – 2004

karpuz-kabugundan-gemiler-yapmak-filmloverss

2009 yılında kaybettiğimiz Ahmet Uluçay’ın iki uzun metrajlı filminden ilki olan Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak, tam bir sinefil olan Uluçay’ın kendi çocukluk yıllarını ve hayat hikayesini amatör bir ruhla beyazperdeye taşıdığı muazzam bir yapımdır. Hayatla sinema arasındaki çizginin nerede başlayıp nerede bittiğini kestiremediğini söyleyen Uluçay’ı berber rolüyle gördüğümüz film, kadrosunda pek çoğu profesyonel olmayanlar oyuncular barındırarak hem amatör ruhunu kaybetmez hem de samimi ve yalın tarzıyla bizi sarıp sarmalar. Filmde Recep ve Mehmet isimli iki arkadaşın kasabada yazın çalışmakta olduğunu görürüz. Biri berberin bir de karpuzcunun yanında çırak olan bu iki arkadaş akşamları köylerine döndüklerinde derme çatma olan ahırın içerisine girip en büyük hayallerini gerçekleştirmeye çabalarlar; bir film projeksiyon makinesi yapmak!

Kader – 2006

kader-filmloverss

Dostoyevski’ye hayran olan ve filmlerinde fazlasıyla onun kitaplarından esinlenen, hatta benzer bi atmosferi izleyiciye sunmayı başaran Zeki Demirkubuz; yarattığı karakterlerle, çoğunlukla bizi buluşturmayı tercih ettiği karanlık atmosferiyle Türkiye sinemasına farklı bir soluk getirmiştir. Uluslararası alanda yönetmenin tanınmasını sağlayan 1997 yapımı Masumiyet’in başlangıç hikayesini anlattığı Kader’de bizleri adeta kördüğüm olmuş bir aşk üçgeni beklemektedir. Bu üç kişi aslında karşılığını bulamayan aşk yüzünden birbirlerine bağlıdır. 40’lı yaşlarındaki Uğur ve Bekir’in hayatını izlediğimiz Masumiyet’in ardından bu ikilinin gençlik yıllarına doğru yolculuğa çıkma şansı yakaladığımız Kader ile aşkı, gururu ve kişinin benliğini anlamaya çalışırız.

“Yolu yok çekeceksin. İsyan etmenin faydası yok. Kaderim böyle. Yol belli, eğ başını usul usul yürü şimdi…”

Barda – 2007

barda-filmloverss

Serdar Akar’ın 1997 yılında Ankara’daki bir barda yaşanan olaylardan yola çıkarak yazıp yönettiği Barda, kuşkusuz Türkiye sinemasında yapılmış en sert tona sahip filmlerden biri. Düzenli olarak geceleri arkadaşlarının barına giden yaşları 18 ile 25 arasında değişen bir grup gencin bara gelen 5 yabancı tarafından sebepsiz yere rehin alınmasının ardından sabaha kadar işkence ve tecavüze maruz bırakıldığını gördüğümüz film, izleyiciyi gerim gerim geren yapısıyla neredeyse tek mekanda geçer. Oyuncu kadrosunda Nejat İşler, Hakan Boyav, Serdar Orçin, Erdal Beşikçioğlu, Volga Sorgu, Melis Birkan ve Nergis Öztürk gibi isimlerin yer aldığı film, ülkemizde halen kör aksak giden adalet sistemini sorgularken insanı vicdanıyla baş başa bırakır.

Pandora’nın Kutusu – 2008

pandora-nin-kutusu-filmloverss

Modern hayatta kişinin ve aile yapısının geldiği noktayı çok başarılı bir şekilde ele alan ve ortaya muazzam bir hikaye çıkaran Yeşim Ustaoğlu, Pandora’nın Kutusu ile ayrı yollara düşmüş üç kardeşin ilişkisi ekseninde hikayesini anlatmayı tercih eder. Memleketleri Karadeniz’de yaşayan yaşlı annelerinin kaybolduğu haberiyle bir araya gelen üç kardeş anneleri Nusret’i bulmak için kendileri ve anılarına dair birçok şeyi gün yüzüne çıkardıkları bir yolculuğa çıkarlar. Bu yolculuk bir içsel hesaplaşmaya, annelerini bulduktan ve İstanbul’a getirdikten sonraki süreç ise sancılı bir yaşam sınavına dönüşecektir. Bu durumda Nusret’le farklı bir ilişki kurmayı başaran tek kişi ise yaşlı kadının torunu Murat olacaktır. Derya Alabora, Osman Sonant, Onur Ünsal gibi isimlerin yer aldığı oyuncu kadrosuyla da dikkat çeken film; yabancılaşma ve yalnızlaşma kavramlarını yalın bir dille ele alıyor.

Başka Dilde Aşk – 2009

baska-dilde-ask-filmloverss

“Hiç konuşmadan anlaşabilir miyiz acaba?”

2009 yılında vizyonla buluşan ve sonrasında birçok kez tanık olacağımız İlksen Başarır – Mert Fırat ikilisinin ilk filmi; Başka Dilde Aşk, seslerin önüne geçemediği bir aşkın öyküsü aslında. Kütüphanede çalışan işitme engelli Onur ile çağrı merkezinde çalışan Zeynep’in tanışmasıyla başlayan bu şiirsel aşk; sevginin dili olmadığını ve engellerin aslında aşılmak için konulduğunu kanıtlamayı başarır. Filmde; özellikle ülkemizde bir sorun olan; engelli insanların hayattan dışlanması konusu o kadar açık ve etkileyici bir şekilde dile getirilir ki; etrafımıza ördüğümüz ağdan uzaklaşarak, bunun için duyularımızı çalıştırmamız gerektiğinin farkına varırız. Filmin başrollerinde ise Fırat’a Zeynep karakterine hayat veren Saadet Işıl Atasoy eşlik ediyor; ayrıca Zeynep’in çalıştığı çağrı merkezi üzerinden de farklı bir soruna da değinmekten çekinmeyen Başka Dilde Aşk, konuşmaktan yorulan Zeynep ile işaret diliyle kendini en doğrudan ifade edebilen Onur’un biraz umutlandıran biraz da hüzünlendiren aşkı!

Kosmos – 2010

kosmos-filmloverss

Türkiye sinemasının önemli yönetmenlerinden biri de şüphesiz ki Reha Erdem’dir. Onun biraz fantastik biraz gerçekçi bir harmanla bizleri buluşturduğu filmleri arasında da seçim yapmak epey zordur. Ancak; içinde öyle bir film vardır ki masalsı öyküsüyle adeta büyüler! Mucizeler yaratan Kosmos; hiç sıradan birisi değildir. Şehre adımını atar atmaz nehirde boğulan bir küçük çocuğu kurtarır ve halk tarafından mucizeler yaratan olarak benimseniverir. Aslında Kosmos, birilerinden kaçıp gelmiştir ve aradığı şey ise aşktır. Reha Erdem’in muazzam bir atmosferle bizleri buluşturduğu filmi Kosmos; bizi kafamızda birçok soruyla; gerçekle rüyayı birbirine karıştırmış halde zaman dışı bir yerde bir sınır şehrine bırakıyor. Filmin oyuncu kadrosunda ise Sermet Yeşil, Türkü Turan ve Serkan Keskin yer alıyor.

“Aşk istiyorum; bir bardak da çay!”

Bir Zamanlar Anadolu’da – 2011

bir-zamanlar-anadolu-da-filmloverss

Nuri Bilge Ceylan’ın yıllar içinde giderek sağlamlaşan yeriyle Türkiye sinemasının vazgeçilmez isimlerinden biri olduğu aşikar. Nuri Bilge, Cannes’dan bir kez daha Jüri Büyük Ödülü’yle döndüğü Bir Zamanlar Anadolu’da bizleri bir cinayetin peşinde oradan oraya sürükler. Anadolu insanını ve topraklarını bir kez daha muhteşem bir sinematografiyle gördüğümüz film, bu zorunlu cinayet yolculuğu sırasında hem filmin karakterleri hem de izleyicileri kendi iç yolculuklarına çıkarır. Muhammet Uzuner, Taner Birsel, Yılmaz Erdoğan, Fırat Tanış, Ahmet Mümtaz Taylan ve Ercan Kesal’li kadrosuyla oyunculuk konusunda oldukça başarılı performanslar gördüğümüz film, tarzıyla Tarkovski filmlerini andırır.

Bizim Büyük Çaresizliğimiz – 2011

Bizim-Buyuk-Caresizligimiz-FilmLoverss

2012 yılında geçirdiği trafik kazası sonucunda hayata gözlerini çok erken yaşta yuman Seyfi Teoman, 35 yıllık yaşamına bir kısa iki adet de uzun metrajlı film sığdırabildi. Teoman’ın Barış Bıçakçı’nın aynı adlı romanından yine Bıçakçı ile birlikte beyazperdeye uyarladığı Bizim Büyük Çaresizliğimiz, iki eski dost olan ve aynı evi paylaşan Ender ile Çetin’in yanlarında kalmaya başlayan üniversite öğrencisi Nihal’in gelmesiyle birlikte değişen hayatları konu edilir. Yer yer tonuyla da uygun olarak Ankara manzaraları gördüğümüz film, bu üçlü arasından gelişen umutsuz ve çaresiz ilişkiyi yalın ve de dokunaklı bir dille anlatır. Ilker Aksum, Fatih Al ve Güneş Sayın’lı bir kadroya sahip olan Bizim Büyük Çaresizliğimiz, ağır ilerleyen temposuyla dikkat çekerken bize günlük hayatı anlatır.

Nar – 2011

nar-filmloverss

“Dürtme içimdeki narı… üstümde beyaz gömlek var.”

Yasal yollar ile hakkını elde edemeyen bir kadının kendi imkanlarıyla kendi adaletini sağlamaya çalışmasını anlatan Nar; bu arayışa giren Asuman ve aynı odada bulunduğu üç kişi ekseninde; bireylerin hem kendi içlerindeki hesaplaşmalarına hem de birbirleriyle olan dertlerine odaklanıyor. Başarılı yönetmen Ümit Ünal; bu filminde gerilime de göz kırpmayı ihmal etmeyen bir anlatımla izleyicileri hikayenin içine dahil ederek, etkiyi daha da arttırmayı başarıyor. Ünal’ın farklı bir dokuyla sunduğu tek mekanda geçen film oyuncu kadrosuyla da dikkat çekiyor tabii ki… Serra Yılmaz, Erdem Akakçe, İdil Fırat ve İrem Altuğ. Masum bir kahve molasıyla başlayan hikaye, topluma ve insanlığa bir hiciv niteliğinde bir yapım ortaya çıkarıyor. Ayrıca Jehan Barbur’un seslendirdiği müziğin de Ünal’ın yarattığı atmosfere fazlasıyla yakıştığını belirtmek gerek…

Sen Aydınlatırsın Geceyi – 2013

sen-aydınlatırsın-geceyi-filmloverss

Türkiye sinemasının en başarılı yönetmenleri arasında yer alan Onur Ünlü’nün babasının memleketi Akhisar’da, siyah beyaz olarak çekilmiş olan Sen Aydınlatırsın Geceyi filmini belki de en iyi anlatan şey, ilk sahnede gördüğümüz Euripides’in “İnsan endişe’den yaratılmıştır.” sözüdür. Filmde göğünde iki güneş, üç tane dolunayı olan küçük bir Anadolu kasabasında yaşayan ve duvarların arkasını görebilen Cemal, nesneleri parmağıyla oynatabilen Yasemin gibi süper güçleri olmasına rağmen gayet sıradan olan insanları görürüz. Süper güçlere sahip kasaba halkı; süper kahramanlık bir yana, kendi günlük hayatları için endişelenmektedirler. Hepsinin geçmişle bir hesabı ve gelecek için kaygıları vardır. Oyuncu kadrosunda Ali Atay, Demet Evgar, Ahmet Mümtaz Taylan, Serkan Keskin, Ercan Kesal ve daha birçok başarılı ismin yer aldığı Sen Aydınlatırsın Geceyi’nin Onur Ünlü’nün en olgun filmi olduğunu söyleyebiliriz.

Sarmaşık – 2015

sarmasik-filmloverss

Tolga Karaçelik’in ikinci uzun metrajı Sarmaşık; sinematografisi ve sinema dili ile son yıllarda beyazperdeyle buluşan önemli yapımlardan biri olmayı başardı. Bizi erkek egemen bir hikayeyle buluşturan film; otorite ve birey ilişkileri açısından etkileyici bir yorum sunuyor. Gemide mahsur kalan altı adamın hikayesini ele alan film için ise Karaçelik şunları dile getiriyor; “Gemide mahsur kalan gemiciler için geçerli olan bazı şeylerin hepimiz için geçerli olduğunun farkına vardım. Kaptanlar gittikçe muhafazakarlaşıyor, hatta yer yer faşistleşiyor. Acaba onlar da denizin bittiğinin farkında mı? Deniz bitti, gitmeyen gemi gemi değildir.” Umuda yolculuğa çıkmayı hedefleyen insanların, değişen davranışlarını ve yaşamış oldukları nevrotik krizleri konu alan ve insanın benliğinde var olan gerçekle yüzleşmemizi sağlayan Sarmaşık’ın Nadir Sarıbacak, Osman Alkaş, Kadir Çermik ve Hakan Karsak’lı oyuncu kadrosu da muazzam!


FilmLoverss

FilmLoverss

7890 yazı · Filmloverss.com Editör Hesabı

Yazarın diğer yazılarını gör →